Erciyes'te sıla-ı rahim...

Yavuz Selim DEMİRAĞ

“Sıla-ı rahim”  İslam terminolojisinde akraba ve yakınlarını ziyaret etme, hal ve hatırlarını sorma, gönüllerini alma olarak nitelendirilir. Tasavvufta insanlar arasındaki ilişkiler diye adlandırılır. Kısacası sıla-ı rahim; düşünen bir varlık olan insanın yalnız başına değil, eş-dost, akraba, konu-komşu ve birlikte yaşadıkları coğrafyadaki insanlarla bir araya gelip, konuşup, danışma, hasret giderme isteğidir de diyebiliriz. Bayram ve özel gün ziyaretleri sıla-ı rahim için önemli örnek olmakla beraber, Türk tarihindeki kurultay geleneği de bu ihtiyacın en önemli göstergelerinden biridir.
Kurultay ve istişare geleneğini yaşatmakta olan Türk Milliyetçilerinin bir araya gelip tanıştıkları, kaynaştıkları mevcut durumlarını değerlendirip, geleceğe yönelik düşüncelerini değerlendirdikleri şölen ve kurultaylar, lokal olduğu kadar genel anlamdada yaşatılmaya çalışılmaktadır. Günümüzde Türkmenlerin yaşattığı bu ihtiyaç, tüm Türk boylarının bir araya geldiği kurultaylarda Türkiye sınırlarını aşan organizasyonlara kadar varmıştır. Bursa Kocayayla, Tarsus-Erdemli, Aksaray Hasandağı, Erzurum Horasan, Karadeniz Yaylaları derken Erciyes Zafer Kurultayı Türkiye geneline yayılmış ve uluslararası boyuta yükselmişti. Ardından Türk-Devlet ve Toplulukları Kurultayı ile taçlandırılmıştı. Lakin Türk Milliyetçilerinin bir araya gelip istişare geleneğini sürdürmesinden ürkenler çeşitli bahanelerle Erciyes Zafer Kurultayı’nı iptal etmeye kalkıştı. Derken merhum Alparslan Türkeş’in kurduğu Türk Dünyası Kurultayı önce şahsi kaprisler yüzünden ınkıtaya uğradı. Ardından AKP hükümetinin ayak oyunlarıyla unutturulup yapılamaz hale sokuldu. Sözü fazla uzatmaya gerek duymuyorum. Sadece Aristo mantığı ile dedektif araştırmasının ilk sorusunu yöneltmek zorunda kalıyorum: “Erciyes Zafer Kurultayı ve Türk Dünyası Kurultaylarının yapılmamasından kim kârlı çıkmıştır?”
Türklerin bir araya gelmesini istemeyenler elbet... Türk Milliyetçilerinin aksiyonerliğinden ürkenler... Ülkücülerin Türkiye meselelerinde tavır koymasından... Sorgulamasından, çare aramasından vs. vs. Yukarıda özetlemeye çalıştığım sebep-sonuç ilişkilerine dair yüzlerce, binlerce madde ekleyebilirsiniz. Sonuç olarak Türk Milliyetçilerinin özlemlerini kısıtlamaya, hasletlerini yasaklamaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Erciyes Zafer Kurultayı’nın iptal edilip, Tekir Yaylası’nda toplanılmasının yasaklandığı günden bu yana değerli Hocam Ozan Arif’in öncülüğünde her yıl bir araya gelmeye devam ediyoruz. Bir nevi nicelik nitelik ilişkisi. Sayı değil inanmış insanların kurultay geleneğini yaşatma azmi önemlidir. Gönül elbette dev organizasyonla yüzbinleri toplamayı arzu ediyor. İnşallah önümüzdeki yıllarda bunu yeniden gerçekleştiririz. Bu yıl da Ramazana rastlayan kurultayda geçtiğimiz yıl olduğu gibi iftarda orucu Erciyes’in eteklerinde açmanın hazzını yaşayacağız. Ozanların piri, bu yıl Karadeniz’in deli rüzgarı İsmail Türüt’ü beraberinde getiriyor. Erzurum’a kar yağsa Rize’de üşüyen İsmail Türüt, Tekir Yaylasında gerçekleşecek olan iftardan sonra bakalım bütün Türkiye’ye hangi mesajı verecek.
5 Ağustos Pazar günü çıkacağımız Tekir Yaylası’nda değerli dostum, Avşar Bey’i Necip Dinçer’in katkılarıyla iftar soframız hazır. Maksat oruç açıp, kavurma pilav yemek değil. Şu mübarek günlerde sıla-ı rahimi gerçekleştirmek. Memleketin içinde bulunduğu ağır ekonomik koşullar ve 70-80 yılda ilk kez yaşanan sıcaklarda Tekir’e gelmek zor. Gelemeyenlerin canı sağ olsun. Yüz binlerin, milyonların gönlünün Erciyes’te olacağından eminim. Kayseri ve yakın çevresinden sıcaktan bunalıp, yayla havası almak isteyen dostlara soframız da yüreğimiz de açık... Erciyes’te buluşmak umuduyla, ülkü ile kalın...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş