Erdoğan büyük bir davet verseydi...

A+A-
Arslan BULUT

Tayyip Erdoğan'ın, Ensar Vakfı'nın genel kurulunda "14 yıldır kesintisiz iktidarız ama sosyal ve kültürel iktidarımız konusunda hâlâ sıkıntılarımız var" demesi üzerinde durmuştum. 

Erdoğan'ın bu sözleri, Kazak şair ve düşünür Muhtar Şahanov'un, "Uygarlığın Yanılgısı" adlı eserinde Büyük Türk Hanlığı'nın çöküş sebebini nereye bağladığını akla getirdi:

"Bir Arap hükümdar, Otrar'da doğan Farâbî'ye, 'Benim ülkemi nasıl bir gelecek bekliyor?' diye sormuş... Fârabî, bu soruya cevap verebilmesi için hükümdarın bir davet vermesini istemiş ve 'Size en yakın olanları tahta yakın oturtun. Oturma düzenini size yakınlık derecesine göre sağlayın. Saygınızdan nasibi az olanları en sona bırakın' demiş... Hükümdar, birinci sıraya muhteşem giysileriyle en zenginleri, yâni tüccarları, sonra sırasıyla akrabalarını, mevki sahiplerini, hâkimleri, saray görevlilerini yerleştirmiş. Kapıya yakın yerde birkaç tedirgin adam varmış. Diğerlerinin onlara tahammül edemediği de açıkça belliymiş... 'Kim bu insanlar?' demiş bilge... Hükümdar, 'Yazar, şair takımı' demiş, 'Kendilerini neredeyse benden akıllı sanıyorlar...'"

***

Bunun üzerine Farâbî, dâvetin sonunda, yalnız kaldıklarında cevabını vereceğini söylemiş ve herkes çekildikten sonra başlamış söze:

-Düşündünüz mü hiç, / Neden yıkıldı, / O kocaman Türk hanlığı? / Asıl sebebi şudur: / Kalabalık ordularıyla / Düşmanı yendiği halde / Yüksek kültürüyle / Durduramadı... / Önemli makamlara / Bezirganları getirdiniz; / Milletin kaderini / Ellerine verdiniz. / Bezirgan yüksek fiyat verene / Satar herkesi, her şeyini... / Bir ülke eğer geliştirmezse / Manevi değerlerini / Zamanla kölesi olur / İstemese de, / Manen güçlünün... / Maneviyatsız millet / Tavuk gibidir, / Uçamaz yükseklerde!.. / Ama acımasız zaman, / Korkunç balyoz vuruşunu, / Mutlaka indirecektir / Başınıza, korunun!"

***

Şimdi Erdoğan'dan bir davet vermesini, Farabi'nin dediği gibi oturma düzenini de kendisine yakınlık derecesine göre sağlamasını istesek, nasıl bir düzen oluşurdu?

Aslında hepsini birden davet etmese de kendisine yakın olan herkesi gruplar halinde ağırlıyor. İşte bu davetlilerin ve Erdoğan'ın önemli makamlara getirdiği ve ihale verdiği kişilerin listesinden ülkenin nasıl yönetildiği bellidir.

Erdoğan partide görev verdiği arkadaşlarından kendisini en iyi savunanları bakan yaptı. Basında kendisini en iyi savunan, köşe yazarlarını uçak kadrosuna dahil etti. Muhaliflerine saldırarak göze girmeye çalışanları da ihmal etmedi. Kimisine de köşe buldu! Gazetelerde, televizyonlarda Erdoğan'ı kızdıracak yayın yapanların işlerine patronlar tarafından son veriliyor.

İhalelerin kime verileceği, bağışların nereye yapılacağı belli!

Artık koca koca adamlar, hatta kadınlar, Erdoğan'a dalkavukluk yaparak varlıklarını devam ettirebileceklerini öngörüyor. Bu yüzden, kendi kimliklerini, kişiliklerini bir kenara bırakarak övgü yarışına giriyorlar!

Erdoğan, başlattığı bu düzenin, gerçekte büyük bir çöküş olduğunu hâlâ göremiyor ki, "Medyadan sinemaya, bilim teknolojiden hukuka kadar pek çok alanda hâlâ en etkin yerlere" kendi adamlarının yerleşmesini istiyor!

***

Şahanov ise kitabında Stalin dönemini hatırlatıyor ve "Kanımızı zehirliyordu / Herkes için geçerli olan kural: / 'Karnın tok ve rahat / Uyumak istiyorsan, / Gözlerini tamamen kapat, / Tüm yeteneklerinle, / Önderini göklere yücelt / Kalmayacak hiçbir derdin' / Dalkavukluk yapıyordu herkes. / Ve bu yüzden diktatörlerin, / Manevi önderlere karşı alerjisi vardır. / Belki de bunun sonu yoktur" diyor.

  • Yorumlar 14
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları