Erdoğan, MHP’ye neden göz kırptı?

İsrafil K.KUMBASAR

Görünen o ki, ‘sanal gerçeklik’ Anadolu topraklarını sarıp sarmalamaya ve ‘altın vuruş’ gerçekleşinceye kadar da gölgesini üzerimizde tutmaya devam edecek.
Yeni dünya düzeninin Doğu-Batı ekseninde ‘çağa uygun’ vazifeler üstlenme kararlılığındaki iktidar mensupları, ne hazindir ki değil yıllık, ‘günlük gelişmelerin’ bile seyrinden habersiz vaziyetteler.
‘Sıfır sorun’ iddiasıyla yola çıkan ve bugün itibariyle ‘isyan ateşlerinin’ dalga dalga yayıldığı komşu ülkelerde adeta ‘çete savaşlarına’ girişen Türkiye, ‘kendi geleceğini’ tehlikeye atma pahasına küresel güçlerin adımlarına ayak uydurmanın sevdası içinde.
Mübarek, Kaddafi, Esad birer birer defterden silinirken, ‘Soros devriminin’ çocukları ‘yeni kankalar’ olarak başköşeye oturtuluyor.
Türkiye’nin milli menfaatleri gerçekten de komşulardaki ‘dış destekli kırılmaları’desteklemekten mi geçmektedir? Yoksa bir ‘çaresizlik’ sonucu olarak mı, rüzgârın önüne düşmüşüz? Artık dillerde sakız olan ve MGK bildirilerine kadar sirayet eden bakış açısı şudur:
- “Halkların sesine kulak verilsin, derhal reformlar yapılsın.”

***


Türkiye’nin son 15 yılını bugün bölgede yaşanan gelişmelerden soyutlayıp değerlendirmek, bizi kızgın çöl kumlarına kafayı gömmüş ‘Arap baharı’sevdalılarından farklı kılmaz.
Elbette dünya her yüzyılda olduğu gibi, 21. yüzyılda da değişip gelişecektir. Ancak, bunun ‘kimlerin eli’ ile ve ‘ne yönde’ yapıldığını sorgulamak her yöneticinin boynunun borcudur.
Gerek ulusal, gerek uluslararası alanda yapılan ‘mıntıka temizliklerine’ baktığımızda bu büyük operasyonun ‘tek merkezli’ olduğunu fark etmek işten bile değil.
ABD eski Dışişleri Bakanı Condalisa Rice, 8 yıl önce ‘bölgedeki 22 ülkenin rejimlerinin ve sınırlarının değişeceği’kehanetinde bulunurken, “Kürdistan’ın anahtar ülke durumuna geleceğini” de ısrarla vurguluyordu.
Süreç, Washington’un istediği biçimde aksamadan ilerliyor. Seçimin hemen ertesinde ‘Mekap’larını çekip Kandil’e tırmananların, döşendikleri yazılarda ‘Condi ablayı’ haklı çıkaracak yeterince malzeme var.

***


Condi, yıllar önce ‘büyük fotoğrafı’ortaya koydu. Şimdi, ‘yerel işbirlikçiler’ o fotoğrafın detaylarını düzenlemek üzere harekete geçtiler.
İşbirlikçiler lafını da öyle küçümsemek anlamında kullanmıyoruz. Adamların ‘işleri’ bu zaten. Üstüne üstlük ‘ağabey’ konumundalar. Devlet erkânına bir anlamda yol gösteriyorlar.
Komplike bir yapının ülkeyi adım adım ‘dönüştürülmüş yeni bir devlete’doğru taşıdığı aşikâr.
Bunun ‘altın vuruşu’da Anayasa değişikliği. 1980’de ‘darbeciler’ eliyle Türkiye’yi kıskaca alan ve yürürlükteki Anayasa’yı dayatanlar, günümüzde ‘darbe anayasasına hayır’ iddiası altında, dönüşümün taşlarını döşüyorlar. ‘Yumurta’ mı tavuktan, ‘tavuk’mu yumurtadan tartışması misali.
Darbe anayasası elbette değiştirilebilir ve değiştirilmelidir de.
Ama gözden kaçırılmaması gereken nokta, ‘hangi maddelerin’ değiştirileceği ve ‘kimlerin ekmeğine yağ süreceği’ konusudur.

***


Bayram değil, seyran değil, teslimiyet iktidarının başı, MHP’ye neden zeytin dalı uzattı?
Bu sevda ‘nereden’ depreşmiştir, seçim öncesi ‘en azılı hasım’ olarak görülen ve ‘baraja gömülmeye’ çalışılan bir partiye bu göz kırpmalar neyin nesidir?
MHP’nin bu çağrıya karşı alacağı tavır da en az ‘AKP’nin açılım’ı kadar ihtimam istiyor.
İlginç bir sürece girdiğimiz, şaşırtıcı olayların bizleri beklediği günlerden geçiyoruz.
İnşallah aklımıza gelen başımıza gelmez.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş