Erdoğan, Sam Amca’ya karşı posta koyabilir mi?

İsrafil K.KUMBASAR
Açılım, diyalog, barış ayakları üzerinden Ankara’daki işbirlikçileri uyutarak ‘ters köşeye’yatıran Ermenistan hükümeti, el altından yürüttüğü faaliyetler ile sözde ‘soykırım’ yasa tasarılarını parlamentolara ‘okutmaya’ devam ediyor.
Bugüne kadar 20’den fazla ülkenin parlamentosunda kabul edilen sözde yasa, şimdi de ABD Temsilciler Meclisi’nde oylanmayı bekliyor.
Sırada artık İngiltere ve İspanya var.
Sözde yasanın İsveç parlamentosundan geçmesinin ardından kendisine gözü kapalı bağlı tebasının karşısına geçen ’Davos Fatihi’, ’Dünya Lideri’ ve de Son Osmanlı Padişahı 1’inci Recep Tayyip Erdoğan hazretleri şöyle buyurdu:
- “Türkiye tehditlere boyun eğmez, hakareti kabul etmez. İnsafsız ve izansız bir girişim. Gezimi iptal ediyorum, İsveç’e gitmeyeceğim.”
Bu çıkışın ardından İsveç Başbakanı, Ekselansları’na telefon edip, “Üzgünüz, özür dileriz. Parlamento kararını uygulamaya koymayacağız”  güvencesi vermiş.
Kimse zat-ı alilerinin karşısına çıkıp da şu soruyu sormaya cesaret edemiyor:
- “ABD’ye neden ’one minute’ diyemiyorsun?”
***
Peki Haşmetmeap, gerçekten Amerika’ya karşı posta koyabilir mi?
Kağıt üzerinde ’stratejik ortaklık’ adı verilen teslimiyete son verip, “Bütün anlaşmaları askıya alıyorum. Bütün ihaleleri feshediyorum” restini çekebilir mi?
Orta Doğu’yu dönüştürmeyi amaçlayan BOP Eşbaşkanlığı’ndan istifa edip,  “Bundan sonra bölgede Türkiye merkezli politikalar izlemeye başlıyorum” diyebilir mi?
Başta İncirlik olmak üzere bütün Amerikan üslerinin kapısına kilit vurup, conilere “Nükleer bombalarınızı da alın ve gidin, marş marş” komutunu verebilir mi?
Türk ordusunun elini kolunu bağlayan NATO’dan ayrılıp, ‘ABD menfaatlerini’ korumak için Afganistan ve diğer ülkelerde bulunan Türk askerlerini çekebilir mi?
‘İran’a yaptırım’ adı altındaki bütün dayatmaları elinin tersi ile itip, Türkiye’nin ’bağımsız’ olduğunu, istediğiyle istediği ilişkiyi kurabileceğini haykırabilir mi?
Ermenistan ile imzalanan gizli-açık bütün protokolleri yırtıp, Ermeniler’in Hocalı’da yaptıkları etnik temizlikle ilgili TBMM’den bir ’soykırım’ kararı çıkartabilir mi?
Hayır, bunları yapmak için ‘yürek’ ister.
Ama ondan önce, kimseye ’bağımlı’ olmamak, ‘minnet borcu’ bulunmamak ister.
***
İktidar için ‘icazeti’ okyanus ötesinde arayan, her daim ‘deliğe süpürülme’ korkusu ile ikide bir Beyaz Saray’ın kapısına yüz sürüp ‘bağlılık’ tazeleyenler, ne yazık ki Sam Amca’ya karşı herhangi bir tavır ortaya koyamazlar.
İşte böyle iki arada bir derede kalır, ziyaretlerini bile iptal etmekten korkar hale gelirler
Peki ne yaparlar?
’İçeriye karşı’ propaganda yapabilmek için Büyükelçi’yi Ankara’ya çağırıp ’geri çekme’ numarası çeker, “ABD’de bir komedi oynandı. Türkiye’yi feda eden anlayışa acıyorum, gülüyorum” derler.
Tıpkı kendisini tekmeleyen patronuna,  “Sana acıyorum”  diyen eleman gibi.
Dış politikayı bu noktaya getirdiler.
Korkarız ki, ABD yönetiminin her yıl ‘Demokles’in kılıcı’ gibi sallandırdığı ‘soykırım’ yasa tasarısını, Temsilciler Meclisi genel kuruluna indirmemesini bile ‘seçim malzemesi’ olarak kullanmaya kalkışacaklar.
‘Büyük diplomatik rezaleti’, havai fişekler eşliğinde kamuoyuna ‘büyük diplomatik zafer’ diye yutturmaya çalışacaklar.
Yerseniz tabii.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş