Erdoğan’ı tekrar iktidara MHP taşıdı

Erdoğan’ı tekrar iktidara MHP taşıdı
Erdoğan’ı tekrar iktidara MHP taşıdı

Ankara, bölgede ABD ve daha da önemlisi İsrail’in izni olmadan bugünkü anlayışla parmağını dahi kıpırdatamaz

Türkiye bağımsız politikalar üretmediği sürece kullanılan olarak kalacaktır.  Dış politikada agresif ve aktif olmalıyız.

Erdoğan’ı tekrar iktidara MHP taşıdı
Milliyetçi Hareket Partisi olarak gerçekleri halkımızın önüne koyamayıp AKP’nin yeniden iktidarının önünü açmış olduk. MHP yenilenmeli .

Son seçimlerde laik ve dinden uzak gösterilmeye çalışılarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı halk psikolojik etki altına alındı.

3Türk ekonomisine yönelik, “Siyasi taleplerle çok rahat yönlendirilebiliyor” yorumları yapılıyor. 2000 ve 2001’de yaşanan krizlerde de bu konu ön plana çıkarılmıştı. Günümüzde ekonomimiz, ne gibi siyasi talepler karşısında silah olarak kullanılabilir?
Türk ekonomisi Yahudilerin eline bırakıldı. Bu sayede hızla borçlandırılan Türk ekonomisi  İran ve Suriye karşısında üç kuruşa kullanılmaya hazır bir hale getirildi. Şimdi ABD ve İsrail’in isteklerine en küçük bir şekilde karşı çıkmanız halinde kafanıza balyoz gibi bir kriz yemeye hazır olun. Halbuki bu borçlanmaya hiç gerek yoktu. Türkiye’nin 4 yılda liberal ekonomi içerisinde borcunun bitirilmesi imkanı vardı. Bu imkan hala da devam etmektedir. Fakat Başbakan nedense bu yola bir türlü girmek istememektedir. Gittiği yol son derece yanlıştır bu aziz milletin vebalini her iki cihanda da ödeyemez bir girdabın içerisindedir.

AKP’yi başımıza  Yahudiler getirdi

AKP bu oyunun neresinde?
Yahudilerin izni olmadığı sürece Başbakan Erdoğan ya da diğer hiçbir AKP’li, ABD’li bir devlet adamıyla görüşemez. Buna ABD Başkanı da dahildir. Başbakan Türkiye’nin başına Amerikalı Yahudiler tarafından getirilmiştir. Son seçimlerde laik ve dinden uzak gösterilmeye çalışılarak Türk ordusuna karşı halk psikolojik etki altına alınmış ve dini duyguları kışkırtılmış, bu sayede AKP yüksek bir oyla tekrar iktidar edilmiştir. Halkımız kendisi
nin kazandığını zannetmekte fakat henüz kendi kalesine attığı golün farkında değil.  Başbakan Erdoğan ve AKP sayesinde Müslüman oylarla Yahudi ve Hıristiyan dünyasına hizmet edilmektedir. İşin kötü yanı Hz. Muhammed aşkına oy veren inançlı insanlarımızın oylarını alan iktidar Hz. Muhammed’i Orta Doğu’da Hz. Musa’ya, Avrupa’da Hz. İsa’ya biat ettirmeye çalışmaktadır. MHP olarak bu gerçekleri halkımızın önüne koyamayıp AKP’nin yeniden iktidarının önünü açmış olduk. Halbuki bu gerçekler halkımıza bir bir anlatılmalıydı. Bu misyon ideolojisi gereği Türkiye’de yalnızca MHP’nin yerine getirmesi gereken bir zorunluluktu. Milletimiz şimdi hızla önüne bakmalı, önce MHP yenilenmeli sonra Türkiye ayağa kalkmalıdır. Bu güç ve kudret inançlı Türk milliyetçilerinin göğsünde yatan imanda mevcuttur.

Agresif dış politika yapılmalı
ABD ve İsrail’in Türkiye’yi İran ve Suriye üzerinde kullanma isteği gündemde. Ayrıca ABD ve İsrail’e rağmen bir sınır ötesi operasyon söz konusu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

ABD ve İsrail’in Türkiye’yi İran ve Suriye karşısında kullanma isteği bir istekten daha öteye planlı bir harekattır. Daha önce de belirttiğim gibi burada sadece onlar açısından metodun ne olacağıdır. Bu konuda da karar Türkiye’yi gerek ekonomik gerek siyasi sıkıştırma ve zora sokma yolu ile yapılacaktır. Bunu bir ticaret gibi düşünün.  ABD ve İsrail’in elinde bir güç var ve bu güçle bu bölgede etkin olarak hem güvenliğini sağlayacak hem bölgenin kaynaklarını kullanacak. Yanlarına bir başka ortak istemiyorlar. Burada Türkiye bağımsız politikalar üretmediği sürece bu süreçte kullanılan olarak kalacaktır. Türkiye defansif olan dış politikasını derhal agresif ve atak hale getirmek zorundadır. Aksi halde tarihin önümüze çıkarmış olduğu bu treni de kaçırarak küçücük bir coğrafyada 80 milyonla yaşamak zorunda kalmaya devam edeceğiz. Sınır ötesi operasyona gelince geçmiş olsun!  Türkiye, ABD ve daha da önemlisi İsrail’in izni olmadan bugünkü anlayışla parmağını dahi kıpırdatamaz. Ancak Türk kamuoyunun çok bunalması durumunda bu iki ülkenin izin verdiği sınırlar ve ölçüler dahilinde kamuoyunu rahatlatma amaçlı kontrollü minik operasyonlar belki olabilir. Bana göre burada siyasi iradeye işi bırakmak bir ölçüde yanlıştır. Her yönüyle Atatürk’ü örnek almalıyız.

Yahudilerin izni olmadan Başbakan Erdoğan dahil hiçbir AKP’li Amerika’da bir devlet adamıyla görüşemez. Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin başına Amerikalı Yahudiler tarafından getirilmiştir.

BAŞIMIZA GELEN...
Belâlara davetiye çıkarıyoruz


Yeni fırsatlar  hep doğacaktır

Türkiye, ABD’nin Irak’tan çekilme sürecinde topraklarını açmalı mıdır? Ne gibi tehlikeler  olabilir?
Türkiye günlük plan yerine öngörüye dayanan daha geniş bir master plan yapmalıdır. ABD’nin çekilme süreci dahil önümüzdeki günlerde ABD ve İsrail’in Türkiye’ye olan ihtiyacı giderek artacaktır. Bundan önce çok fırsatlar kaçırılmıştır. Fakat bu millet bu coğrafyada yaşadığı sürece yeni fırsatlar hep olacaktır. Bu nedenle meselelere uzun vadeli ve bölgede beklentisi olan ülkelerin hedefleri paralelinde planlar geliştirmek gerekmektedir. Bana göre bu gün Türkiye’nin önüne çıkan yeni durum daha dezavantaj değil bir avantaj silsilesidir. Türkiye birikmiş tüm sorunlarını çözeceği gibi sınırlarını da genişletme imkanı ile karşı karşıya kalabilir. Millet olarak buna da hazırlıklı olmalıyız . Unutmayalım ki  80 milyon nüfusla bugün üzerinde yaşadığımız Türkiye’miz Türklerin tarihte bu kadar yoğun nüfusla yaşadığı en küçük toprak parçasıdır. Bu nedenle Lozan’da çizilen bu sınırlar demografik olarak bizim reel sınırlarımız değildir. Biz pazarlık konusunda zayıf bir milletiz. Bir de seçimle iş başına gelenler iki koyun pazarlığı yapmamış adamlar olunca al sana memleketin hali. Buna da şükür diyesi gelir insanın. Örneğin ABD Ermeni Tasarısını gündeme getirdiğinde biz tasarıyı çekmesi için ABD’ye yalvar yakar siyaset güdüyoruz  Halbuki şunu söyleyebiliriz: Ya incirlik kapanacak ya da Emeni tasarısı bir yalandır diye ABD Meclisi’nden geçecek. Yani meseleleri kökünden halletme yolunu hiç denemiyoruz. Dış devletlerin başımıza bela açmasına aslında biz kendimiz davetiye çıkartıyoruz.

İşgal kırılmadan kurtuluş olmayacak

MHP yönetiminin bu konulardaki politikasını yeterli buluyor musunuz? 
Ben yine söylüyorum. Türkiye’de inançlı milliyetçilik işgal altındadır ve bu işgal kırılmadan millet kurtuluşa ermeyecektir. MHP yönetimi bu ve benzeri konularda yeterli politikalar üretmiş olsaydı bugün yüzde 46 oyla AKP değil MHP iktidar olurdu. Ama bu anlayış ve ılımlı milliyetçilik teranesi ile ancak yüzde10’larda gezen, hiçbir söz hakkı olmayan bir parti olarak hayatınızı idame ettirirsiniz.

Nihai kararı Türk milleti verecek
Kuzey Irak’ta ne gibi yaptırımlar yapılabilir?
Öncelikle Kuzey Irak’ın Türkiye’den beslendiği gerçeği açık bir şekilde ortada iken buradan oraya aktarılan her türlü lojistik ve diğer tüm destek ve kaynağın hemen acilen kesilmesi gerekirdi. Bu yapılmadı. Üç kuruş için oraların inşaasını bile müteahhitlerimiz yaptı. Ne acı! Türkiye Kuzey  Irak’ta olmalıydı. Bu bizim tarihteki daha önce yapılmış olan antlaşmalarımızın bize verdiği bir haktı. Bu bölgenin nüfusu katıksız Türk. Bakın Musul ve Kerkük Irak devletine şartlı bırakılmış bir bölgedir. Bugün için bu şartlar ortadan kalkmıştır. Türkiye bu topraklar üzerindeki haklarını ortaya koymalı. Fakat buradaki sıkıntı şudur: K.Irak Kürtleştirilerek orada Irak ve İran Şiileri arasında Sunni bir üs oluşturulmaya karar verilmişti. Bu karar Hükümet tarafından bilinmekteydi, fakat iktidar uğruna buranın İran’a karşı bir ABD - İsrail üssü haline getirilmesine göz yumulmuştur.  Nereye kadar? ABD ve İsrail’in İran ve Suriye karşısında tarumar oluşuna kadar hiç kimse umutsuzluğa kapılmamalı. Bölgede nihai kararı şanlı yüce Türk milleti olarak vereceğiz. Tarihin başında bu millet vardı, ortasında da vardık. Sahne kapanacaksa başrolde yine Türkler olacak bu konuda  hiç kimsenin en küçük bir şüphesi olmamalı.



-BİTTİ-

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş