Erdoğan'ın bilinçaltına döşenmiş olan mayın!

İsrafil K.KUMBASAR

BOP Eş Başkanı Tayyip Erdoğan, Suriye sınırında bulunan binlerce kilometrekarelik ‘verimli’ arazilerin, mayınlardan temizlenmesi karşılığında, 49 yıllığına ‘İsrail kökenli’ şirketlere devredileceğine ilişkin iddialara cevap verirken, aynen şu ifadeleri kullandı:
- “Suriye tarafı temizleme işini yaptı. Biz de Suriye’nin yaptığını yapıp o bölgeye yaklaşık 210 bin dönümlük organik tarım yapabileceğimiz bir alan kazanalım istedik. Hemen yakıştırma başladı, ‘Siz burayı İsrail’e peşkeş çekeceksiniz’. Hep aynı şeyler. Para civa gibidir. Paranın dini, imanı olmaz. Yahudi sermayesidir, olmaz. Yahu burada kim çalışacak? İzak çalışmayacak, Hasan, Ahmet, Mehmet çalışacak.”
Ve belki de farkında olmadan, zamanında ‘bilinçaltının derinliklerinde’ bir yerlere döşenmiş olan çok tehlikeli bir ‘mayını’ açığa vurdu:
- “Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi.”

* * *

Ey Tayyip Erdoğan.
Üzerindeki ‘milli görüş gömleğini’ çıkarıp, ‘papaz elbisesi’ giydiğini ispatlayabilmek için kimlere ‘şirinlik’ gösterisinde bulunuyorsun?
Yahudi lobilerine mi?
Ermeni lobilerine mi?
Rum lobilerine mi?
Hadi diyelim ki tarih bilmiyorsun.
Okullarda kitapları okutulan Emin Oktay’ı, belki ‘resmi tarih’ görüşlerini temsil ediyor diye, ciddiye bile almadın.
İsmail Hakkı Danişment’in, İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın, İbrahim Kafesoğlu’nun, kitaplarına da, ‘Türk kimliğini’ ön plana çıkardıkları için hiç açıp bakmadın.
Peki, ‘yalan söyleyen tarih’ üzerine yeni tezler ortaya koyan Mustafa Müftüoğlu’nu, Lozan’ı bile ‘hezimet’ olarak kabul eden Kadir Mısırlıoğlu’nu da mı hiç okumadın?
Yavuz Bahadıroğlu ve kalem arkadaşlarının romanlarına konu olan sürgünler, sana hiç bir şey anlatmadı mı?
Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Kırım’dan, Türkistan’dan, Kerkük’ten, Kuzey Afrika’dan, milyonlarca insan neden kaçıp Anadolu’ya sığınmak zorunda kaldı?
Anadolu’da olanlar ‘faşizan’ ise eğer...
Peki oralarda yaşananlar neydi?

* * *


Eğer, Enver Paşa ‘tehcir’ kararını uygulamak zorunda kalmasaydı, Atatürk ‘mübadele’ teklifini kabul etmemiş olsaydı, bugün Türkiye bir de ‘Ermeni’ ve ‘Rum’ isyanları ile karşı karşı kalacaktı.
Zamanında, Türkiye üzerine uyguladıkları ‘psikolojik savaş’ ile insanların bilinçaltlarına ‘mayınlar’ döşeyenler, şimdi ‘karşılığını almanın’ mutluluğu içerisinde ellerini ovuşturuyorlar.
Ermeni soykırım iddialarının tanınması için lobi faaliyetleri yürüten Prof. Dr. Halil Berktay, gelinen noktayı aynen şu cümle ile özetliyor:
- “Erdoğan’ın yaptığı açıklama, resmi ideolojinin Türkiye’nin üzerinden kalktığını gösteriyor. Ortaya AB taraftarı olan ılımlı bir İslam çıktı. Bu, dünyanın hiçbir yerinde yok. Bu demeç, Türkiye’deki bütün mevzileri değiştirdi.”
‘Oturduğu makamı’ hiçe sayarak, ‘milli güvenliğe’ ilişkin politikaları bile, sıradan bir ‘siyasi istismar malzemesi’ haline getiren Tayyip Erdoğan, ‘çok tehlikeli’ bir mayının üzerinde yürüyor.
Mayın, her an patlayabilir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş