Erdoğan’ın itibarı

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Tayyip Erdoğan bundan yaklaşık bir yıl öncesine kadar İslam ülkelerine özellikle de Arap ülkelerine resmi ziyarette bulunduğunda büyük bir coşkuyla karşılanmaktaydı. Mısır’ın başkenti Kahire’de Tahrir meydanında on binlerce kişi, Suriye’nin başkenti Şam’da, Libya’da ve diğer ülke meydanlarda binlerce kişiye konuşarak adeta kendinden geçmekteydi. Tayyip Erdoğan bu ülkelere Tayyip Erdoğan olarak gitseydi eğer, aynı coşkuyla karşılanır mıydı veya Ürdün’ün, Lübnan’ın başbakanı olarak gitseydi bu kadar saygı ve sevgi görür müydü. Tayyip Erdoğan’a bu ilgi ve sevgi Türklerin başbakanı olmasından dolayıdır. Başbakan şimdiye kadar Atatürk, İnönü, Celal Bayar, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit’in biriktirdiği itibarı kullanmıştır. Şimdi Suriye, Mısır veya Libya’ya giderse veya gidebilirse kendi biriktirdiği itibarı kullanacaktır. Merakımızın çabuk giderilmesi için Tayyip Erdoğan’a ve Cumhurbaşkanı Gül’e değerli dost ve kardeşleri Beşşar Esad’ın memleketi sınır komşumuz Suriye’ye gitmelerini öneriyoruz. İtibarlarının derecelerini bir an önce ölçmüş ve merakımız giderilmiş olur.
İktidar’ın akıl hocaları ve danışmanları; 21.Yüzyıl’da hala saplantı derecesinde dogmatik fikir ve akımların mensubu, hazır kuramları olan ideolojik düşüncelerle hareket eden militan kişilerdir. Ancak Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunma ve İngilizce konuşma özelliği olduğundan bunlara bir paye ve itibar verilmektedir. Amerika’daki bütün mafya mensupları, köylüler ve çöpçülerin tamamı İngilizce konuşur. Marifet İngilizce konuşmakta değildir. Marifet yurt sever, aklı hür, ilmi hür ve vicdanı hür özgür insanlar olmalarıdır, bu durumda İngilizce konuşmak da gayet tabii iyi bir şeydir. Gövdesi Türkiye de ruhu Amerika’da, İsrail’de ve Arabistan’da dolaşan insanlar Türk dostu değildir. Halkın ve ülkenin çıkarı için kökü bu topraklarda olan geleceğini de bu topraklarda tanzim etmeyi düşünen insanlarla çalışmak esastır. Bu ülkeye midesi veya diğer organlarıyla değil aklı ve kalbiyle bağlı insanlarla işbirliği yapmak gerekir. Müslüman olmak şüphesiz önemlidir ancak dünyada 1.5 milyar Müslüman var, hangi birini gönülle yelim. Arap milletine ait olmak onurlu bir durumdur. Ama Türk olmak da onurludur. Bu topraklar üzerinde 11.Yüzyıl’dan beri Anadolu Selçuklu İmparatorluğu, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu devletlerin adları farklı olsa da aynı coğrafya üzerinde kurulmuş ve aynı halk vatandaşları olmuştur. Yani hepsinin kurucu halkı Türk’tür. Selçuklular ve Osmanlılar Türk kökenli hanedandırlar. Ama Selçuklu hanedanı resmi yazışmalarda Farsça, Osmanlılar da Türkçe, Arapça ve Farsça karışımı Osmanlıca diye bir dili kullanmışlardır. Selçuklu veya Osmanlı diye bir ırk yoktur. Halk hep Türkçe kullanmışlardır. Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti devletinin ve halkının dili Türkçedir. Bu nedenle biz Türkler Türkiye Cumhuriyetini de Atatürk ve arkadaşlarını da çok seviyoruz, atalarımızın mirası olduğu için Selçukluyu ve Osmanlıyı da seviyoruz ve saygı duyuyoruz ama buradan Türkiye Cumhuriyeti aleyhine bir sonuç çıkarmıyoruz, yani halkı Türk olup da resmi dili Türkçe olmayan bir devlet özlemi içinde değiliz.  
Recep Tayyip Erdoğan bir kez bile Türk olduğunu söylememiştir. Yakın çalışma arkadaşları da aynı tıynette. Bu kadar devletin kurucu unsuru olan Türk Milletinin eğitimli ve cumhuriyetçileri bunu hakaret olarak kabul etmektedir. Türklere karşı bir saygısızlık addedilmektedir. Türklerin adını anmamak acaba neye iyi geliyor. Kimin hoşuna gitmek istiyor. Türk adını kullanmamak mensubu oldukları dinin veya dindarlığın bir gereği midir? Bu tutumu anlamak mümkün değildir. Kendisinin ve AKP zihniyetinin hayranlık duyduğu Araplar ve İslam ülkeleri Türklere saygı duyarken ve Müslüman halklarının kendisine olan ilgisi ve yakınlığı sırf Türklerin başbakanı olduğu için duyan bu insanlara karşı da samimiyetsizliktir. AKP hükümet mensuplarına kendilerini kim ve ne olarak hissettiklerini veya nasıl ve kim olmaları gerektiğini dikte edemeyiz ama Türk milletine ve tarihine yakışır bir tavır ve vakarla davranmalarını bekleme hakkımız vardır. Yurt dışına Müslüman dindar kimliği ile değil Türklerin başbakanı veya cumhurbaşkanı kimliği ile gitmektedirler.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları