Ergenekon’dan çıkan gerçek ne?

İsrafil K.KUMBASAR

Silivri toplama kampında, “Ergenekon”  üzerine sahneye konulan ‘yargı’ komedyasında nihayet yolun sonuna gelindi.
Özel yetkili mahkeme, oldukça uzun bir sürecin ardından ‘Büyük Türk Milleti’ adına beklenen tarihi kararı verdi.
‘Ergenekon’un bir ‘milli bir destan’ değil de, aslında bir ‘silahlı bir terör örgütü’ olduğu, ‘mahkeme kararı’ ile tescillendi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir Genelkurmay Başkanı, ‘Teröristbaşı’ sıfatı ile yargılandığı davada hüküm giydi.
‘Sonucu’ baştan belli olan bir uygulama için, hiç kimseden  “Bağımsız yargı kararını verdi. Adaletin kestiği parmak acımaz. Yaşasın adalet” diye bağırması beklenemez.
İster ‘hukuki’, ister ‘siyasi’ deyin.
Her ne derseniz deyin, bu kararın toplum vicdanında ‘derin bir iz’ bırakacağı ve uzun süre ‘tartışılacağı’ açıktır.

 


***

 


Tartışma götürmez bir gerçek var ki, o da, ‘Türk’ kimliğine alerjisi olan ve ‘Türk’ devletine diş bileyen bütün ihanet odaklarının, ‘mutluluktan’ adeta zil takıp oynamaya başladıklarıdır.
Öyle ki ‘en az 40 bin kişinin’ ölümünden sorumlu olan eli kanlı teröristler için ‘empati’ öneren bir takım yandaş ve yanaşmalar, ‘bir tek kişiyi’ öldürdükleri dahi doğru dürüst belgelenemeyen zanlılar karşısında bir anda ‘kan içmeye’ doymayan birer canavara dönüştüler.
Yargılamayı yeterli bulmayıp, “Bu işin başka ayakları da var. Daha da, daha da”  diye tepinip duruyorlar.
Öyle görülüyor ki kararı fırsat bilenler, ‘cadı avına’ kaldıkları yerden devam edecekler.
Dava, iktidarın ‘teslimiyetçi’ politikalara karşı ‘toplumsal muhalefet’ yürütenlerin tepesinde ‘Demokles’in kılıcı’ gibi sallanmayı sürdürecek.

 


***

 


‘Adil’ olmayan bir süreçten ‘adil’ bir kararın çıkmasını beklemek zaten safdillik olur.
Ancak, ‘belli bir ceza’ verilmesi beklenen sanıklar aleyhinde ‘bu kadar ağır’ cezalar çıkacağını, emin olun sürecin başlamasına öncülük edenler bile beklemiyordu?
Mahkeme, sanıklardan bazıları hakkında ‘iki kere ağırlaştırılmış müebbet’ hapis cezasına hükmetti.
Kararı ekranlardan takip eden bir hukukçunun ilk tepkisi aynen şu şekildeydi:
- “Bir hakim, ne kadar siyasi baskı olursa olsun, suçsuz olan bir sanık hakkında böylesine ağır bir karara imza atamaz. Demek ki, sanıkların masum olmadıklarına dair çok ciddi emareler var.”
Yıllarca ‘hukuk eğitimi’ almış bir kişi böyle diyebiliyorsa eğer, ‘sokaktaki vatandaşı’ varın artık siz düşünün.
Karar, belli ki bir kesimin zihninde en azından bir ‘makul şüphe’ bırakmayı başardı.

 


***

 


Kararın açıklanmasının arifesinde; ülkenin dört bir yanı, adeta ‘ilan edilmemiş bir sıkıyönetim’ uygulamasına sahne oldu.
Silivri sokaklarında ‘Taksim’ olaylarını hiç de aratmayan görüntüler yaşandı.
‘TOMA’ kuşatmasındaki mahkeme, ‘yeni bir hukuk cinayetine’ daha imza atarak, güvenlik kuvvetleri tarafından üzerlerine ‘gaz bombası’ yağdırılıp, ‘ilaçlı su’ sıkılan vatandaşların salona girmelerine izin vermedi.
Gerekçe ise oldukça enteresandı.
Güya, Yunanistan’dan sızmaya çalışan DHKP-C üyesi bir grup terörist, kararın açıklandığı sırada mahkemeye saldıracakmış.
Bugüne kadar ‘Türkiye’den kaçan’ bütün teröristlere kucak açan Yunanistan’ın bir anda ‘seri tutuklamalara’ girişmesi oldukça garip değil mi?
Tıpkı,  “Önce suçlu yarat, sonra delil uydur”  ilkesinin bir başka yansıması gibi.
İster inanın, ister inanmayın.

 


***

 


‘Keser’ döner, ‘sap’ döner, gün gelir ‘hesap’ döner.
Bugün, kendilerinden olmayanlara herkese karşı ‘her türlü zulmü’ hak görenler, yarın kendileri ‘aynı muamele’ ile karşı karşıya kaldıklarında sakın ola ki ‘mağdurları’ oynamaya kalkışmasın.
Boşuna mı demişler?
Eden bulur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş