Eroğlu’na kulak verseler

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Rum tarafı bir taraftan müzakere masasına oturmamak için saçma sapan bahanelerin arkasına saklanmakta, diğer taraftan ise inanılmaz bir şekilde Türk tarafını suçlayarak görülmemiş bir şekilde düşmanlık tohumları ekmeye devam etmektedir.
KKTC Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu geçtiğimiz günlerde yaptığı bir dizi açıklamada Rum tarafının ve özellikle de Anastasiadis’in uzlaşmaz tutumunu özetlemiş, kritik uyarılarda bulunmuştur.
Anastasiadis’in müzakere masasına oturmak için önce Rum tarafındaki ekonomik krizi bahane ettiğini, daha sonra uzunca bir süre müzakerelerdeki temsilcisinin atanmasını geciktirdiğini, en sonunda da ortak metin olmadan müzakerelere başlamayacağını tutturduğunu belirten KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, Türk tarafının ortak açıklama talebine olumlu yanıt verdiğini ve Downer’in bu metni hazırlamasını istediğini anımsatarak, bunu kabul ettiklerini ama Rum tarafının söz konusu metni reddettiğini belirtti.
O günden beridir kağıtların karşılıklı olarak gidip geldiğini anlatan Cumhurbaşkanı Eroğlu, en son 14 Aralık 2013’te Anavatan Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun KKTC’ye gelişiyle bir öneri yapıldığını söyledi.
Bu kağıdın da BM Genel Sekreteri ve ona bağlı ekipler tarafından kabul edildiği gibi Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’nin adadaki yetkililerince “Herhalde Rumlar bunu artık reddedemez” ifadelerinde bulunduklarını açıklayan Cumhurbaşkanı Eroğlu,  “Ama gördüğünüz gibi 3 gün sonra başka bir mektupla yeniden karşılaştık. Zaten ben Sayın Davutoğlu’na, Rumların bunu reddedeceğini ve başka bir kağıtla karşımıza çıkacaklarını söylemiştim. Kendisi de Rumların bunu reddedemeyeceğini çünkü Kıbrıs ile ilgili kesimlerin onaylamış bir metin olduğunu belirtmişti. Ama görüldüğü gibi masaya oturamadık. Çünkü Rumlar bunu da reddetti.” dedi.
Cumhurbaşkanı açıklamalarına şu şekilde devam etti:  “Eylül’den beri, halen daha müzakere masasına oturamadık. Masada çözülmesi beklenen 6 başlık var. Bu 6 başlığı iyi niyetle tamamlayıp nisanda referanduma gidebilirdik. Biz, bir anlaşmaya muhtacız dediğimiz sürece ve Rumların Annan Planı’na hayır demiş olmalarına rağmen suçlanmaktan kurtulmaları dikkate alınırsa, bir de kendi içimizde bizi suçlayanların bulunmasına rağmen ortak açıklamada değişiklik olabilir şeklinde Rumları beklenti içine sokmaya devam ederlerse masaya oturma düşüncesi olmaz.” 
“Biz anlaşmaya muhtacız” dendiği sürece, KKTC’deki bütün olumsuzlukları çözümsüzlüğe bağladıkça Rumların beklentilerinin artacağı uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Özellikle son zamanlarda KKTC ile Türkiye arasında bazı söylentilerin olması, bazı yanlış hareketlerle görüş ayrılıklarının ortaya konmasıyla, Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin arasında kopmaların olacağı gibi bir beklenti içinde de olabilirler. O yüzden Rumların beklentisi, Türkiye ile KKTC’nin arası günün sonunda bozulacaktır, ekonomik sorunlar daha da derinleşecektir ve Kıbrıs Cumhuriyeti altına girme düşüncesinde olanların sayısı daha da artacak, masada da istediğimizi alabileceğiz düşüncesi hakim olmaya başlamıştır” diye konuştu.
Eroğlu, açıklamalarına şu şekilde devam etti:  “Zaten Rumların tek egemenlikte, yani onların ifade ettiği tek egemenlik, Kıbrıs Cumhuriyeti vardır; bu devlet isim değiştirecek ve Kıbrıs Federal Devleti olacak. Şimdi isim değiştirmek başkadır, yeni bir ortaklık devleti olması başkadır. Bu nasıl olacak? İki kurucu devlet egemenliklerinin bir kısmını merkezi hükümete verecek ve yeni bir ortaklık devleti kuracak. Tek ve bölünmez egemenlikte ısrar etmelerinin esas nedeni; hatırlayacaksınız Papadopulos BM’de yaptığı konuşmada, “ozmosis” yoluyla Türkleri halledeceğini söylemişti. Bir doktor olarak ozmosisin ne olduğunu biliyorum. Bunun mimarının da görüşmeci olduktan sonra Mavroyannis olduğunu öğrendik. Bugün yine o düşünce maalesef Rum tarafına hâkimdir. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin isim değiştirmiş Kıbrıs Federal Cumhuriyeti adı altında bizi kendi bünyeleri içinde eriteceklerini planlıyorlar. Hâlbuki bizim verdiğimiz kâğıtta hiçbir kurucu devlet bir diğerinin üzerinde egemenlik iddiasında bulunamaz. Anlaşmanın özü budur. Bizim arkadaşlar bütün dünya devletlerinin ve federal cumhuriyetlerin anayasasını araştırmıştır. Hiçbir federal cumhuriyette egemenlik tek ve bölünmezdir diye bir madde yoktur. Üniter devletlerin de hiçbirinin anayasasında tek egemenlik diye bir madde yoktur. Yani egemen olacak ama bu egemenlik federasyon olduğu için iki kurucu devletten oluşacak.” 
Kıbrıs Türkünün önemli çoğunluğu Cumhurbaşkanı Dr. Eroğlu’nun çözüm reçetesini desteklemektedir. Önemli olan Rumların, içimizde Rumlar gibi düşünenlerin ve bunları kışkırtan dış destekçileri, emperyalist sömürücülerin, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun açıklamalarına kulak vermeleri ve ada gerçeklerine göre en uygun çözüm yoluna engel olmaktan vazgeçmeleridir.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları