Erzincan niçin hedef?

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Rusya’nın 1990’dan bu yana kaybettiklerini geri alabilme gayretleriyle küresel jandarma ABD’ye uyarıda bulunmaması şaşırtıyormuş. Oysa Çar imparatorluklarından bu yana köklü bir devlet yapısına sahip olan Rusya’nın Gürcistan konusunda geç bile kaldığını söyleyebiliriz. Dost ve müttefik! ABD’nin dolduruşlarıyla Türkiye’nin önce Acaristan yanlışı, ardından Ermenistan ve Azerbaycan meselesini hesaba katmadan Gürcistan’a yardımı bana göre kelimenin tam anlamıyla oyuna gelmekti. Eh Gazi’den sonra masa başında kaybetmeye alışık olan hariciye politikasından daha iyisini beklemek de olmazdı zaten.

Her anlamda “Devler ile cücelerin savaşı”nı andıran Rus-Gürcü çatışmasında Soros’un görevlendirdiği Saakaşvili pes ettiğini açıkladı. 4 gün süren savaşta olan yine fakir sivil vatandaşlara oldu. Ama Saakaşvili bile bile lades dediği operasyondan kazançlı çıkacağını hesaplıyor. Şubat ayında Bükreş’te yapılan NATO toplantısında ABD’ye rağmen üyeliği veto edilen Gürcistan bu kurgulanmış savaş sonrasında önce ABD’nin daha sonra da NATO’nun koruması altına alındıktan sonra nihai hedefe yürüyeceğini sanıyor. Yani ABD donanmasını Karadeniz’e getirip Kafkaslar’da küresel jandarmaya üs verme karşılığında NATO ve AB üyeliği bekliyor.
Ancak kazın ayağı hiç böyle olmayacak. Rusya’nın başında ne Gorbaçov ne de Yeltsin var. Göreve geldiği günden itibaren yaptığı icraatlarla Rusya’yı iflastan kurtarıp dünyada yeniden söz sahibi yapan “Demir Yumruk” Putin, yasa gereği yardımcısı Medyedev’in yardımcılığını üstlenerek ülkesine olan görevinin henüz bitmediğini gösteriyor.

Kafkaslar’daki çatışma dünya gündemini meşgul ederken Irak’ta senelerdir devam eden insanlık dramı yine unutuldu. Lafa gelince Türk şehri diye efelendiğimiz Kerkük’e Barzani elini kolunu sallayarak giderken bizim memleketin bir ve iki numarası ailecek Göcek’te tatil yapıyordu.
Devlet ciddiyeti başlıklı yazımızın mürekkebi kurumadan necip milletimizin düştüğü duruma ne dersiniz?

Kerkük ve Telafer’de vahşet devam ederken Türkiye’miz hayali iddianameler, yasal olmadığı gibi mahkemelerde delil sayılmayan telefon görüşmeleriyle meşgul ediliyor.
Bu arada yine yüreklerimiz dağlanıyor. Terör örgütünün döşediği mayınlarla her gün bir-iki şehidimizi toprağa verirken Erzincan’dan kara bir haber geldi. Tam 9 fidanı toprağa diktik. İlk olmadığı gibi sonuncu da olmayacaklar. Bu toprakları vatan edinebilmenin bedelini dün nasıl ödediysek bugün ve yarın da şehitler vererek bedel ödemeye devam edeceğiz. Bakalım mavi turdakiler tatillerini yarıda kesip Mehmetlerin tabutuna omuz verecekler mi?
Şehir merkezlerinde zaman zaman yapılan terör eylemlerini bile kanıksadı millet. Güneydoğu illerimizin kırsal kesimlerindeki mayın olayları bile günlük rutin haberler arasında yer alıyor. Ben Erzincan’a dikkat çekmek istiyorum. Terör örgütü bu ilimizde senelerdir yer tutamazken neden ısrarla Erzincan’ı hedef aldı. Kemah ilçesindeki mayın kimlerin eliyle döşendi? Bölücülük tohumlarının yeşeremediği Erzincan topraklarındaki hain saldırıdan kim ya da kimler kazançlı çıkacak?

Bu sütunlardan defalarca yazdım. “Harita okumak” diye kimilerine göre ukalaca bir deyim kullanarak ellerine aldıkları işaret çubuklarıyla strateji ahkâmı kesenleri de acımasızca eleştirdim. Ancak haber bültenleri yine aynı. Yorumlar kınamayla geçiştirilip operasyon devam ediyor ve şehitlerimizin kını yerde kalmayacak nutukları neredeyse işportaya düşmüş vaziyette.
Büronuzda, işyerinizde duvara asılı harita varsa lütfen önüne geçiniz. Bilgisayarınızın ekranına yansıtın ya da Atlas sayfalarını aralayarak masanızın üzerine serin.
Bölgenin coğrafi şartlarıyla beraber geçiş koridorlarına bir göz attıktan sonra sosyolojik yapısını düşünerek Erzincan’ın hangi yolların kesişme yeri olduğunu zaten tespit edersiniz. Ancak borçlanma tuzağına düşen vatandaşımızın bunu sağlıklı yorumlayabileceğine dair inancım azalıyor.
Cenab-ı Allah’tan henüz kanları kurumayan Erzincan’dakiler başta olmak üzere tüm şehitlerimize rahmet diliyor, milletimin başı sağ olsun diyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları