Eski askeri ataşe yıllar sonra acı bir gerçeği açıkladı; “2003R

A+A-
Ahmet TAKAN

Araya hafta sonu yurt içi gezilerimiz girince Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verilen gensoru önergesi ile ilgili konulara değinme fırsatımız olmadı. Sıkıştıkça hırçınlaşan ve kendi kazdığı stratejik derinliğinin dibine hızla inen Davutoğlu’nun konuşması, gerçekleri yansıtmıyordu. Çifte standartlarla doluydu.
Ne demişti Davutoğlu?
“Suriye krizinin sorumlusu, helikopter ve uçaklarla kendi halkını bombalayan zalim Esad rejimidir” .
Şimdii!...
Öncelikle şunu belirteyim; Bu köşede sık sık adını duyduğunuz eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Ümit Yalım, bulunduğu görevler dolayısıyla gündemdeki bir çok konunun gerçek yüzünü bilen bir isim. 2003 yılında Ürdün’de askeri ataşe olan ve gelişmeleri çok yakından izleyen Ümit Yalım, “o zaman şimdi de Davutoğlu dinlesin ve de cevap verebiliyorsa versin” diyerek bugüne kadar duymadığınız ve saklanan çok acı bir gerçeği açıkladı;
“Peki, 20 Mart 2003 tezkeresi ile ABD ile işbirliği yaparak, Irak ordusu ile birlikte o dönemde Irak ordusunda zorunlu askerliğini yapan Türk soydaşlarımızı da bombalatanlara ne denir?
Tayyip Erdoğan, 14 Mart 2003 tarihinde, 59’uncu Hükümette, Başbakan sıfatıyla göreve başladı ve ayağının tozu ile ilk iş olarak 20 Mart 2003 tarihli tezkereyi meclise sundu. Tezkerenin mimarları, Başbakan Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ile birlikte Başbakan Başmüşaviri ve dış politika danışmanı Ahmet Davutoğlu idi. Tezkere ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak’a gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlere mensup hava unsurlarının Türk hava sahasını kullanmasına karar verildi.
Tayyip Erdoğan ve AKP Hükümeti, tezkere kapsamında, Amerikan ve İngiliz uçaklarının Türk Hava Sahasını ve İncirlik Üssü’nü kullanmasına müsaade etti. Ayrıca, Türkiye’de bulunan havaalanları ile limanların hemen hemen hepsi, Amerikan askerleri ile Amerikan silahlı kuvvetlerinin kullanımına açıldı.
Almanya’daki askeri üs’ten kalkan Amerikan ve İngiliz ağır bombardıman uçakları ile İncirlik’ten kalkan Amerikan ve İngiliz savaş uçakları, Türk Hava Sahası’nı kullanarak Irak’a girdiler ve Irak ordusunu bombaladılar. Atılan bombalar ile 50 bin Irak askeri hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden askerler arasında o sırada Irak ordusunda zorunlu askerliğini yapan Türk soydaşlarımız da var. Bombalama yüzünden Irak ordusunda zorunlu askerlik yapan binlerce Türk soydaşımız (en az altı bin Türk) da hayatını kaybetti.”
2009-2012 tarihleri arasında Genelkurmay Başkanlığı’nda Orta Doğu-Afrika Şube Müdürlüğü görevini de yapan Ümit Yalım’a göre, Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanacak;
“Uluslararası Ceza Mahkemesi, 2003 Irak savaşının mimarlarından
hesap sormaya hazırlanıyor. Sıra bu muhteremlere de gelecek. Uluslararası Ceza Mahkemesi, 2003 Irak savaşını insanlığa karşı işlenilmiş suç olarak kabul ediyor ve George Bush, Tony Blair ve Amerika ile işbirliği yapanları önce soruşturma, daha sonra da yargılama kapsamına almayı planlıyor. Bu mahkemeyi tanımayan ülkelerde bulunan Irak savaşının sorumluları da gıyaplarında soruşturulup yargılanacaklar.”
Gensoru görüşmelerinde milletin gözünün içine baka baka gerçekleri çarpıtan Davutoğlu ve AKP yönetimine Ümit Yalım şu soruları yöneltiyor;
n Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 2003 ve 2004 yıllarında, Akdeniz’de, Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 bin kilometrekare kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge’sini işgal edip daha sonraki yıllarda da bu bölgeyi Mısır’a kiraya vermesine rağmen, neden Yunanistan ve GKRY’e nota vermediniz, neden tezkere çıkarmadınız?
n Ege Denizi ve Akdeniz’de, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait toplam 16 ada, 2004 yılından itibaren fiilen işgal edilirken, işgali önlemek için Türk Silahlı Kuvvetlerine neden Hükümet direktifi vermediniz? Adalarımızı Yunan işgalinden kurtarmak için tam 8 yıldır neden tezkere çıkarmıyorsunuz?
n Eylül 2007’de, İsrail F 15 savaş uçakları, Türk Hava Sahası’nı ihlal ederek Suriye’yi bombaladı. İsrail savaş uçaklarına neden önleme yaptırmadınız, İsrail’e neden nota vermediniz?
n Mayıs 2010’da, İsrail, uluslararası sularda/açık denizde seyreden Mavi Marmara Gemisi’nin güvertesine helikopterler ile asker indirerek 9 vatandaşımızı katletti. Uluslararası Hukuka göre Türk bayrağı taşıyan Mavi Marmara gemisinin güvertesi Türk toprağıdır. Türk toprağına giren ve 9 vatandaşımızı katleden İsrail’e yönelik olarak neden tezkere çıkartmadınız?
Bu sorulara cevap verebilirlerse Ümit Yalım’ın “daha” söyleyecekleri var. Ama halka anlatılmayan gerçekleri çok iyi bilenlerin sus pus kalacağından adım kadar eminim.

Yazarın Diğer Yazıları