Eski ramazanlar, eski bayramlar, eski sesler

A+A-
Altemur KILIÇ

Önce Ramazan, sonra da Bayram. Herkesi, bütün medyayı birden Müslüman eden ay ve günler!.. İnsanların inanç tazelemeleri, eski kırgınlıkları unutmaları çok güzel; gerçekten samimi olsaydı!.. Asıl bu günlerde ülkemizin içinde bulunduğu şartlarda iman tazelemeye çok gerek var...
Bu zamanlarda “Eski Ramazanlar, eski Bayramlar” diye yazmak âdettir. Bundan ötesi benim için nostaljik bir yolculuk.
Mübarek dinimiz, dünyanın en mantıklı ve işlevsel dini; doğumdan ölüme kadar bütün vecibe ve farzlarıyla. Beş vakit namaz...Allah önünde secdeye durmak, günde beş defa inanç tazelemek. Tazelerken müminlerle buluşmaktan öte beden eğitimi. Oruç tutmakla da gün boyu nefis kontrolü... Bu arada alkolden ve sigaradan uzak durmak, hiç olmazsa yılda bir ay, Sağlık Bakanlığının sigaraya karşı kampanyasına destek!

***

Ramazanda oruç tutmak, nefis kontrolü ve sağlık açısından önemli, ama oruç açtıktan sonra ölçüyü kaçırmamak gerek...
Klasik iftar yemeğini özetleyeyim: Su ile başladıktan sonra çorba, yumurtalı ıspanak, soğuk pastırma, kavurma veya tavuk yemeği. Börekler, sonra muhtelif tatlılar: Güllâç, keşkül... Arada şerbetler ve çay; sonunda kahve... Teraviden sonra gene yemekler ve nihayet Sahur.

***

Çocuklar olarak Ramazanı hem iftar sofrası, hem de Şehzadebaşı’nda Direklerarası’na gidip Orta Oyunu seyrettiğimiz için severdik. Ünlü Hazım Körmükçü’yü de bize Karagöz oynatmasından dolayı severdik. Rahmetli, Mevlevi dergâhından yetişme olduğu için Ramazanın bütün vecibelerini yerine getirir, mesela mahalle camisinde hocaya özel minder hazırlatır ve bütün geçmişlerimizin ruhuna Fatiha okuturdu.
Çok becerikli idi: Deve derisinden Karagöz figürleri yapar, kurduğu perdede kişileri bütün sesleriyle, nükteleriyle oynatırdı.

***

Eski İstanbul sokaklarının sesleri kulaklarımda. Bekçilerin düdük sesleri, seyyar satıcıların, dondurmacıların, bozacının sesleri.
Düşünüyorum: Bu sesler kalmadığı gibi, eski meslekleri yapan da kalmadı. Meselâ hallaçlar, bıçak bileyicileri, sütçüler...

***

Bayramları, daha doğrusu Şeker Bayramlarını çok severdik...Bayram sabahı yeni giysilerimizi giyer, topluca büyüklerin ellerini öpmeye gider ve bayram harçlıkları toplardık. Sonra bu paraları köşedeki aktara yatırırdık.
Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer! İnsan bir yaştan sonra hayal ettiği sürece
yaşıyor...
Okuyucularımın Ramazanları mübarek olsun. Bayramlarını şimdiden kutlarım. Bütün ölmüşlerimize, şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları