Etfale çağrı, çek git

A+A-
Ergun KAFTANCI

   "DİKKAT ederseniz asla çok oy peşinde değil. Sorumluluk almaktan da hoşlanmıyor. İktidar teklifleri geldiğinde görev üstlenmek kendisine ağır geliyor... Dolayısıyla siyasi program yaparak iktidara gelmek gibi bir derdi yok.

   Bunu fark eden kimi gazeteci kendisine "AK Parti'nin yedeği oldu" suçlaması yapıyor. Bu suçlamalar karşısında şimdiye kadar canhıraş bir çığlık, güçlü bir itiraz sesi duydunuz mu?

   Duymadık.

   Bu durum, ister istemez bizde sanki duruma razıymış hissi uyandırıyor..."

   * * *

   Değerli yazarlarımızdan Ahmet Gürsoy'un köşesinde bu cümlelerle tarif ettiği kişinin kim olduğunu anlamak herhalde zor değil değerli okurlar...

   * * *

  Ülkücülerin, Devlet Bahçeli'den neden sıtkının sıyrıldığı Gürsoy'un bu tespitinden de

anlaşılıyor.

 

   Bahçeli şayet, eyyamcı bir siyasal yapıyı sahiplenmenin ülkücüler tarafından asla kabul görmeyeceğini anlasaydı ve milliyetçi ilkeleri kapsayan ülkücü bir siyaset izleseydi bugün, koltuk hasreti çekeceği günlere sürüklenmezdi...

   * * *

   Bahçeli bitmiştir...

   O koltuktan düşecektir!

   Hasımlarını karalamak, tehdit etmek, MHP teşkilâtlarını yandaşla doldurmak, değişim isteyen delegeleri azletmek, ne idüğü belirsiz tipleri ihbar yapmaya sevkederek muhaliflerin üzerine salmak, düştüğü yerden kalkmasına bile imkân tanımayacaktır...

   * * *

   Gelelim, nereden ve nasıl geldiği bilinen ülkücülükten nasibini almamış vekil efendiye; haddini bilmez bir edayla Bahçeli'ye muhalefet edenleri karalıyor:

   -Devlet Bahçeli'nin ülkücülüğünün zekâtından biraz faydalanabilseydiniz, hayvanlar âleminden insanlık dünyasına geçebilirdiniz...

   Haddini bilmeyen tıfıl vekile Meral Akşener'in verdiği cevabı yeterli buluyor, fazla bir şey söylemek istemiyorum...

   Yalnız şu kadarını söyleyim; bu tıfıl vekil, kendisine bunu kim söyletiyorsa onunla el ele tutuşup siyasetten uzaklaşsın, mevcudiyetiyle de ortalığı kirletmesin, çekip gitsin!

   Hişşt Erkan Haberal, duydun mu yoksa uyudun mu!

APORT HALDE BEKLEYENLER ÇOK

-------------------------------------------

   ÇİRKİN ve ürkütücü bir çığır açtılar, toplum rahatsız ve endişeli...

   İnsanların endişelerden kurtulup sağlıklı bir toplum hayatı yaşamalarını sağlamak, herhalde uzun zaman alacak...

   Toplumu endişelendiren silahın adı "İhbar"...

   En sorumlu ağız bile, iblisin çetesini ortadan kaldırmak için devletin gücüne sığınmak yerine insanları, "Etrafınıza bakın, paralelci kimi görürseniz ihbar edin" diyerek toplumu yönlendirmeye kalktı.

  Yaptığı öneri, her insanda bulunan husumet duygusunu ayaklandırabilir...

   Yanlış ki yanlış...

  * * *

   Bu önerinin ihbar edilen insanı götüreceği en son yeri düşünün...

   Önce karakol, sonra büyük "Olasılıkla" cezaevi...

   Kim kime kızıyorsa, kim kimi sevmiyorsa, kim kimi hasım kabul ediyorsa bu öneriye uyarak yazılı ya da sözlü ihbarda bulunabilir...

   Bu çağrı, ona cevaz veriyor

   Kısacası kızdığın, sevmediğin, hasım saydığın kim varsa paralelci diye karala, iftira et ve en yakın güvenlik gücüne bildir...

   O yetkili ağız, bunu açıkça söylemiş değil ama üstü kapalı yani ima ederek bireyi buna yönlendirdi; yaşanan endişe de bundan!.

   * * *

   Yeniçağ yazarlarıyla bazı ülkücülere yapılan bu...

   Ülkücüleri fethullahçı terör çetesiyle özdeş göstermek, ihbara dayalı yönteme sığınan şerefsizlerin son marifeti...

   Daha önce de söyledik; hiçbir ülkücü, iblisin peşine takılmaz. Takılı gösterilenler de ya ülkücü değildir, ya da iftiraya uğramış, karalanmış ve ihbar edilmiş insanlardır...

   Ayrıca iblisin imansız imamlarıyla, ayakçılık yapan abilerinin, falancayı filancayı kullanarak ülkücülere sızdığı iddiası da doğru değildir...

   Tamamen yalandır...

   İftiradır...

   O falanca filanca, ne ülkücülerin arasına sızabilir, ne de ülkücülerin kapısının önünden geçebilir...

   * * *

   Bir dönem çalıştığımız Milliyet gazetesi gaz kaçırıyor anlaşılan; ülkücülerin aleyhine kurgu haberler yaparak rahmetli yayın yönetmenimiz Çetin Emeç dönemindeki onurlu, ahlâklı, demokrat, bağımsız ve vatansever gazete imajını yıkıyor...

   Ülkücüleri karalamak için aport bekleyen kalemlere ve Milliyet gibi gazetelere yazıklar olsun!

KOCAMAN SÖZLER

------------------------------

    İNSAN yüreği kadar ışık ama ne yazık ki aynı zamanda karanlık saçan başka bir şey yoktur. (Victor Hugo)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları