Etkili bir tokat lâzım

A+A-
Ergun KAFTANCI

 BAHİS konusu edilen, 1915'te yaşanmış bir mukateledir ve buna soykırımı demek de mümkün değildir...

    Alman Parlamentosu, içinde 11 Türk asıllı parlamenter olduğu halde bu mukateleyi soykırımına çevirip karar tasarısı haline soktu...

    Dostluğu da yokuşa sürmüş oldu....

 

    Anadolu topraklarının bir bölümünü ele geçirmek isteyenlerin yanında silaha sarılanlar elbette karşılıksız bırakılmayacaktı...

    Bırakılmadı da...

    Rus askerlerine yardım için ayaklanan Ermeni çeteler Osmanlı Devleti'ne ve masum halka saldırınca nefsi müdafaa durumuna düştük...

    Mukatele böyle başladı, masum çok insan öldü...

    Devlet güçleri, azınlık olan ve bölgede yaşayan Ermeni yurttaşları çatışmalardan korumak için varlıklarıyla birlikte batıya taşıdı...

 

    Mukateleyi soykırımı iddiasına çeviren Batılı ülkeler, Erivan'ın da kışkırtmasıyla dünyayı aleyhimize kurgulayıp duruyor...

    Alman Parlamentosu'nun karar tasarısı bu kurgulamanın sonuçlarından biridir.

    .......................

    Olaya ayrıntılarıyla bakmak için yerimiz yeterli değil...

    Yalnız şu kadarını söylemek isteriz; Türkiye-Almanya ilişkileri bundan böyle eskisi gibi olmayacaktır.

     İki devlet arasındaki ipler gerildikçe geriliyor...

 

    Bu mukateleye "Soykırımı" diyorlar...

    Doğrudur; Ermeni çeteciler Türk Soyu'nu kırmaya kalkıştı. 

    Silaha sarılan ve masum halkı hiç acımadan katleden Ermeni çetecilerin bir kısmı sonunda Rusya'ya kaçtı, bir kısmı da eşek cennetine gitti!

    Bugün duyulan "Soykırımı var" haykırışları, işte o Ermeni çetecilerin torunlarına ait... Ne acı ki o seslere, 11 Türk asıllı Alman parlamenterin sesi de karışmış durumda...

    Emperyal Batı'yı karşımıza dizip ayağa kaldıranlar işte bunlar!

 

    "Soykırımı" diye ilk yırtınan ülke Arjantin; 1915 olaylarına resmen ilk onlar "Soykırımı" dedi...

    En son da Almanya...

    Koca Alman Parlamentosu'ndan ise yürekli ve akıllı bir kişi çıktı...

    Bir kadın...

    Bayan Bettina Kudla, "Almanya dışındaki ülkelerde ortaya çıkan tarihi olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulunmak Alman Meclisi'nin görevi değildir" diyerek tasarının aleyhine oy kullandı...

     Öyle anlaşılıyor ki Almanya, akil baliğ olmamış siyasetçilerin yuvası olmaktan bir türlü kurtulamayacak!

     Bu durum karşısında ne yapmamız lâzım?

     Ekonomik ilişkilerimizi azaltamayız, aleyhimize olur...

     Alacağımız başka ufak tefek önlem de etkili olmaz ve Hans efendiyi hizaya sokmaz...

     Geriye tek şık kalıyor...

     İkinci Dünya Savaşı sürecinde Yahudileri topluca imha ederek soykırımı yaptıklarını biz de bir karar tasarısıyla kınamalı ve demokratik dünyanın gözünü açıp aklını başına toplamasını sağlamalıyız...

     İnsanlık adına bunu yapma hakkımız var...

     Alman Parlamentosu'na atılacak en etkili tokat bence bu olur!  

 

Afrika'ya açıldık...

        ERDOĞAN Uganda'da "Afrika'nın sesi olmayı sürdüreceğiz" diyerek iki ülke arasındaki dostluğu pekiştirmek gerektiğini ifade etti...

     Afrika ülkelerini gezen Cumhurbaşkanı, ekonomik gücü düşük ülkelerle aramızdaki ticaret hacmini artırmak niyetinde...

     Beraberinde 115 iş adamını götürmesinin nedeni de bu.

 

     Uganda, denizi olmayan bir Afrika ülkesi...

     Her Afrika ülkesi gibi kabilelerden oluşmuş...

     Nüfusu 40 milyona yakın...

     Ekonomisi çok zayıf, dolayısıyla millî gelir dağılımı da dengesiz...

     Aç ve işsiz sayısı yüksek Afrika ülkelerinden biri...

     Sanayi açısından bâkir sayılabilir. Endüstri alanında yatırıma ihtiyacı çok fazla...

 

     1971'de askeri darbeye sahne olan Uganda'da başa bir asker olan İdi Amin geçmişti...

     İdi Amin diktatördü, etrafındaki ülkelerle dost olmayan bir siyaset izledi. Faşizan tavrı, iri vücudu, eski boksörlüğü insanları ürkütüyordu. O nedenle adamın arkasından "Eskiden yamyamdı" diyorlardı...

       İdi Amin çağdaş bir darbeciydi...

    Asıl adı İdi Amin Dada Oumee idi, döneminde Uganda daha da fakirleşti. Bugün biraz derlenip toparlanmış olması dikta anlayışından uzaklaşması yüzünden...

 

      Kenya da Uganda benzeri bir ülke. O daha hızlı ilerlemiş, Uganda'dan birkaç gömlek daha iyi.

    Kenya'nın da nüfusu karışık, farklı kabileler var. Eskiden kapışırlardı son onbeş yıldır sakin bir hayat yaşıyorlar...

    Bu ülke, başkanlık sistemi uygulanan bir cumhuriyet...

    Afrika ülkelerinde bir ikisi dışında sistem hep aynı, cumhuriyet ama başkanlık cumhuriyeti...

    Tayyip Bey bu gezisiyle sistemi yerinde görmüş olacak, bakalım dönüşünde uygulamalarına ilişkin neler diyecek...

 

Sınırsız hayranlık

    BAŞBAKAN Binali Yıldırım iri yüzüklü elini sallayarak konuşuyor...

    Arkasında da devasa bir pano...

      Ondan anlıyoruz ki bir açılışta...

    Açılan da pazar yeri...

    Adını da söyleyelim, Osmanlı Halk Pazarı...

 

    Osmanlıyı bulaştırmadıkları bir pazar yeri kalmıştı, onu da yaptılar. Pazar yerini de hanedana endekslediler...

    Eskiye hayranlık ayağa kadar indirildi anlayacağınız...

    Demek ki delilik gibi, fanatikliğin de sınırı yok!

    

BİR SÖZ

       ESKİMİŞ fikirler paslanmış çivi gibidir, söküp atmak zordur...

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları