Eugenie Grandet öldü mü?

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

Balzac bir dâvette gâyet seçkin kişilerin bulunduğu bir masada oturmakta imiş. Söz günün önemli meselelerinden açılmış. Paris’in sefâleti, altın fiyatlarının düşmesi, gittikçe artan işsizlik, hükümetin beceriksizliği, Napolyon’un yanlışları, Prusya’nın güçlenmesi, İngiltere’nin niyetleri... vs. vs.
Balzac söze hiç karışmıyor, hatta öfke ile, hayretle sadece dinliyor, ama canının çok sıkıldığı belli oluyormuş. Nihâyet sabrı tükenmiş, kocaman yumruğunu masaya indirmiş ve  “Beyler, bakıyorum saatlerdir havâiyyattan bahsediyor, değersiz konularla zaman harcıyorsunuz. Artık yeter, şimdi boş lâfları bırakın da asıl meseleye gelelim, gerçeğe dönelim... Evet, beyler, Eugenie Grandet kiminle evlenecek”  diye sormuş. Masanın etrâfındakiler şaşkın şaşkın bakınırken,  “Anlaşıldı kimsenin cevap vereceği yok, benim de size ayıracak değersiz vaktim yok” demiş ve ayrılmış...
Meğer Balzac o günlerde meşhur o büyük Eugenie Grandet isimli romanını yazıyormuş ve romanının ‘sadâkat timsâli’ kahramanı Eugenie Grandet isimli kızı kiminle evlendireceğine karar verememiş. Aklı ve yüreği romanının kahramanının kiminle evleneceğinde imiş.
Eugenie Grandet’nin bizim için önemli bir roman kahramanı olmaktan ve Balzac’ın aynı isimli romanının sarı sahifelerinden çıkıp da, hayatımızın içine girmesini kimse tahayyül edemezdi tabii. Nereden bilebilirdik ki? Ama kader bize Eugenie Grandet’i de bildirdi ve bir dönem hayatımızın içine salıverdi. Çünkü, bahsettiğimiz roman kahramanı Eugenie Grandet dünya edebiyatının sadâkat timsâli bir kahramanıydı ve tertemiz aşkına sürekli ihânet eden sevgilisine son iyiliklerini de yaptıktan sonra yazdığı vedâ mektubunda şöyle diyordu:
“Şüphesiz, sizlerin dünyası üzerine hiçbir bilgim yok; ne hesaplarınızı bilirim, ne geleneklerinizi. Sizin orada bulmak istediğiniz zevkleri ben size veremezdim, uğruna aşkımızı fedâ ettiğiniz toplum kurallarına uygun olarak mutlu olun. Mutluluğunuzu tamamlamak için ben size artık ancak babanızın şerefini kazandırabilirim. (Eugenie, başkasıyla evlenebilmesi için sevgilisinin babasının tüm borçlarını öder.)
Elvedâ...
Sizin için dâima sâdık bir dost olarak kalacak olan
Eugenie...”  
Muhakkak bu sebeple, şahsımın ve emsâlimiz tüm ülkücülerin üzerinde büyük emek ve hak sahibi rahmetli Galip Erdem Ağabeyimiz, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra ülkücüleri “Benim Eugenie Grandelerim” olarak isimlendirmişti... 1980 ve 1990 yılları arasında hep benim Eugeni Grandelerim ne zaman hürriyetlerine kavuşacaklar, ne zaman evlenecekler, ne zaman yuva kuracaklar, diye sormuştu...
Artık ne Gâlip Ağabey var, ne de onun Eugenie Grandelerinden bir eser.
Derelerin altından çok sular aktı.  
Havâiyyattan, değersiz konulardan, boş laflardan haz alınıyor artık. Yalanla besleniliyor. Sadâkât, vefâ, fedâkârlık hangi dehlizlere gizlenmiş, bilen yok.
Mehmet Sâdık Fidancı bir zamanlar bir şiirinde sormuştu:
“Efendim biz güzeli nerede kaybettik?”  diye.
Sâhi, biz güzeli nerede kaybettik?
Hakikate yönelik tecessüsümüz ne zaman zedelendi bizim?
Sadâkatin tedâileri neden kaydı zemininden?
Vefâ hissimiz nasıl iptâl oldu?
Eugenie Grandet öldü mü?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları