Evet çıksın diye sandıkta dönen fırıldaklar!..

A+A-
Behiç KILIÇ

Tam kendisinden beklenildiği gibi, Hilmi Bey “Havet” buyurmuşlar..
Malumunuz Hilmi Bey, son üç Genelkurmay Başkanı’nın en muhteşem şahsiyetidir..
Muhterem eşleri ile, mübarek oylarını uğurlu elleriyle atmadan önce matbuata açıklamalarda bulunup, “Havetli olsun diyorum” demişler..
Böylece, ne şiş yanmıştır ne de kebap!..
Hayır’ın “Ha”sı ile Orduevlerinde zabitanın sırtını dönmesi ile gelişen protestolarının yükselişini kesmiştir, “Vet”le de, canı ciğeri siyasilerin gönlündeki aziz yerini muhafaza etmiştir..
Ne de olsa demokrat bir kurmaydır ve yakışanını da bulmuştur... Kendisini bir kez daha saygı ile anıyoruz...
Okuyucumuz, tanık olduğu manzarayı aynen şöyle iletmiştir..
“Ataşehir İlçesi, Kayışdağı Mah. Ceylan Sok. sakinlerine ait Kayışdağı Arif Paşa İÖO’nun 4-D sınıfında bulunan 1212 numaralı sandıkta oy kullanan bir vatandaş oyunu sesli ve flashlı kameralı cep telefonu ile çekerken yakalanmıştır. Sandık başkanının itirazı üzerine oyunu unutmamak için çektiğini söylemiş fakat ısrarlı bir biçimde neden çektiği sorulduğunda oyunun resmini Urfa’da bulunan birisine atacağını söylemiştir. Sandık başkanı ve görevliler tarafından oyunun geçersiz olması ve tutanak tutulması istenildiğinde ise dışarıdan gelip kendilerinin görevli olduğunu söyleyenler tarafından tehdit edilmişlerdir tutanak tutamazsınız diye.. Daha sonra herkesin gözü önünde cep telefonundan resimin silinmesi ile bu dışarıdan gelip görevli olduklarını iddia edenler tarafından kanıtınız var mı şeklinde söylemler çıkmaya başlamıştır. Bu arada arka sıralardan vatandaşlar   "oyunu kaça sattın şe..siz..” diyerek bağırmaya başlamışlardır. Bu olayı şiddetle kınarken tüm kamuoyunun da bilmesi gerektiği için paylaşıyoruz. Gerekli mercileri olaya duyarlı olması için uyarıyoruz..”
Yeni Anayasa ile “daha da demokratikleşeceğiz” propagandalarının göstergesine bakınız..
Demokrat tüccarlar, fırsatlar ülkesinde önlerine ne çıkarsa deviriyorlar, ahlâki ve faziletli bir şekilde...
Bu çabaların gerekçesi önemlidir..
Allah’tan korkmadan “Allah kapılarının” da siyasi ikbale kullanılmaları ise daha önemlidir!..
Şu satırlardan sonra sunduğumuz şiire bakınız.. Referandumdan önce Kabe’de bile Evet propagandası yapılmasına isyan eden bir okurumuzun gönderdiği şiir şöyle:


Kâbe’de Siyaset ve “EVET” Propagandası

Dedikleri bu olsa gerek o altın nesil!
“EVET”le Kâbe’de poz veren iki embesil,
İki gafil ki; Fîl Ordusu’na mümâsil?
Gönder Yârâb, nerede kaldı, hani Ebâbil?
*
Kâbe Allah’ın evi, seçim meydanı değil,
Bırak siyaseti, secde yap, Allah’a eğil,
Dilerim üstünüze Ebâbiller üşüşsün,
Siccil ne ki? Başınıza Kâbe kadar taş düşsün!
11.09.2010
Ömer Sağlam


Bunlar bu kadar Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz nasıl olabiliyorlar dersiniz?..
Cevap basit..!
Onlara yapılan propaganda şudur..
“Eğer bize oy vermezseniz, sekteye uğratırsanız, din elden gidecektir.. Camiler kapatılır, hepinizden intikam alınır.. Bu sandık cihad sandığıdır.. Kazanılan kalelerin çoğalması için yapılacak bellidir..!”
Başlarındaki efendi hazretleri, mübarek bayram günü cami avlularını miting meydanına tesadüfen çevirmedi elbette.. Namaz sonrası oraya toplanan kalabalıklar konu mankeniydi ve asıl görevliler de, saçı bitmedik yetim hakkı ödenerek el konulan TV’lerin kameralarıydı..
Cami avlusunda, evlere dalmak için..
Allah’ın evi, Allah’ın adı kullanılırken, “cihad” gibi gizli bir kod öne sürülüyor artık...

Yazarın Diğer Yazıları