Evlilik programları da tehlikede

A+A-
Burhan AYERİ

"Özel Hatlar"a gelen yasaktan sonra ekranların evlilik programlarının da tehlikede olduğunu söylemek mümkün. Bunlar için kesilen son cezalar işaret fişeği gibi. Kanalın reklamlarının yüzde 2'si toplamda epey meblağ tutmakta. Şimdilik buna da şükretsinler. Son anda KHK dışı kaldıkları belli. Bu defa yıllardır duymazdan geldikleri uyarılara dikkat etmek zorundalar.

Temenni etmeyiz ama böyle bir şey gerçekleşirse en büyük zararı "paralı şakşakçılar" çekecektir. Bunlar yayın günleri evlerinden toplanıp stüdyoya getiriliyor. Karınları doyurulup yayın sonrası evlerine bırakılıyor. Tabii yevmiyeleri de ceplerine konuluyor. Programlar yasaklanırsa, durumları ne olacak? Kimi işsiz kimi emekli. Garibanların geçim kaygısının büyüyeceği mutlak. En büyük grubu sosyal güvencesi olmayanlar teşkil etmekte. Yoksa "Kaynana Semra" ve onun döneminden kalma "Caner" gibiler nasılsa bir kapı daha bulur. Hele Seda Sayan, Müge Anlı, Esra Erol ve Zühal Topal gibi isimlere hiç bir şey olmaz. Oynadıkları reklamlardan yeterince para kazandılar. Anlayacağınız dünyalıklarını çoktan yaptılar. Kaldı ki tiplerine uygun yeni kimlikler bulmak zor olmasa gerek!

***

Kamu spotları

"İfratla tefrit" lafını severim. Yeni neslin anlayabilmesi için bunu "vur deyince, öldürmek" şeklinde açmak istiyorum. Kamu spotlarının yayını yıllar önce başladı. Ancak, çığrından çıktı. Önüne gelen kuruluş bir şeyler hazırlatıp ekrana sürüyor. Nasılsa yayın bedeli ödenmiyor ya, ortalık yangın yerine döndü.

Yeşilay'ın, Sağlık Bakanlığı'nınkilere lafım yok. "Sigara ve alkole" ben de karşıyım. İzlemekte zorlansam bile etkili olduğuna inanıyorum. Yıllar yılı görmezden gelinen tinerciler, bonzaicilerle ülkenin ne hale geldiği ortada. Ama "balık yiyin"leri izledikçe Süleyman Baba'nın lafını hatırlıyorum; "var da biz mi yemedik?" Havadan dökülen meyveleri tanıtım diye gösterip "portakal reklamı" ve Bakanlık logosuyla bağlamak fazla abartılı değil mi? Gerekli kuruluşlardan bu konuda ciddiyet bekliyorum. Vatandaşın "Eee, yeter sıkıldık artık" dönemine çoktan geçtiğini fark etmeliler.

***

Çocuklar neden mutsuz

Deniz Bayramoğlu, Gündem Özel'de çocuklarımızın eğitimini ele aldı. Ebeveynlerin hataları işlendi. Üç uzman konuk arasında bir eğitmenin yıldızlaştığını fark ettim. Esenler-Mehmet Akif Ersoy İlkokulu öğretmeni Ahmet Naç'ın ortaya koydukları müthişti. Çocuklarının çantalarını taşıyan anne-babaları uyardı. Aslında kötülük yaptıklarını, anlattı. "Hangi okullara gidileceğine ve hangi mesleğin seçileceğine bunlar karar veriyor" diye konuştu. "17 yaşına kadar tek parametresi sınava girmek olanların mutluluğu mümkün mü?" sorusunu yöneltti.

Ünlü PİSA Raporu'ndan elde edilen gerçekler ortaya kondu. Doğrudan-dolaylı 67 ülkenin çocukları üzerinde yapılan araştırmada bizimkiler sondan ikinci, yani mutsuzlukta. Buna sebep olanlar da her evde mevcut.

***

Aile dizisi

Hep olumsuzlukları yazacak halimiz yok. Mükemmel diziler var. Örneğin TRT-1'deki Seksenler bunların başında. Yıllar önce eve alınan bulaşık makinesinin getirdiği müthiş sevinci çok güzel işlediler. Belediyelerin toplu nikâh organize işi iyi hatırlatıldı. Küçük mutlulukların önemi başarıyla vurgulandı. Hatta sokaklarda gazoz kapaklarıyla oynanan oyunların çektiği ilgiyi unutmak mümkün mü? Bugün bilgisayar başından kalkmayanları -hem de 24 saat- gördükçe üzülmememk elde değil. Ders çalışanı fark ederseniz hemen omuzlara alın.

***

Sporcu Bakan

Akif Çağatay Kılıç'ı beIN Sport'ta, tekrarda izledim. Kulüplerin vergi borçlarından -ümitsiz vaka- UEFA kriterlerine kadar her konuda bilgi verdi. Muhammet Ali'yi gelmiş geçmiş en büyük sporcu kabul etti. "Futbolda Dünya Üçüncüsü oluşumuz, bizim en önemli başarımız" dedi.

Müsabakalar ve sonrasındaki olayları kınayışını beğendim. "Erzurum'da mutlaka Kışı Olimpiyatları gerçekleştireceğiz" sözünü taahhüt kabul ettim. Bana en çarpıcı gelen, yaptığı sporlar oldu; "At binmek, yüzme, tenis, futbol, kayak ve voleybol." Yapamadığı daha doğrusu korktuğu ise paraşütle atlamak. Gerçekleştiremeyeceği hayali, Formula-1'de yıldız olmak. Yürek yarası, memleketi Samsun'un ligdeki kötü durumu.

Gençlik ve Spor Bakanı Kılıç için daha önce yazdığımı hatırlayın. "Bir gurbetçi çocuğu yani Almanya alt yapısından".

...

S Sport'taki "Premier Analiz"leri beğeniyorum. Ertunç Öner sunuyor. Uğur Meleke katkıda bulunuyor. Meleke, son dönemin genç spor yorumcuları arasında önde gelenlerden. Ağzından çıkan hemen her lafa katıldığım ender kişilerden.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları