Ezber bozan adam

Yavuz Selim DEMİRAĞ
70 yaşını devirmesine rağmen 17 yaş heyecanıyla memleket sevdasından vazgeçmeyen adamın ezber bozan konuşmasını dinleyip metni defalarca okuduktan sonra avuçlarım patlayıncaya kadar alkışlamak istedim. Dünya görüşlerimizin farklı olduğunu düşünmüştüm yıllarca. O 1960’ların sol ekolünden geliyordu, biz ise yok edilmek istenen 1978’in Milliyetçi-Ülkücü çizgisinin yitik kuşağı idik. Sol ile sağın (ki hiçbir zaman sağcı olmadım) bir araya gelemeyeceği kanaatiyle birbirimizden uzak durmayı ideolojik duruşumuza bağlardık. İnsanın kamil yaşı 40 derler. 40 ile beraber fikri olgunluğa erişip tabuları yıkarken ideal adına ellerimizle yapıp sonra da cahiliye dönemindeki putperestler gibi taptığımız siyasi putları kırdım. Mensubiyetiyle her daim gurur duyduğum hareketin sosyolojik sorgulamasını yapmamasına rağmen kendi adıma öz eleştirimi gerçekleştirip en ağır biçimde yargıladım yaşadıklarımızı. Herkes gibi “keşke”lerim olmasına rağmen keşkelerle avunmaktansa geride bırakıp “öyle gitse”nin peşine düşmeyi fikri namus olarak addettim. Bu yüzden aynalarla aram iyi. Gece yatarken yastıkla yaptığım duruşmada beraat ediyor, sabah uyandığımda aynanın sırrına tebessüm edebiliyorum. Sezar’ın hakkını teslim etmekte asla beis görmüyorum. Umarım hakların tesliminde herkes cimri davranmaz.
Kimilerine göre fazladır 70 yaş. Oysa güzel Anadolu’muzda “70” yaşına ulaşanlar olgunlaşmış, kemale ermiş olarak nitelendirilir. 70 insanının sözleri makbuldür. Güvenilir kişidir. Tecrübesi, bilgi birikimi ve davranışları karşısında saygı ile eğilinir. Bugünlerin “70” insanını, 70’li yılların fırtınasında kamuoyundan tanıyordum. Rahmetli dedem ve babamın telkinlerine rağmen önyargılarımı 2 binli yıllara kadar sürdürdüm. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Genel Başkanı olduğu CHP baraj altında kalınca Türkiye’de bir ilk’i gerçekleştirip görevinden istifa ettiğinde takdir etmiştim. Bu arada darbe sırasındaki mücadelesini, Zincirbozan’a sürülüşünü biliyor, çalışmalarını gıpta ile izliyordum. Ama içimdeki sol zincirini kıramıyordum. İstifa ettiğinde onun göreve yeniden dönmesi için çok çaba sarf edildi. Gelen tekliflerin hepsini elinin tersiyle itip mevki, makam ve ikbale boyun eğmeyeceğini her fırsatta dile getirdi. En sert muhalifi sağcıların bile CHP ile beraber Sayın Baykal’ın TBMM dışında kalmasından duydukları üzüntü dün gibi aklımda. Atatürk’ün kurduğu CHP’nin ilk defa Meclis dışında kalması en çok onu üzmüştü. İki yıl kadar ayrı kaldığı partisinin durumunu uzaktan takip ettiği günlerde ne Hikmet Abi, ne de Onur Öymen formülleri tutmuştu. Partinin dağılmak üzere olduğu endişesiyle Baykal yeniden göreve çağrıldığı sırada, ilk kez yüz yüze bir resepsiyonda karşılaştık. Gazeteci heyecanıyla “CHP’ye döneceğiniz konuşuluyor. Parti tabanı çökmüşken nasıl tavana çıkaracaksınız?” gibi ima dolu bir soru yönelttiğimde simasındaki Yörük tebessümü ile “Öyle bir iddiam yok. Teklifler her daim gelir ama CHP’nin yeniden halkla bütünleşip kucaklaşması için 3 ist’ten kurtulması lazım” diye cevap verdiğinde merakla “3 ist dediğiniz nedir?” sorusunu nefes almadan yapıştırmıştım. Yıl 2000... Daha kamil olmamış, fırtına bile görmemiş cevval gazeteciye “Komünist, Ateist, Feminist” üçlemesini öğretti. O an tam algılayamadığım komünist, ateist, feminist üçgeninin bizim yıllarca CHP karşıtı olmamızdaki en önemli etkenler olduğunu günler sonra anlayabilmiştim. 30 Eylül 2000 tarihinde yeniden CHP Genel Başkanı seçilip 2003, 2005 kongrelerinin demokratik olmadığı eleştirilirken, katıldığım zamanlar olsa da CHP’yi asli mecrasına getirmek için çaba sarf ettiğini çoğunluk anlayamadı. Nitekim 2007 seçimlerinden önce yaptığım röportajlarda 3 ist olayını hatırlattığımda “Hiç kolay olmadı” cümlesi hakkını teslim etmenin dönüm noktasıydı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Diyanet İşleri Başkanlığı’nca düzenlenen “2010 Kur’an Yılı” etkinliklerinde yaptığı konuşmayı dinlemeyip okumadıysanız, iddia ediyorum hayatınızda boşluk var demektir. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu’nun “Din bilginizle ders verdiniz” sözleri bütün Türkiye’ye örnek oldu. Sayın Baykal’ın “Kur’an-ı Kerim insanları tek tek, fert fert içten fetheder. Ruhları gergef gergef işler” sözleriyle beraber konuşmanın tam metni için www.chp.org.tr’yi tıklayın. Ezber bozan Baykal’dan, İslam ahlakı ve Peygamberimiz konusundaki düşüncelerini öğrenip siz de alkışlayın.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş