Faiz anarşisi yaşıyoruz

A+A-
Esfender KORKMAZ

Küresel kriz, para bolluğu yaratılarak donduruldu... Donduruldu diyorum, çünkü risk devam ediyor. Aynı paralelde ABD politika faizini  yüzde 0-0.25 arasında ve AB Merkez Bankaları gösterge faiz oranı yüzde 1 olarak belirlediler... Bu demektir ki ‘Reel faiz’ olarak eksi faize geçtiler. 
Türkiye’de ise Başbakan’ın da düşük faiz talebiyle Merkez Bankası faizleri düşürdü. O kadar ki, TL’de nominal faizler bile 2011 yılında enflasyonun altında kaldı.
Eksi faiz her şeyden önce bütçe yükünü düşürdü. Devlet eksi reel faiz verdiği için borç verenlerden devlete bir kaynak transferi oluştu. Oysa ki eskiden yüksek enflasyonun olduğu dönemlerde, devlet borçlarında reel faiz oranı yüksekti. Bu durumda devlet vergi verenlerden vergi toplayıp, bunları devlete borç verenlere aktarıyordu. Yani devlet vergi topluyor, bu vergilerle devlete borç verenlere reel faiz yoluyla gelir ve servet transfer ediyordu.
Elbette makul bir faiz paranın kirasıdır. Ancak yüksek oranlı, yüzde 10-15 gibi reel faizler, devletten borç verenlere gelir ve servet transferine yol açar. Bu nedenledir ki kriz öncesi sanayici de fiziki yatırım yapmak yerine devlete borç vermeye başlamıştı. Bu nedenle reel faizleri dengede tutmak önemlidir. Reel faizlerin ne olması gerektiğini, ancak enflasyon hedeflerini tutturmak yoluyla yapabiliriz. Ne yazık ki bugüne kadar bir iki yıl dışında MB’nin enflasyon hedefi tutmadı.
Faiz politikası iki tarafı kesen bıçak gibidir. Söz gelimi eksi faiz bütçe yükünü düşürüyor ve fakat aynı zamanda servet yapısını değiştiriyor. Aynı zamanda eksi faiz, tüketimin artmasına ve tasarrufun düşmesine neden oluyor. Türkiye’de ortalama tasarruf oranı yüzde 12-13 gibi çok düşük seviyededir.
Öte yandan eksi faize rağmen fiziki yatırımlar da artmıyor. Çünkü ülke riski yüksektir.
Türkiye’de bir faiz karmaşası var. Her şeyden önce bankalar, borç verirken aylık faiz uyguluyor. Ancak kendileri mevduat alırken yıllık faiz veriyor.
Bankaların TL için uyguladıkları faiz oranları ile MB reeskont faiz oranları şöyledir :


                                                   Aylık faiz         Yıllık faiz
                                                      yüzde               yüzde

Mevduat                                         ------              9.0- 11.0
Tüketici ve işletme Kredisi              1,15 -1.29    13.8- 15.5   
Kredi kartları akdi faiz                    2.34                 28.08
Kredi kartı gecikme faizi                 2.84                 34.08
MB Reeskont işlemleri                    ------                 16.0
MB avans işlemleri                         ------                16.50


1) Mevduat faizinin yüzde 9, kredi kartlarında avans faizinin yüzde 28.08 olması, spekülatif bir finans piyasasının olduğunu gösterir. Üstelik  bu spekülatif piyasayı MB yaratıyor. Çünkü kredi kartlarında, azami faiz oranlarını, yasaya göre MB tayin ediyor. Kart veren 21 bankanın tamamı da faizi en yüksek faizden tespit ediyor. Kart faizleri mevduat faizinin en fazla 1.5 veya bilemedin iki katı olmalıdır.
2) Aylık faiz, belirsizlik göstergesidir... Kırılganlığı ve riski artırıyor. Tefeciler aylık faizle iş yapar. Dünyada ilan edilen aylık faiz oranı yoktur. Faiz denilince yıllık faiz anlaşılır.
3) Faiz oranları arasında uyum yoktur... Yani faiz narşisi vardır. Bu oranlar oldukça, ekonomik istikrar sorununu çözemeyiz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları