Fareler ve insanlara dair

Altemur KILIÇ

Cinler şişeden, fareler kovuklarından çıktı. “Dağlar fare doğurdu”, açılımdan, ucu açık, içinde ne olduğu somut olarak bilinmeyen fakat daha doğrusu, “ne ararsan bulursun” bir torba çıktı! “Fareli Köyün kavalcıları”, fareleri peşlerine taktılar; bakalım nereye kadar sürdürecekler?
İktidar yanlısı yazarlar gazeteler bile, önceki günkü “tarihi” birleşim hakkında, ne yazacaklarını, ne manşet vereceklerini şaşırdılar. İktidara yakın Radikal’in manşeti “Altı saat bekledik ama somut bir adım gelmedi”.
Aynen öyle. İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın ne Başbakan Erdoğan’ın, ne de AKP sözcülerinin konuşmalarında, “Anaların acısı” demagojisinden başka, sadra şifa, somut bir şeyler vardı. Başbakan malum öfkesiyle, “Şehitler gelsin de biraz daha bağıralım diyenler var” şeklindeki sözleriyle muhalefete, aslında hepimize hakaret etti!
Atalay “cak-cek-cik” dedi. İlk söz alan Atalay, ‘Açlımlar konusunda Başbakan detaylı açıklama yapacak’ dedi. Son söz alan Erdoğan ise Atalay bilgi verdiği için açılımlar konusunda konuşmayacağını söyledi. Tek kale futbol!


Dersimiz Dersim
Bu durumda, bu açmazda, İktidar ve yalakaların ellerindeki koz, yapıştıkları dal; Onur Öymen’in Dersim İsyanı konusundaki doğru sözleri. Sadece Kürtleri değil, tüm Alevi vatandaşları tahrik ediyor ve asıl konuyu perdelemeye
çalışıyorlar!
Oysa 1937-38’de Dersim’de, ayaklananlar Kürtlerdi. “Türk aleviler” değildi. İyi bildiğim ve kitabını yazdığım bu konuyu yarınki yazımda ele alacağım...(Bölücülüğün Uzun Tarihi- Akasya Yayınları)
Beni asıl rahatsız eden husus, bu açık aldatmaca karşısında anlaşılmaz eziklik içine girip, Onur Öymen’e sahip çıkmamak! Asıl tüm CHP’lilerin, kendi Partileri döneminde yapılan bu olayı iyi bilmeleri, hatırlamaları ve Onur’a destek olmaları gerekir!
Dersim ayaklanması, Atatürk hasta, fakat şuuru devlet işlerinde karar verecek kadar sağlam olduğu bir zamanda olmuş ve isyancılara karşı, tedip harekâtı, O’nun direktifiyle yapılmıştı... Zamanın gazetelerindeki haber, makale ve çizgilerde bu vardı...
Mesela, ya Cemal Nadir’in, ya da Ramiz’in, bir çizimini hatırlarım: Atatürk yumruğunu üzerine indirir. Alt yazı: “Aldın mı benim dersimi”.
“Dersim” adı bu ayaklanmadan sonra, karşılıklı acı hatıralarını unutturmak, için “Tunceli” olarak değiştirilmişti. Şimdi bu fırsattan, istifade, “Tunceli”, gene “Dersim” olarak geri çevrilmesini isterlerse, hiç şaşırmam!
Baykal ve Bahçeli somut biribirlerini tamamlayan konuşmalar yaptılar... Belli ki, “Açılım” AKP için “Güneydoğu oyları” meselesi ama CHP ve MHP için, “vatan millet sorunu ve Türkiye’nin bölünmesi tehlikesi”!. Bundan sonra bu konuda, politika ve oy hesaplarını, kaygılarını, bir tarafa bırakmalılar, ortak cephe oluşturmalıdırlar!
Bahçeli, “Kürt sorununun” yabancı devletlerin, Kürtleri tahrik ederek “Türkleri” Anadolu’nun batısındaki bir köşeye sıkıştırmak amaçlarının bir adı olan “Şark Meselesini” hatırlattı. Bu, aslında, 19. yüz yıldan beri Türkler ve Kürtler üzerinden kendi çıkarları için oynadıkları “Büyük Oyundur” Ama Erdoğan, galiba bu  “Oyunu”  bilmiyor ve oyunun devam ettiğinin farkında değil!
Bu “oyunun” post-modern uzantısı olan, “BOP”un, Büyük Orta Doğu
Projesinin “hayal -paranoya” olduğunu söylüyor!
Dinleme rezaleti, bütün bu sorunlarda iktidarın devrilmesine yeter! Böyle oldu ve bütün demokratik ülkelerde böyle olurdu. Yandaş yazarların telaşı da
bundan. Bakınız, Cengiz Çandar ne
yazmış; “Şu ’Tele kulak’konusu, ne
yalan söyleyeyim, bende hiçbir tedirginlik yaratmıyor.
Tam tersine, ‘Tele kulak’ patırtısı kopartanlardan irkiliyorum ve kopartılan bu gürültünün ‘Ergenekon karartması’ amacına hizmet edeceğinden kuşkulanıyorum.”
Ali Bayramoğlu da, “Yargıda temizlik mi yoksa siyasi müdahale mi?” diye soruyor, yani “Dinlemelere karşı çıkmak Yargıya müdahale”! Pes ki pes. Böylesine mantık çarpıtması, rezaleti
görülmemiştir!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş