Fatih’in ve Yavuz’un kemikleri Erdoğan’ı kurtarabilece

İsrafil K.KUMBASAR

BOP Eşbaşkanı, son zamanlarda oldukça sıkıntılı bir dönem geçiriyor.
Zira, ‘son kullanma’ tarihi geçti, selefleri gibi artık ‘deliğe süpürülme’ zamanı geldi.
Bir zamanlar, iktidar koltuğuna oturabilmek için kapılarında aylarca beklediği, ellerini eteklerini öpüp ‘icazet’ dilendiği güçler, ‘kutsal misyonu’ tamamlamasının ardından birer birer arkasındaki ‘mutlak desteği’ çekmeye başladılar.
Bir zamanlar kendisine ‘cesaret’ ve ‘ebedi dostluğu’ veren uluslararası Yahudi lobileri, kendilerine ‘makyajı dökülmemiş’ yeni bir ‘cesur dost’ arayışına girdiler.
Bugüne kadar kendisini Ortadoğu için bir ‘umut’ olarak pompalayan küresel teorisyonler, şimdi ‘karşı cephede’ mevzilenmeye başladılar.
Referandum öncesinde işgal altındaki Gazze’ye gönderilen ‘AKP’ye yardım’ gemilerine düzenlenen alçakça saldırının ardından ‘One Minute’ karizması iyice çizilen Tayyip Erdoğan’ın, BM’den İsrail’e yönelik bir ‘kınama’ kararı dahi çıkaramamanın ezikliği içerisinde, İran’a yönelik yaptırımlara karşı ‘red’ oyu kullanması ile birlikte ipi tamemen çekildi.
Tabiatın kanunlarından biri de budur:
Kucakta gelenler, kucakta giderler.

* * *

Ama öyle süpürüldüğü delikte, diğerleri gibi rahat uyuyamayacak.
İktidarı kaybetmemek uğruna, ‘ABD/AB/İsrail’ eksenindeki teslimiyetçi politikalar doğrultusunda yaptıklarının hesabı, birer birer sorulacak.
Bu yüzden, önüne gelen her meseleyi ‘istismar malzemeyi’ yapmakta beis görmüyor.
‘Din’üzerinden yapılan istismarın artık ‘kabak tadı’ verdiğini anlayan Tayyip Erdoğan, bu kez de milletin ‘milli’ hislerine hitap ederek zevahiri kurtarma peşine düştü.
‘Kimliğini’ yoketmek istediği bir milletin milli kahramanlarının ‘kemikleri’ üzerinden kendisine yeni bir mevzi kazanmaya çalışıyor.
Diyor ki:
- “O büyük insanlar, hakkı, hukuku, adaleti nasıl yükselttilerse o insanların izinden giderek hakkı savunacağız. Biz üstünlerin hukukunu değil, hukukun üstünlüğünü korumaya geldik. O büyük insanlar üç kıtada zalimin hasmı oldular. Mazlumu sevdiler ve hakkını korudular. Biz bugün zulüm karşısında susarsak, emin olun ki Fatih Sultan Mehmet’in kemikleri sızlar. Eğer biz bugün çocukların ölümü karşısında gözümüzü yumarsak emin olun Yavuz Sultan Selim’in kemikleri sızlar.”
Ve ekliyor:
- “Bize diyorlar ki Türkiye’nin Ortadoğu’da ne işi var? Adama sormazlar mı, Amerika’nın Irak’ta ne işi var?”

* * *

Allah, kimseyi böyle bir duruma düşürmesin.
Bugüne kadar gittiği her yerde ‘BOP Eşbaşkanlığı’ ile övünen bir zat, sonunda bizim yıllardan beri sorduğumuz soruyu sorma noktasına geldi:
-  “Amerika’nın Irak’ta ne işi var?”
Peki ya adama sormazlar mı be efendi?
Irak’ta ‘1 milyondan fazla’ müslüman katledilirken, ‘kadınlara ve çocuklara’ tecavüz edilirken, esirler birbirleri ile ‘cinsel ilişkiye’ zorlanırken, ‘mezhep imamlarının’ türbeleri yakılıp yıkılırken nerelerdeydin?
Irak’taki müslümanların üzerine bomba yağdırmak üzere, her dakika İncirlik’ten havalanan uçaklara kim izin verdi?
Irak’ta olup bitenler şimdi mi aklına geldi?
Hiç mi yüzün kızarmıyor?
Fatih Sultan Mehmet’in, Yavuz Sultan Selim’in kemiklerini istismar ederek, milleti kandıracağını zannediyorsan yanılıyorsun.
Dua et de, Fatih ile Yavuz bir gece ansızın çıkıp gelmesinler.
O zaman kaçacak delik bile bulamazsın.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş