FED ve sonrası

Remzi ÖZDEMİR

Amerikan Merkez Bankası FED, Türkiye gibi bazı ülkeler için ucuz para dönemini resmen bitirerek faiz artırımına gitti.

FED faiz artıracak diye yükselen dolar bu karar sonrası düştü.

Vatandaş haklı olarak şu soruyu sordu:

Madem FED'in faiz artırımından sonra döviz düşecek, borsa yükselecekti neden bugüne kadar piyasalar gerildi?

Faiz artırımının piyasalara bir olumsuzluğu yoksa neden Türkiye bir yıldır allak bullak?

Bu sorunun yanıtı şu; beklenti bitti.

Ancak şuna çok dikkat etmek lazım, olumsuz beklenti şimdilik bitti. Asıl olumsuzluk günümüzde.

Bunu halkın anlayacağı dille şöyle söyleyebiliriz.

Hani kış gelir arada bir güneş açar bahar havası verir ya onun gibi bir şey. Mevsim itibariyle kış olunca her an fırtına da kopar kar da yağar.

Ekonomi için de aynen öyle. FED'in parasal genişlemeyi terk etmesinden itibaren dünya ekonomileri için bahar mevsimi bitmiş ve kış resmen başlamıştır. Bir iki günlük  güneşli havaya aldanmayın.

Önümüzdeki dönem Türkiye için gerçekten çok sıkıntılı geçecek.

Bu sıkıntının adı yine ekonomi. Türkiye üretmiyor bir de üstüne üstlük ürettiğini de satamıyor. İhracatımız hızla düşüyor.

Neredeyse ihracat yaptığımız bütün ülkelerle papaz olmuş durumdayız.

Turizm dersen son iki yıldır gelirleri ciddi anlamda düşmüştü. Bu yıl ise  sınırımızdaki savaş ve Rusya gerginliği ile turizm son yılların en kötü sezonunu yaşayacak.

Tüm bunların yanında iyiymiş gibi görünen ama bizi felakete sürükleyen bir gelişme var.

Türkiye halen tüketmeye devam ediyor. Artık ev ve araba almıyoruz ama bankalardan tüketici kredisi çekerek harcamaya devam ediyoruz. Bu harcama çılgınlığı Türkiye'ye derin bir yara veriyor ama bunu gören yok. İhtiyaç kredileri artık borcun borçla kapatılması aracı haline geldi.

Durum böyle olunca bankalar da sıkıntıya girdi.

Bu sıkıntının adı sendikasyon.

Yani bankalar, normal ülkelerde mevduat toplar ve bu topladığı mevduatı kredi olarak önce sanayiciye sonra da ihtiyacı olan vatandaşlara satar. Aradaki fark ise bankaya kâr yazar. Türkiye bu kredi olayını o kadar abarttı ki bankalar nasıl olsa dünyada para bol ve ucuz diye yurt dışından borçlanıp borçlanıp, Türkiye'de vatandaşa yüksek faizle sattı.

Bu işlem Türk bankalarının bir anda dünyanın en kârlı kuruluşları haline gelmesine neden oldu.

Bankalar şu an için topladığı her 100 liralık mevduata karşılık 120 lira kredi olarak satıyor. Bu 20 lira fazlalığı ise yurt dışından sendikasyon kredisi olarak alıyor.

Eskiden kolay ve ucuz yoldan alıyordu.

FED'in faiz artırması ile birlikte Türk bankaları için bu artık o kadar kolay olmayacak. Bir de maliyeti olacak tabii ki.

Durum böyle olunca kredi maliyeti artacak. Artan maliyet günlük hayatı da pahalandıracak. Bundan sonra FED'in her ay yapacağı her faiz artırımı bizi bu yönüyle de olumsuz etkileyecek.

Türkiye için bir başka kısır döngü ise faizler. Başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bazı bakanlar Merkez Bankası'nın faizleri indirmesini istiyor. Hayatı yurt dışından gelen ürün ve paraya bağlı bir ülke  borçlanmadan nasıl dönebilir?

Dönemez!

İyi de sen faizlerini düşürürsen insanlar sana niye borç versinler ki! Koskoca Amerika dolara o kadar yüksek faiz verirken, Türkiye gibi ekonomisi sağlam temellere dayanmayan ve dört bir yanı ateş çemberi bir ülkeye neden para yatırsın?

İşte bu nedenle Türkiye için kötü günler asıl şimdi başlıyor.

Bir günlük güneşli hava bahar değil...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş