Fen-Edebiyat mezunları ve öğretmenlik...

A+A-
Ahmet SEVGİ
Fen-Edebiyat Fakültesi mezunlarının öğretmen olup olmaması mevzuu öteden beri tartışma konusu olmuştur. Ve bu tartışmalarda Yönetim/Hükümet/Bakanlık hep Eğitim Enstitüsü/Eğitim Fakültesi tarafında yer almıştır. Hiç unutmuyorum, 1970’lerde Eğitim Enstitülerinde 2 aylık eğitimle öğretmen yetiştirilmiş (!) ve bunların atamaları tamamlandıktan sonra şayet boş yer kalmışsa Fen ve Edebiyat Fakültesi mezunları öğretmen olarak atanabilmişlerdi. Aynı yanlış uygulama günümüze kadar öyle veya böyle devam edip gelmiştir.
Haklarını yemeyelim, bazı yöneticiler meselenin çözümü için objektif kararlar alma gayretleri de göstermişlerdir. Ama maalesef başarılı olamamışlardır. Mesela, 2003 yılında Millî Eğitim Bakanı olan Erkan Mumcu şöyle demişti: “Fen-Edebiyat-Eğitim Fakültesi ayrımını uygun bulmuyorum. Adaylar arasında sınavla seçim yaparım, en kalitelisini alırım.” O günden bu yana Fen-Edebiyat mezunlarının öğretmenlik hakları kaç kere alındı, kaç kere iade edildi haddi hesabı yok...
En son 5 Nisan 2012 tarihinde YÖK Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencilerinin öğretmen olabilmek için aldığı pedagojik formasyon programını kaldırmıştı. Gelen tepkiler üzerine 3 Mayıs 2012 tarihinde tekrar toplanan YÖK  “Halen Fen-Edebiyat Fakültelerinde eğitim gören ve bu Fakültelerden mezun öğrenciler formasyon alabilecekler” diyerek tepkilerin artmasını önlemişti.
Geçenlerde medyaya YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya’nın konuyla ilgili şöyle bir açıklaması yansıdı:  “Nisan ayında geçici bir karar almıştık ve alan Fakülteleri için formasyonu bir süreliğine durdurmuştuk. Fakat mevcut öğrenciler bundan etkilenmeyecekti. Şimdi yeni bir çalışma yapılıyor. Başta Fen-Edebiyat Fakülteleri olmak üzere, alan Fakültelerini mağdur etmeyecek, belli alanlarda tekelleşme yaratmayacak bir sistem üzerinde çalışmalar bütün hızıyla devam ediyor.”  (Keşke YÖK Başkanı bu açıklamayı LYS tercihleri sona ermeden önce yapmış olsaydı... 5 Nisan kararıyla öğretmenlik hakkı ellerinden alındığı için bu sene Fen-Edebiyatlara ilgi azalmış, Fen-Edebiyatları tercih eden öğrencilerde kalite %50 düşmüştür.)
Her halükârda bu, isabetli bir karar olmuştur. Gerçi nasıl bir sistem ortaya çıkacağını henüz bilmiyoruz. Ancak “belli alanlarda tekelleşme yaratmayacak bir sistem” denildiğine göre inşallah âdil bir sistem geliştirilir...
Bir öneri...
Hem Eğitim Fakültesi’nde hem de Fen-Edebiyat Fakültesi’nde çalışmış bir öğretim üyesi olarak bendenizin şöyle bir teklifim olacak, bilmem dikkate değer bulunur mu? Eğri oturalım doğru konuşalım, Eğitim Fakültesi’ne giden öğrencinin hedefinde de öğretmenlik var, Fen-Edebiyat Fakültesine giden öğrencinin hedefinde de... Bu milletin çocukları öncelikle ekmek peşinde... Bilimmiş, uzmanlıkmış bu sonraki mesele... Bakanlık ve YÖK’ü de anlıyorum. Öğretmenlik alanında bir yığılma söz konusu... Tayini yapılamadığı için intihar eden öğretmen adaylarımız var... Öyleyse gelin şöyle bir sistem geliştirmeye çalışalım:
“Eğitim Fakültelerinden pedagojik formasyon derslerini kaldıralım. Her iki Fakültede de sadece ‘Öğretmenlik Bilgisi’ vb. bir ders olsun. Öğretmenlik atamaları 2 yıl sonrasına göre planlansın. Söz gelimi 2015’te kaç öğretmene ihtiyaç var? Diyelim ki 40 bin... ÖSYM -branşlara göre- sınav yapsın. Kazanan bu 40 bin kişi yeni açılacak “Öğretmen Enstitüleri”nde 1.5 yıl pedagojik formasyon eğitimi alsın ve başarılı olanların atamaları hemen yapılsın. O zaman kimse -bu günkü gibi- elimde öğretmenlik diplomam var ama atamam yapılmıyor diye sokağa çıkma yoluna gitmeyecektir.
Benim aklıma ilk gelen çözüm yolu bu, tabii ki üzerinde daha da çalışarak öneri geliştirilebilir...
Kısacasa; çocuklar bizim çocuğumuz, kurumlar bizim kurumumuz. Türkiye’nin şartları da belli... O zaman niye oturup belli alanlarda tekelleşme yaratmayacak makul bir çözüm bulamayalım?.. 
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları