Fesada, nifaka dikkat!

A+A-
Altemur KILIÇ

Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Ordusu düşmanlarının en iyi bildikleri ve yaptıkları, “tezvirat, fesat, nifak” oyunları! Son YAŞ kararlarıyla, ordumuzun içine, komutanlarımız arasına nifak sokmuş olmalarından endişe ediyorum... En azından, bazı komutanları övmeleri, diğerlerinin tasfiye edilmelerinden mutlu olmaları istifham işaretleri! İnşallah yanılıyorumdur!
Önceki akşam, CNN’in “Ne oluyor” programında, yanaşma bir yalaka, şişine şişine “faşist ordu vesayeti bitti” diye övündü... Erdoğan’ın, “rest” çekmesiyle, TSK ve komutanlar dize, adama göre “demokratik hizaya” getirilmiş! Şimdiye kadar, ordudaki terfi ve tayinler hususundaki, hem gelenek, teamül, hem de temelde mantıki olan ölçüt; en küçük rütbeden başlayarak, en yüksek rütbe ve makamlara kadar siciller, düşürülen notlarla “eleme” veya “yükselme” idi. Bu sistem, ordudaki emir-komuta zincirinin devamlılığının sigortası! Doğru; bu sistem başka hiç bir kurumda yok, ama bu başka kurumlar, iltimas, partizanlık, hatta rüşvetle yozlaşmışken, TSK iç hizmet düzenini ve onurunu, böyle korudu!
Adam açıkça söyledi. TSK Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmalı ve terfiler, tayinler, herhangi bir devlet kurumunda, tapu dairesinde olduğu gibi ve yargıda da yapılmak istendiği gibi “sivil otorite” tarafından yapılmalı... Hatta ve hatta o kafaya kalırsa münasip teğmenler, yüzbaşılar, generalliğe, atlayacaklar... Tümgeneraller, Genelkurmay Başkanı olabilecekler! Neden olmasın? Almanya’da, Hitler onbaşılıktan başkomutanlığa yükselmedi mi? Netice ne oldu? Önemli değil! 
Böylesi, orduya siyaseti sokmanın ve komutanları, siyasi vesayet altına almanın daniskasıdır! Başka kurumlarda, hatta emniyette olduğu gibi, ordunun içine daha kolayca sızılır ve rekabet, ayak kaydırmaca, hükümete yakınlık “ölçüt” olur!
YAŞ kararlarının, sivil yargıya tabi tutulmasıyla, TSK’nın geleneksel iç hizmet düzeni, alt üst olacak! Açılan davaların sonu gelmeyecek... Ama arzu edilen de bu; “ehlileştirilmiş” bir ordu...
Silahlı Kuvvetler’in içine nifak sokma çabalarının başka bir örneğini, daha önce Erdoğan ima etmişti. Bir hava orgenerali veya oramiral neden Genelkurmay Başkanı olmasın? Doğru. Olmalıdır ve olacaktır, ama şu sırada, bunu gündeme getirmenin anlam ve maksadı başka!
Ve gene şu sırada, başka nifak tezgâhları işliyor... Aynı adamlar, Mustafa Balbay’ın ve Tuncay Özkan’ın haklı feryatlarını, asker ve sivil, Silivri mahkûmları ve şüpheliler arasına da nifak sokmak için  kullanıyorlar ve kullanacaklar.
Oysa Balbay ve Özkan askerler hakkındaki yakalama kararının kaldırılmasından şikâyetçi değiller, şu sırada oynanan hukuk yargı oyunundan şikâyetçiler... İktidar, savcılar ve yargıçlar üzerinde baskı yapıyor; yakalama ve ifade vermeye çağırılmalar oluyor... Bu arada terfi bekleyenler terfi edemiyorlar. Hasan Iğsız Paşa, saf harici ediliyor... Ama “işlev” bitince, maksat hasıl olunca, nasıl oluyorsa oluyor; yakalama kararları kaldırılıyor. Balbay’ın Özkan’ın arkalarında ordu yok. İktidarın YAŞ hesapları yok ve diğerleri konusunda böyle bir “işleve” ihtiyaç yok! Silivri’de, yan gelip yatacaklar. Böylesine kör göze parmak bir oyun görülmemiştir!

 

Milliyetçilik
Bir “nifak tezgâhı” daha: Milliyetçiler arasına Milliyetçiler-Ulusalcılar ayrımıyla, nifak sokmak, HAYIR cephesini bölmek. Mâlum gazete;  MHP’nin “Hayır” cephesinde solcu Ulusalcılarla, CHP, DİSK, KESK’le birlikte saf tutmasını garipsiyor. “MHP, referandum sonrasında, bu davranışının siyasi bedelini ödemek zorunda kalabilir” diyor. Yani, MHP tabanının, bundan rahatsız olacağını ima ediyor...
Bir defa, MHP, rahmetli Türkeş’in belirlediği “Atatürk Milliyetçisi bir harekettir.” Ulusalcılar dedikleri de aynen öyle. Ulusalcılar ve Milliyetçiler, “Üniter Ulus devlette” doğal olarak birleşirler. Aralarında fark yoktur! Farklılıklar olsa bile, şu bağlamda birleşmeleri, birlikte, hareket etmeleri zorunludur... MHP’nin ve CHP’nin de, ileriye matuf hesapları bir tarafa bırakarak, “HAYIR” cephesinde birleşmeleri, aynı söylemlerde olmaları zorunludur. MHP’nin “tabanı” bu nifak oyununa gelmeyecek kadar sağduyu sahibidir!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları