“Fethin 562’nci yılı” da ne demek?

A+A-
Hasan DEMİR

İstismar edilmedik ne kaldı Allah aşkına! “Fethin 562’nci yılını kutlamak” demek, ne demek? 560’ıncı, 570’inci yıl olsa, hadi diyelim.

Sen 13 yıl iktidarda ol, fethin 550’nci, 560’ıncı yılını kutlama, sonra tut, sonu “2” ile biten bir yılda, “Fethin 562. Yılı”nı kutla...

Mesele “fetih” falan değil, mesele, Fatih’i, ve fethi bahane ederek seçim çalışması yapmak. Mesele, AKP’nin değirmenine su taşımak. Zaten Erdoğan sonu  “2’ile biten Fetih Yıldönümü konuşmasında “Fetih Çanakkale”dir diyor. “Fetih Kurtuluş Savaşı”dır, diyor. Kurtuluş Savaşı’na bakışlarını bilmesek, ağlayacağız. Şimdi gülmek zorunda kalıyoruz. Mesele Devlet imkânlarını iktidar partisi lehine heba etmek.

Yani yetim hakkı yemek.

Yetim hakkı ile oy alınacak, bu oylarla Meclise girilecek, maaş alınacak, sonra da “yetim hakkı yemedik” denilecek. Gerçi son dönemlerde kimsenin “Yetim hakkından” bahsettiği falan yok, ne hikmetse “Hazreti Ömer(r.a.) adaleti”nden de bahseden yok.

Oysa bir dönem ağızlarından düşmezdi bu kavramlar ve şahsiyetler. Şimdi elde Kur’an var, meydanlarda kalabalıkların üzerine sallanıyor. Millet de, “Tuttuğun o Kur’an’ı aç, elini koy ve, Bu Kur’an üzerine yemin ederim ki o ‘paraları sıfırla’ ses kaydı harf harf, kelime kelime montajdır diye yemin et” diyor.

Böyle bir yemin çok mu zor!

Sonra madem İstanbul’un sonu “2” ile biten 562’nci Fetih yıldönümünü kutluyorsun, törene çağırmadık kimseyi bırakmıyorsunuz da, niye Fatih’in torunları olan Osmanoğullarının hayatta kalan onca ferdini sağına soluna alıp bir fotoğraf vermiyorsunuz? Niye, mikrofonu onlara da uzatıp, “Ceddiniz ve fetih hakkındaki duygularınızı lütfen bizimle de paylaşınız” ricasında bulunmuyorsunuz?

Niye?

Çünkü efendim Osmanoğullarının hayatta olanlarının biri hariç tamamı Türkiye Cumhuriyeti’nin savunucusu. Siz Cumhuriyeti kuranları “Osmanlı’yı yıktı” diye yerden yere vururken, Osmanlı’yı kuranların torunları, Osmanlı’yı 20 milyon kilometrekarelik topraklarda söz sahibi yapanların, İstanbul’u fethedenlerin torunları, “Türkiye Cumhuriyeti” diyor, başka bir şey demiyor. Onlar, Osmanlı’nın miadını doldurduğunu biliyorlar.

Tarih işte böyle bir hakikattir. Endülüs, tam 800 yıl yaşadı. Yani Osmanlı’dan 200 yıl fazla hayat sürdü, milyonlarca kilometrekarede... Haçlı dünyasını hem titrettiler, hem Avrupa’ya medeniyet neymiş onu öğrettiler... Niyetleri de Fetih hadisinin müjdesine ermek için İstanbul’u, Avrupa’dan dolanıp fethetmekti. Çünkü Anadolu üzerinden defalarca surların dibine kadar gelmiş amma başarılı olamamışlardı. Avrupa’dan dolaşıp İstanbul’u alacaklardı.

 Olmadı.

 Çünkü 732 yılında bugünkü Paris yakınlarındaki Puvatya savaşında yenildiler ve bir daha kendilerini toparlayamadılar..

İktidarda olduğunuz 13 yıl içerisinde İstanbul’un fethini kutlama, seçime bir hafta kala İstanbul’un fethini kutlayacağım diye tuttur, sonra İstanbul’u fetheden Osmanlı’nın yani Fatih’in sağ olan torunlarını ve İstanbul’u fethetmek için Avrupa’dan dolaşmayı göze almış Endülüs Emevilerinden bir iki davetliyi bu kutlamaya çağırma...

İstanbul’un fethinin 562’nci yılını kutla...

Hem de bunu kendi ifadeleri ile, “İstanbul’u rant şehri haline getiren” bir siyasî geçmiş olarak yap...

Fatih, “Ormanımdan bir dal kesenin kafasını keserim” diyor, İstanbul’un fethini kutlayanlar kutlamanın yapıldığı günlerde bile ” yandaş “lara “eğitim kurumu” yapacakları bahanesi ile İstanbul ormanlarını peşkeş çekiyor.

 Erdoğan’ın İstanbul’u Belediye Başkanı olarak devraldığı yıllarla bugünlerin İstanbul’unu yan yana koyup karşılaştırın, ne kadar ormanın talan edildiğini ve ulu çınarların ve ucu bucağı görünmeyen çamların yerine kaç bin gökdelenin yükseldiğini, kaç yüz alışveriş merkezinin açıldığını bir görün...

Ondan sonra da ister Allah’ın verdiği göze, ister Erdoğan’ın dediği söze inanın, gerisi size kalmış..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları