Fethiye'den öncü izlenimler...

Cazim GÜRBÜZ

Kulaklarımda şiirler ve dost sözleri... Gözümün önünden gitmeyen dost yüzler ile Fethiye Ölüdeniz ve Kayaköy'ün güzellikleri... Fethiye öyle çok şey biriktirdi ki yüreğime, daha çook yazarım, döne döne yazarım. Bu yazı öncüsü olacak bunların.

Birçok şair tanıdım, hepsi nitelikli eserler vermiş insanlar, bavulum kitap doldu. Onlar bavuluma yük olduğu kadar, kalemime de yük, okuyup o eserlerin hakkını verecek yazılar yazmak gerek. Tanrım güç ve görüş çokluğu versin bana.

Bu yazıyı yazdığım gecenin gündüzünde Fethiye Atatürkçü Düşünce Derneği'nde Kanal B'de Türkiye'nin en ciddi ve en uzun soluklu kitap programını yapmakta olan Betül Başar'la birlikte sunumumuz oldu. O kitaplardan söz etti, ben de söz-sözcük ve şiir üstüne konuştum. Bu sunum öncesinde Betül Hanımefendi'yi daha yakından tanıma olanağım oldu. Evinde 6 bin kitap bulunan bir annenin kızı, kitap sevgisi oralardan geliyor. O da aynı sevgiyi izleyicileri ile birlikte, 12 yaşındaki kızına aktarmak, aşılamak cehdinde. Yedi sekiz dil bilen, Türkçe'nin de hakkını veren bir örnek aydın.

Bana gelince yaptığım konuşmadan bir bölümü ilginize ve bilginize sunacağım. Orada beğenildik, umarım siz de o sunumdan bu kısacık bölümü beğenirsiniz.

"Bir metni şiirsel kılan, çekici bir dil, çok anlamlılık ve imge gibi ögelerdir. Ve bir "Şiir Sesi" (Ya da Ses) vardır ki, bu düzyazıda neredeyse hiç görülmez, en belirgin fark budur. Şiir sesi, müzikal bir söylem gerektirir, ritim diyoruz buna.

Ahmet Hamdi Tanpınar, ritmin ağırlığını daha da netleştiriyor: 'Şiir, dilin bir ritmin etrafında toplanmasıdır.'

Ritim bu denli belirleyici ve başat... Dil ya da şiir, bu ritmi, müzikle yaptığı iş birliği ile elde etmiştir. Dille müzik en eski tarihsel dönemlerden başlayarak birbirlerini çoğaltmışlar, güzelleştirmişlerdir. Şiir ya da söz, müziği çalgı yavanlığı ve tekdüzeliğinden kurtarıp onu dillendirmiş; müzik ise sözcüklere ve söze ahenk ve ritim kazandırmıştır. Şiir ve dizeler Nihat Sami Banarlı'nın deyimiyle yüzyıllar geçtikçe birer musiki tümcesi haline gelmişlerdir.

Bu dediklerimizi örnekleyelim:

Eski Yunanlılar sözü daha çekici kılabilmek için Lir eşliğinde söylediler. Bunun bizim tarihimizdeki karşılığı kopuzdu. Türkler onsuz şiir demezlerdi. İran tarihinde, Farsça'nın müzik ahengi kazanmasında ise rûd, rebap ve çeng'in rolü büyük."

Cumartesi günkü yazımda söz ettiğim Fethiyeli değerli yazar Ünal Şöhret Dirlik, ADD'ye kadar geldi, beni dinledi, yüz yüze de tanış olduk. "Yavu pek gürbüz bir adam değilmişsin, bizim oğlan" dedi. Gülüştük.

Sarıkamışlı iki güzel şair dost tanıdım Yusuf Ziya Yılmaz ve Umut Abat... Onlardan ve eserlerinden de ileriki günlerde söz edeceğim.  Eski dost, şair, yayıncı Oktay Yivli ile Fethiye Kültür Sanat Festivali'nin her bölümünde, özellikle de tüm şairlerin katıldığı şiir okuma programında birlikte olmak, edebi sohbetlerde bulunmak zevklerin en güzeliydi. Muğla Üniversitesi'nde Türk Dili Doçentidir Yivli şimdilerde.  Mihmandarımız, dostumuz, kalem yoldaşımız Coşkun Karabulut hem iyi bir ev sahibi olduğunu gösterdi, hem de o kıvrak zekâsı ile yaptığı nüktelerle bizi kahkahalara boğdu.

9. Fethiye Kültür Sanat Festivali başarılıydı her bakımdan, diğer beldelere örnek olsun, selam olsun bu büyük organizasyonun düzenleyicisi FETAV'a...

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş