Fetö, ABD maşası

A+A-
Ergun KAFTANCI

      Fetö iblisinin ABD'nin koruması altında olduğunu belgeleyen fotoğrafı gördünüz mü?

      Arkadaşımız Ahmet Hakan, Kanal D ana haberde o fotoğrafı ekrana getirdi.

      İblisin iki adamı, dört beş FBI ajanıyla bir arada. Fotoğraf, birlikte iftar etmelerinden önce ya da sonra çekilmiş olabilir. Kareye girenlerin tamamı sırıtık durumda...

      Ne yaparsak yapalım, Obama yönetimi gibi Trump yönetimi de iblisi bize vermeyecek...

      Bu fotoğraftan da anlaşılan o...

      ABD, tıp adamlarının şizofreni hastası dedikleri fetöyü, posası çıkana kadar kullanacak.

      * * *

      ABD böyledir, değişik ülkelerde bazı insanları sırf Amerikan çıkarları için kullanır ve onları kendi ülkelerinin düşmanı haline getirir. Fetö iblisi de CIA-FBI ikilisi tarafından bize karşı kullanılan bir hain...

      İblise sadece Türkiye'de değil fetö okulu açılan her ülkede ABD lehine casusluk ve hainlik yaptırıyorlar. ABD, BOP projesine karşı çıkarız endişesi yüzünden hem PKK terörünü, hem fetö terör çetesini canlı tutmak niyetinde. Bu nedenle PKK'nın Suriye kolunu silaha boğdular. Fetö çetesine silah değil ama herhalde para yardımı yapıyorlar...

      Amaçları, bizi içimizden yıkmak, bölmek ve topraklarımızda bir başka devletin kurulmasını sağlamak; terörist hainlerle bunu yapmaya çalışıyorlar...

      Osmanlı döneminde de yaptılar, devleti yıkmak ve milleti bölmek için vatan hainlerini kullandılar...

      Akıllanmadık, aramızdaki eblehler hâlâ Osmanlıyı sahiplenip cumhuriyeti güçsüz hale getirmeye çalışıyor. Bunu da Atatürk dahil bütün değerlerimizi karalayarak sağlamak istiyorlar...

     Dini ön plana çıkararak bu menfur girişimleri engellemek kolay değil, üstelik yanlış... Hayatımıza kast eden terör çeteleri Müslüman; demek ki din, bölünmemizi engelleyecek olgu değil!

      Bir ve bütün olmamız için en güçlü silah milliyetçiliktir, laikliktir, cumhuriyeti sahiplenmek ve Atatürk'ün izinden gitmektir, bayrağı yere düşürmemektir... 

      Bu gerçeği anlamayanlar, dangalıklığı bıraksın da gerçekleri görmeye başlasın...

 

Rektörün keyfi yerindedir umarım

---------------------------------------------

      Devletin üst düzeyinde liyakata bakmadan atamalar yapılırsa bazı tipler de getirildikleri görev yerlerinde keyiflerince atama yapma alışkanlığı edinir.

      Erdoğan tarafından atanan Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Hüseyin Bağ da imam hatip okulunda öğretmen olan tesettürlü eşini elinden tuttuğu gibi getirmiş, İslami Bilimler Enstitüsü'nün boş olan sekreterlik koltuğuna oturtmuş...

     Gel keyfim gel!

      * * *

      Bağ, o göreve eşinden başka bir ismi herhalde layık görmemiş...

      Nitekim "Ondan başka yetkin birini bulamadım" diyerek doğru bir atama yaptığını savunmuş...

      Gazeteci arkadaşlara sesleniyorum; gözünüzü Pamukkale Üniversitesi'nden ayırmayın. Rektör bey boş bir göreve bu defa ailesinden bir başkasını atayabilir, haberi atlamayalım!

 

Bu da iktidarın marifeti ama iltifata tabi değil

-------------------------------------------------------------

      Siyaseti ve hayatı din üzerinden kurgularsanız, toplumu bölersiniz...

      Bizde bu yapıldı; din üzerinden ayrımcılıkla kutuplaşma oluşturuldu. İnsanların inancı farklı dozda olunca da didişmeler, hatta kavgalar başladı

      Ramazanla birlikte iki üniversitemizde öğrenciler arasında kavgalar çıktı. Birinde oruç tutmayan öğrencilere oruç tutanlar, diğerinde de oruç tutmayan PKK yandaşı hainler oruç tutanlara saldırdı...

      Oysa, laikliğin ve inanç özgürlüğünün olduğu bir ülkede bu tür kavgalara yer olmamalı. İnsanlar din ve inanç özgürlüğüne saygılı olmalı ve başkalarının manevi dünyalarına girerek maraza çıkarmamalı...

      * * *

      Bu ortamı iktidar sağladı; toplum hayatını dine dayandırmaya çalışarak inançlara gem vurmaya kalktı...

      Bu tür girişimleri din ve inanç özgürlüğüne müdahale olarak algılayanlar da, o müdahaleyi yapanlara karşı direnme hakkını kullanır oldu...

     Bu havayı dağıtmak zorundayız; kim nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşamalı, ille de din diyerek dayatma yapılmamalı. Zaten İslam'da zorlama yani dayatma yoktur. İslam'ın gerçek ve tek kaynağı Kur'an'dır. Onun tebliğcisi de Sevgili Peygamberimizdir. İsteyen onun yolunda yürür, isteyen başka yollarda.  

     Takdir Rabbimize aittir!

 

TEŞEKKÜR

-----------------

      Değerli okurum Ali Karamut her sabah erken saatlerde bir ileti göndererek ülkenin gündemine dikkat etmemi sağlıyor. Bu candan çalışmaya şükranlarımı sunuyorum, gösterdiği yakınlık ve hassasiyetten dolayı da kendisini kutluyorum...

 

ANLAMLI SÖZLER

----------------------------------------------------------------------------

      Terbiye sınırının dışına çıkan, bir daha içeri giremez.  (BOİLEAU)

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları