"FETÖ çözüm süreci"

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Şu anda Türkiye'nin dört bir yanında devam eden mahkemelerde, "FETÖ" diye adıyla anılan terör örgütünün başı sayılan Fethullah Gülen, geçtiğimiz hafta, Mısır'da yayımlanan Sisi taraftarı El-Yevm 7 gazetesine verdiği röportajda, 15 Temmuz alçaklığını TSK içindeki "ulusalcı laik" kesimin üzerine yıkmaya çalıştı!

İfadeleri aynı zamanda, TSK içinde ulusal değerlerle barışık olmayan yahut anti-laik bir başka kesim/kesimlerin de var olduğu anlamını taşıyor ki; bu bile başlı başına bir fecaat aslında!

***

Daha, başta Türk ordusu olmak üzere Cumhuriyetin en stratejik kurumlarının içini boşaltıldığı kumpasların hamisi tarafından atılan bu iftiranın mürekkebi kurumamıştı ki...

Patronunun 15 Temmuz ihanetinin arifesinde ABD'den "Türkiye'yi sallama" mesajları verdiği ortaya çıkan Türkiye gazetesi -yanlış anlaşılmasın sadece tescilleri öyle olduğu için kullanıyorum "gazete" nitelemesini- dün manşetinden iddia/ilan etti:

-              Yeni darbeyi ulusalcılar yapabilir!

***

Gazetenin yazarlarından Nuri Elibol, "güvenlik bürokrasindeki kaynaklarıyla yaptığımız değerlendirmelerde" ortaya çıkan sonucun "FETÖ'cülerin TSK içinde yapılanmalarını engelleyemeyen, darbe hazırlıklarını tespit edip tedbir alınmasını sağlayamayan bir sistem zafiyeti olduğu ve eğer bu sistem zafiyeti giderilmezse ve sivil asker ilişkilerini Batı normlarına taşıyacak reformlar ve hukuki düzenlemeler yapılamazsa bir buçuk iki yıl içinde ordudaki Ulusalcıların yeni bir darbeye kalkışabileceği yönünde olduğunu" ileri sürüp, iktidara "bu uyarıyı dikkate alıp, 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce gerekli düzenlemelerin yapılması" tavsiyesinde bulundu.

Ki bu apaçık bir tasfiye çağrısıdır!

Keşke, Türk Ordusu'nun ne gibi bir "hukuki düzenleme(!)"yle "ulusalcı-laik" subaylardan arındırılabileceğini de yazsaydı Elibol da öğrenseydik!

Ama bunu da ekleseydi mutlaka;

Gülen'in 2005 yılında, "milli orduya kumpas" hedefine varabilmek için müritlerine "ulusalcı dalgayı aşmak" gibi bir yol gösterdiğini hatırlayınca, şimdi FETÖ, FETÖ zihniyeti ile mücadele ettiği iddiasındaki siyasi iktidarın ne farkı kalıyor acaba?

Defalarca sorduğum gibi, FETÖ'cülerin bedenlerini zindana koyup, fikirlerini iktidara taşıyacaksa "mücadele" denebilir mi buna?

 

***

Tasfiye lafı aklıma kendisi de Balyoz zulmüne uğramış Mustafa Önsel'in odatv'de daha birkaç gün önce yayımlanan şu satırlarını getirdi:

"Balyoz bir kumpastı.

Asrın kumpasıydı.

Yıllarca medya üzerinden linçe tabi tutulduk.

Uzunca bir süre cezaevinde kaldık.

Hukuksuzca yargılandık...

Bir kısmımız cezaevinde can verdi.

Bir kısmımız onulmaz hastalıklara gark oldu.

Yakınlarımız vefat etti, hastalandı.

Ailelerimiz maddi manevi travma yaşadı...

5 yıl sonunda bu cendereden çıktık.

Bu süreçte çok içimiz yandı.

Çok az bir kısmımız sistemde kalabildi.

15 Temmuz'da Fetullahçı çeteye de, o az kalan insanlar müdahale ettiler.

Aradan bir yıl geçti.

O gece şüpheli hareketleri kameraya yansıyan, derdest edildiği söylenen birileri öne çıktı.

Meğer en kahraman onlarmış...

Ve FETÖ'nün kumpasıyla yılları çalınanların şimdi de emeği çalındı.

Hiç utanmadınız değil mi?

Bugün Jandarma'daki atamalara bakınca Balyoz'dan hayatı karartılmış arkadaşlarımızın, bırakın terfiyi, biri hariç herhangi bir yere atanmadıklarını gördük.

Duyuyoruz ki bir kararnameyle Balyoz'dan yargılananların hemen hepsi emekli edileceklermiş!"

***

Tesadüf mü?

Ya da şöyle soralım:

Duyduklarımız,  yine kumpas zulmüne uğramış bir gazetecinin, Barış Terkoğlu'nun "cuk" diye oturan yakıştırmasındaki gibi bir "FETÖ çözüm süreci"nin ayak sesleri mi?

Öyle ya yapmadıkları şey değil ki;

Terör örgütü olduğu konusunda herhalde hiçbirimizin kuşkusunun bulunmadığı PKK ile da masaya oturup, müzakerede bulunmamışlar mıydı? Bizzat itiraf ettikleri üzere palazlanmasına göz yummamışlar mıydı? Bu gaflet dolayısıyla katledilmedi mi bu ülkenin binlerce evladı?

***

Çocuğunuza sorun bakalım ne diyecek

-----

Yine torbaya dönen bir tasarıya, yine sonradan eklenen bir madde ile yine dinamit bırakılıyor toplumsal ayarlarımızın orta yerine...

"Nüfus Hizmetleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı"na eklenen 6'ncı madde, müftülüklere doğrudan nikah yetkisi verilmesini öngörüyor.

Eyyyy milletin vekili olduğu iddiasındakiler;

Bu tasarıyı geri çekmezsiniz, bizi geçtim kendi çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız?

  • Yorumlar 7
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları