'FETÖ Müzesi'

A+A-
Servet AVCI

Çok önceleri 'Tarihle Yüzleşme Parkı' kurulmasını önermiştim... Şimdi de günün anlam ve önemine binaen 'FETÖ Müzesi' teklif ediyorum...

Madem yöneticilerimiz bu ihanetin unutulmamasını istiyorlar, o hâlde bunu bir müze hâline getirip, gelecek kuşakların hizmetine sunmak gerekiyor...

Öncelikle müze alanının bir bölümüne maket okul inşa edilsin... Sınıfların içine balmumundan heykelleri yapılmış öğrenciler doluşturulsun... O heykellerin önüne isimler konsun... Hangileri daha sonra Bakan olmuş, milletvekili olmuş, kim hangi devlet büyüğünün, belediye başkanının çocuğu, kim hâlâ görev başında, kim kimin damadı, kim kimin torunu, uşak içerideyken kâhya bugün nerede herkes bilsin... Mümkünse o okulun adı da gerçeğe uygun isimlerden birisi, meselâ bugün hâlâ elini kolunu sallayarak gezen Büyükşehir Belediye Başkanı'nın karısının ismi olsun...

Müzenin en önemli köşesine "Ne istediler de vermedik" standı açılsın... İsteyip de alınan ne varsa orada sergilensin... Alınanların hepsini milletimiz bilsin ki bu nankörlüğü asla unutmasın... Tabii istenilen ne varsa vereni de...

'Kutsal emanetler' bölümü kurmak şart... Bank Asya açılışlarında kurdele kesmeye yarayan makas, Zaman gazetesinin kuruluş yıldönümlerinde pastayı mideye indirirken kullanılan çatal, sözde gazetecilere yazdırılan Ergenekon kitapları, Türkçe Olimpiyatları'nda üzerine resmî gözyaşı dökülen koltuk, Bank Asya liginin açılış topu, Pensilvanya ziyaretlerinde devlet büyüklerinin kafalarına taktıkları takkeler, olimpiyatların hatırına bastırılan para vs.. 'tarihî' ürünler burada halkın ziyaretine açılabilir...

***

Müzeyi kuru kuruya gezmek olmaz... Ziyaretçiler gezerken, oranın ruhuna uygun müzik yayını da yapılmalı... Benim o ruha uygun favori müziğim Zeki Müren'den: "Günlerdir içime çöktü ayrılık / Böyle boynu bükük duruşum ondan  / Yağacak bir bulut gibi doluyum / Böyle ağlamaklı oluşum ondan...  Şurası göz göze geldiğimiz yer  / Şurası söyleşip güldüğümüz yer / Şurası baş başa kaldığımız yer  / Buralara sık sık gelişim ondan...  Beni yalnız koyup mahzun hallerde / Sen nasılsın acep gurbet ellerde / Geleceksin diye gözüm yollarda / Uzaklara böyle dalışım ondan..."

Ziyaretçilerin temsilî olarak yağmalayacakları 'Kozmik Oda' olsun meselâ... Yanında da iş ve okula giriş soruların çalınabileceği bir alan... Eh, girişlere de onlara yol verenlerin, alkışlayanların veya gereğini yapmayanların yine balmumundan heykelleri dikilsin...

Medya bölümü olmazsa olmaz... Ergenekon'da, Balyoz'da, 2010 referandumunda ve çözüm sürecinde o medyayla bugünkü iktidar medyası arasındaki 'manşetlerin kardeşliği' mutlaka hakkıyla yer bulmalı... Tefrikadan önceki yüreklerin bir attığı o günler, 'Kardeşlik kazandı' diye çözüm sürecine birlikte omuz verilen günler hafızalara kazınmalı...

***

Bir de kadirşinaslık köşesi düşünülmeli, burada en küçük cemaat eleştirisinde bile ağzından ateş püsküren savunucuların resimleri hikâyeleriyle birlikte yer almalı... Ayrıca zor zamanlarda verdikleri mesajlarla, attıkları tweetlerle açığa çıkan şahsiyetlerin büstleri yerleştirilmeli... Meselâ "Cemaatle AK Parti arasında fitne ateşi yakmayı başaramayacaklar" diye tarih yazan ve statlar olimpiyatlara dar gelecek müjdesi veren Bakanların, "Terbiyeni takın, Fethullah Gülen'e Fetö diyemezsin" şeklinde anında tavır koyan belediye başkanlarının, son bin yılın en büyük Türk'ü seçen milletvekillerinin, en küçük hastalıkta şifa dileme yarışına girenlerin, okyanus ötesine turlar düzenleyen parti yöneticilerinin tarih önünde hakları teslim edilmelidir, bu yolla...

Müze açılışında 'herkes' orada olmalı, bu işte emeği geçen 'herkes'... Nijeryalı çocuklar 'Ankara'nın bağları'nı söylemeli, darbeyle ilgileri olmadığı hâlde, darbeye karışanlarla aynı kefeye konan, sadece ibadet kısmıyla ilişkili aldatılmış bir yığın insan orantısız biçimde hesaba çekilip, bebekleriyle birlikte mağdur edilirken, kimisi iftiralarla işinden ekmeğinden olurken, 'Ankara'nın bağları' eşliğinde 'herkes' gerdan kırmalı, oynaya oynaya...

Cemaatin kaymak tabakası önceden kaçarken, yurt içinde kalmış 'günah ortakları' ve 'yakınları' için kurtuluş kapısı aralayan uyanıklara 'başarı plaketi' verilmeli... Bu hengâmede aradan sıyrılan ve 'hiç günahsızmış gibi' davranabilen her dönemin kurnazlarına 'adalete katkı üstün nişanı' takdim edilmeli...

Hem bu mücadeleye katkı olsun hem de gelecek nesillere ibret olsun diye 'FETÖ Müzesi' teklifim bundan ibarettir...

  • Yorumlar 16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları