FETÖ'cüler Harbiyeli gencin ölümünü nasıl gizledi?

FETÖ'nün darbe girişiminden sonra herkesin aklına takılan ve cevabını aradığı bazı sorular var. Bu kadar cemaatçi nasıl TSK'ya girdi, nasıl fark ettirmeden kadrolaştılar, nasıl bu makamlara gelebildiler?

Aslında gayet fark ettirecek bir şekilde girip, yerleşip, düzenli ve sistemli bir şekilde bu noktalara geldiler.

Daha doğrusu bu şekilde yuvalanmalarına göz yumuldu. Çünkü birilerinin gözünde en kötü cemaatçi, en başarılı Atatürkçü-Milliyetçi subaydan çok daha iyiydi.

Yorumu daha fazla uzatmadan sözü; FETÖ'nün mağduru, Türk milliyetçiliğine ve vatan sevgisine kefil olduğum değerli kardeşim Hasan Dağ'ın yaşadıklarına ve yorumlarına bırakmak istiyorum.

Hasan Dağ, Maltepe Askeri Lisesi'ni bitirdikten sonra, Kara Harp Okulu'na devam ediyor. Sonrasında 2011 yılında Harp Okulları'nı adeta ele geçiren FETÖ'cüler tarafından okuldan uzaklaşmak zorunda bırakılıyor.

Hasan kardeşim on binlerce TL'lik tazminat davalarıyla uğraşmaya devam ediyor. Öte yandan Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nü büyük bir başarıyla bitirdi ve hayatına farklı bir yerden devam ediyor. Hasan'ın yaşadıkları, sayıları 2 bin 500'ü bulan ve okuldan uzaklaştırılan Harbiyelilerin yaşadıklarının özeti niteliğinde.

İşte Hasan Dağ'ın anlattıkları:

-Balyoz ve Ergenekon Davaları sonrasında özellikle Kara ve Hava Harp Okulları'ndaki komuta kademesi değiştirildi. Milliyetçi, vatansever subaylar pasif görevlere çekilirken, aktif görevlere Fethullah Gülen yanlısı isimler getirildi.

- Askeri liselerde çok etkili değillerdi. Liselerdeki eğitimlerimizde Atatürkçülük-Vatan sevgisi-Milliyetçilik üzerine çok önemli dersler aldık. Bunların birçoğu teorik ve pratik bilgiler üzerineydi. Ancak Harp Okulu'na geldiğimizde eğitimlerin boyutu değişti, bu derslerin hiçbiri verilmedi.

- Özellikle 2008 yılından itibaren, milliyetçi ve Atatürkçü öğrenciler teker teker tespit edilerek Harp Okullarında sistematik bir baskı uygulandı. Ağır eğitimler, disiplin cezaları ile okuldan ayrılmak zorunda bırakıldılar. Birçok arkadaşımız bu baskılar sonrasında ağır psikolojik travmalar geçirdiler ve izlerini hâlâ taşıyorlar.

- Son 10 yılda tahmini olarak 2 bin 500 Harbiyeli, FETÖ'cü grup tarafından okuldan uzaklaştırıldı. Yerlerine sivil kaynaktan öğrenci aldılar. Bu alımlarda taban puanları düşürüldü. Edindiğimiz bilgilere göre sorular da elden ele gezdirildi.

- Harp Okullarında Fetih Marşı'nı bile yasakladılar. Bu gibi millî hisleri yansıtan marşları, şarkıları, şiirleri söyleyenlere disiplin cezaları verdiler.

- Tüm bu baskılar nedeniyle okuldan ayrılmak zorunda bırakılan öğrencilere, en azı 30 bin TL'den başlayan, 120 bin liraya yakın tazminat cezaları çıkarıldı. Hepimiz bu cezaları ödemek için çabalıyoruz. Ailelerimiz perişan oldu.

- Bizlere Harp Okullarında büyük baskılar uygulayan subayların hepsi kurmay oldu, hiçbir engelle, zorlukla karşılaşmadan hızlı bir şekilde yükseldiler. Bu subayların etkinliği liselerde de artmaya başladı. Liselerdeki vatansever subaylar bunların yüzünden büyük baskılar gördüler, meslekten ayrılmak zorunda kalan, emekliliğini isteyen çok sayıda komutanımız oldu.

- ​Harbiye'deki birinci senemizin sonunda İzmir Menteş'te kampa alındık. 40 derecenin altında hiçbir eğitim yapılmaması gerekirken, içimizden güçlü öğrencilerden bir manga seçip bizi 8 kilometre tam teçhizat koşturup silahla atış yaptırdılar. Bir üst dönemin öğrencisi Erkan Eryiğit, aşırı sıcaklar nedeniyle sıvı kaybı yaşadı ve bayılıp düştü. İki gün sonra yoğun bakımda hayatını kaybetti. Ailesi gariban insanlardı... Köylerine gidip ikna edildiler ve davacı olmaları engellendi. Bizleri yok etmek için, acımasızca bu eğitimlere tabi tuttuklarını çok sonradan anladık.

- TSK için o kadar vasıflı ve değerli arkadaşımızı kaybettik ki anlatamam... Okullardan atılanların en kötüsü mühendis oldu... Ayrılmak zorunda kalanlarımızın büyük bir kısmı ASELSAN ve savunma sanayi alanında ülkemizde hizmet etmeye devam ediyor.

Yazarın Diğer Yazıları