FETÖ'nün hışmına uğradılar

A+A-
Ergun KAFTANCI

    YIL 2015, yer Aksaray...

    Polis Meslek Yüksek Okulu o gün mezun veriyordu...

    Bin sekiz yüz üç genç polis adayı, bu kutsal mesleği seçmiş olmanın sevincini yaşıyordu...

    Diplomalarını aldılar...

    Atanacakları günü ve görev yerlerini beklemeye başladılar...

    .......................

    Gelen talimat üzerine mülâkata çağrıldılar...

    İç Güvenlik Yasası hükümlerine göre, atanabilmeleri için mülâkata girmeleri gerekiyordu...

    Tek tek mülâkata alındılar...

    Söylediğimde şaşıracaksınız biliyorum; her bir polis adayı genç, sadece 30 saniye süren bir mülâkattan geçirildi...

    Evet, yanlış okumadınız; mülâkatı yapanlar kişi başına 30 saniye ayırabilmişti...

    Sonra ne oldu biliyor musunuz...

    Bin sekiz yüz üç adaydan biri bile göreve atanmadı...

    O gün bugün, bu genç polis adayları devlete intisap ederek yurttaşlara hizmet etme imkânına kavuşmayı bekliyor...

      ......................... 

     Peki bu çocuklar neden bir yıldan beri atanmadı...

    Yanlış mı doğru mu bilemiyorum ama ortalıkta hâlâ bir iddia dolaşıp duruyor.

    Meğer o tarihte mülâkatı yapıp olumsuz görüş beyan eden yetkililer fethullahçıymış, çocukların o nedenle atamaları yapılmamış...

    Kadrolar, polisliği seçecek FETÖ mensupları için açık tutulmuş...

    ........................

    Durum şikâyet edilmiş ama kimse tınmamış...

    Atamaları yapacak olanlar, Aksaray Polis Meslek Yüksek Okulu'ndaki eğitmenler arasında fethullahçı olmadığını saptayınca da ortaya "Bu çocuklar polis olamaz" kararı çıkmış...

       Sorgulanması gereken önemli konulardan biri işte bu!

        ........................

     Atanamayan polis adayları, konuya yetkililerin parmak basmasını istiyor...

     Yeni polis alınacağını açıklayan İçişleri Bakanı, umarım gereğini yapacaktır. Binbir meşakketle yetiştirilen, atanacakları umuduyla evlenen, kredi kullanıp borç altına giren gençlerin mağduriyetleri herhalde giderilecektir.

      .........................

      Lâfın kısasını söylüyorum, devlet mutlaka temiz ellere geçmeli!

Fire vermemek lazım

--------------------------------

        YARIN İstanbul Yenikapı Meydanı'nda geniş katılımlı Demokrasi Mitingi var...

      Günlerdir nöbet tutanlar bu alanda buluşacak...

            Sıkıntılı günlerden el birliğiyle kurtulmamız için tarafların anlayışlı, munis ve birbirine saygılı olmaları gerekiyor...

      İktidarın, kararnameler hakkında sadece muhalafete değil halkımıza da geniş bilgi aktarması beklenir; doğrusu da budur. Kararnamelerin hangi nedenlerle hazırlandığını bilmek yurttaşların hakkı değil mi...

      Yasalar, yasama organı tarafından hazırlanırken, içerikleri, hedefleri ve süreleri gibi ayrıntılardan hem siyasal gruplar, hem de halkımız bilgi sahibi oluyordu...

      Kararnameler öyle değil; herkes -siyasetçiler dahil- uygulama süreci başladığında çıkarılan kararnamenin neyi nasıl şekillendireceğini görüyor...

      Bu tavır, milli iradenin yani halkın bilgilenme hakkını göz ardı etmek anlamına gelmiyor mu...

      Kılıçdaroğlu'nun parmak bastığı bu sıkıntı, umarız iktidar tarafından ortadan kaldırılır ve demokrasiyi birlikte sahiplenme sürecinde siyasal fire verilmez!

Derkenar

-----------------------------

      YARIN, farklı siyasal tercihleri de olsa, hayat tarzları ve dünya görüşleri örtüşmese de herkes, Yenikapı Mitingi'ne katılmalı. Aziz Türk Milleti'nin demokrasiden, cumhuriyetten, laik, sosyal ve hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nden yana olduğunu dosta düşmana göstermeliyiz.

Dünyanın kafasına, demokrasi âşığı bir millet olduğumuzu sokmalıyız. Unutulmasın ki bu miting tıpkı diğerleri gibi, ülkemizde demokrasi dışı siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik yaşantıya izin vermeyeceğimize de basılmış mühür olacaktır... Ay yıldızlı bayrağını al, mitinge katıl!

Dost edinirken dikkatli olalım

-------------------------------------------------------

        MUHAMMED Dahlan ismini hatırlayacaksınız...

      Rüşvet ve hırsızlık suçundan aranırken kaçan ve BAE'ye sığınan Filistinli...

      FETÖ'nün darbe girişimi için bulunduğu BAE'den yardım sağlayan ve paraları fethullaha ulaştıran bu adamın Mısır'dan yayın basan bir de televizyon kanalı olduğu ortaya çıktı...

      Pensilvanya'daki iblisin bu kanal aracılığıyla Batı'ya çağrı yaptığı ve Türkiye'ye müdahale edilmesini istediği belirlendi...

      İhanetin sınırı yok...

      İblis de ihanet etmeye doymuyor...

      Hainliğinin sonuncusu bu çağrı...

      ............................

      Bu organizatör (!) Filistinli kanalıyla yüklü bir parayı iblise gönderen Prens Muhammed bin Zeyid el Nahyan da sözde Türk dostu ve Erdoğan hayranı...

      Meğer ikisi de değilmiş; yılanın başı değilse bile gövdesiymiş...

      Bundan sonra İslam Dünyası dahil, nereden dost edineceksek herhalde ince eleyip sık dokumak zorundayız... 

Rastgele

-----------------------

      ŞEREF Malkoç da Cumhurbaşkanı'nın başdanışmanı...

      Yarın yapılacak Yenikapı mitingi'ne katılacak MHP lideri için "Ömründe görmediği bir kalabalığa hitap edecek" deyince hem MHP'lilerden, hem Erdoğan'dan tepki aldı.

      Demokrasiyi sahiplenme sürecine gölge düşürücü bu ifade üzerine af dilemek durumunda kalan Malkoç bundan sonra umarım baltayı taşa vurmayı sürdürmez...

      *

      CUMHURBAŞKANI'nın kaç başdanışmanı var bilmiyorum. Kaçı baltayı taşla vurmakla anılıyor o konuda da bilgim yok. Yalnız haddim değil ama söyleyim, bundan böyle kişi başdanışmanlığa atanırken natıkasına dikkat edilmeli, gaf yapmayanlara görev verilmeli diyorum. Estirilen dostluk ve kardeşlik havasını hiçbir başdanışman, siyasal mülâhazayla bozmamalı.

BİR SÖZ

---------------------------

      SİYASETÇİNİN aile terbiyesi, kürsüde konuşurken belli olur.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları