Fevzi Ekrem Terzioğlu feryat etti

Fevzi Ekrem Terzioğlu feryat etti
Fevzi Ekrem Terzioğlu feryat etti
Irak Meclisinin Türkmen Vekili Fevzi Ekrem Terzioğlu feryat etti:Irak’ta tam anlamıyla orman kanunları hakim. Güçlü olan, güçsüzleri silah zoruyla yıldırmaya çalışıyor. Türkmenlere yönelik baskılar sürüyor. Yeri ve toprağı olmayanın namusu da olmaz.Türkmenler, kapalı kapıların ardındaki karanlık odalarda, kirli ve kanlı ellerin çizdiği sistemli programlar doğrultusunda yok ediliyor. Ezilen bu toplumun feryadını hiç kimse duymuyor. [B]Dört çocuğumu kurban versem de Kerkük davamdan asla vazgeçmem[/B]Irak’ta Kerkük’e özel statü verilmesi için bir kampanya başlatan Terzioğlu, bölgede yaşanan dramı anlattı.[U][B]Röportaj: Selda Öztürk Kay [/B][/U]Irak Parlamentosu’nun Türkmen Milletvekillerinden Fevzi Ekrem Terzioğlu, Irak’taki Türkmenlere yönelik baskı ve tehditlerin sürdüğünü, ancak Türkmen siyasetçilerin ve toplum önderlerinin mücadeleden asla vazgeçmediklerini söyledi. Bir süre önce Ankara’ya gelen Sadr Grubu’nun Parlamento’daki Türkmen Temsilcisi Türkmenoğlu, Türkmenlerin bugün siyasi anlamda Saddam yönetiminden bile daha zor bir dönemden geçtiğini ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını belirterek, “Yeri ve toprağı olmayanın namusu da olmaz. Coğrafyası olmayan bir toplum ne için mücadele edecek? Türkmenler kapalı kapıların ardındaki karanlık odalarda, kirli ve kanlı ellerin çizdiği sistemli programlar doğrultusunda yok ediliyor. Kuzeyde ve güneyde federasyon devleti isteyen Şia ve Kürt grupların ara yerinde ezilen bu toplumun feryadını kimse duymuyor” dedi. Türkmen Milletvekili Terzioğlu ile Irak’taki son gelişmeleri konuştuk. [B]Tek bayrak olmalı[/B]Siz, Kerkük’e özel statü veril-mesi ve ABD’nin Irak’ı terk etmesi için iki ayrı imza kampanyası başlattınız. Destek bulabiliyor musunuz? Özel statü kampanyasına, parlamentodaki Kürt vekiller hariç her gruptan vekil destek veriyor. Şu ana kadar 51 imza toplandı. Özel statü, bütün kurum, heyet ve teşkilatların eşit paylaşımı ile ülkenin tüm geliri, varlığı ve petrolünün Iraklılara yine eşit paylaştırılmasını öngörüyor. Meclis’te Arap, Türkmen, Kürt ve Kildanilerin eşit temsil hakkı olmasını talep ediyor. Elbette, Kerkük’te tek bir bayrak olmalı. O da Irak bayrağıdır. Diğer kampanyada ise 267 milletvekilinden 151’inin imzasını toplayabildik. ABD askerini gülle, çiçekle karşılamayan Türkmenler, işgali her daim reddetmiştir. ABD işgal güçleri ile müttefiklerinin Irak’tan çekilmesini istemiştir. Bizim istediğimiz, ABD’nin Irak’tan çekil-mek için bir tarih belirlemesidir.[B]Saldırılar sona ermeli[/B]En son kardeşinizin bir suikast sonucu yaralandığını duyduk. Siz, Türkmenlerin haklarını savunurken, tehdit ve saldırılara maruz kalıyor musunuz? Sürekli yaşıyorum bunu. Kardeşime yapılan suikast ne ilktir ne sondur. Dört çocuğum kurban versem bile Kerkük’ten asla vazgeçmem. Her gün onlarca belki yüzlerce Irak Türkmeni saldırılara, patlamalara, füzelere maruz kalıyor. Her gün çocuklar ölüyor, kadınlarımız dul kalıyor. Yaralılarımıza ilaç bile bulamıyoruz. Sağlık hizmetlerinden, kültür hizmetlerinden söz bile edemiyorum. Hepsinden yoksun Türkmen halkı. Türkmenler bugüne dek hiçbir dönemde devletine veya Hükümetlerine silah çekmemiştir. Barıştan ve kanunlardan yana olan Türkmen halkı, tehditle, kanla, tüfekle, kılıçla, silahla ittifak yapmaz. Oysa Irak’ta şu an tam anlamıyla orman kanunları uygulanıyor. Güçlü olan güçsüzü silahlarıyla sindiriyor. Türkmenler, büyük denizin dibinde renkli balıklara benziyorlar. Bu renklerden dünyayı mahrum etmek isteyenler var.[B]Irak’ta mezhepkavgası çıkmaz[/B]İŞgal güçleri, Irak’ta bir mezhep kavgası çıkarmaya çalışıyor. Ancak bunda başarılı olamazlar. Örneğin, Sadr grubunun içinde Sünni ve Şii insanlar vardır. Sadr grubu, Felluce’de Sünniler ile birlikte aslan gibi savaşmıştır, pek çoğu orada kefen giymiştir. Sünni ve Şii’ler, Mukteda El Sadr’ın emriyle omuz omuza aynı camide birlikte Cuma namazı kılmıştır. Bu, Irak’ta hiç kimsenin mezhep kavgası yaratamayacağı yönünde verilen anlamlı bir mesajdı. ABD, Sadr grubunun bu milli ve yurtsever tavrından son derece rahatsız. BM’nin Irak’ta hiçbir şekilde fonksiyonu yok. Türkmen bölgelerinde, cinayetler, adam kaçırma olayları devam ediyor. Daha iki üç gün önce iki Türkmen işadamı Türkmen bölgesi olan Domiz semtinde tüm halkın gözü önünde kaçırıldı. Şimdi akıbetleri belli değil. Bunların hepsi yıldırma ve baskı politikası. Bugün Filistin’de bile yaşanmayan akıllara durgunluk verecek olaylar yaşanıyor Türkmeneli’nde. Türkmenler her gün tehdit altında. Her gün onlarca, yüzlerce şehit ve yaralımız var. Ne BM, ne İçişleri, ne Başbakan, ne de Savunma Bakanlığı bunları görüyor. Bir süre önce Başbakan Maliki ile görüştüm ve Kerkük’te güvenliği sağlamak amacıyla oluşturulan birimlerde Türkmenlerin de yer alması için başvurdum. Ama kulaklar adeta sağır. [B]Peşmergenin maaşı devletten[/B]Kuzey’de Kürtlerin egemenliklerini ilan ettikleri bir yapay devlet kurulmak üzere. Bu devlet, Kerkük’ü de sınırlarına dahil etmek istiyor. Irak bugün bölünmeyle yüzleşmiştir. Ama biz bunu kabul etmiyoruz. Barzani, Irak’ta özellikle Kerkük bölgesine harıl harıl, askerlerini teçhizatlarını getiriyor. Şu an 190 bin peşmerge parasını, pulunu, teçhizatını devletten alıyor. 50 bin emekli peşmerge de maaşını devletten alıyor. Kürt Parlamentosu’nda geçtiğimiz günlerde bir karar alındı. Devletin gelirinden yüzde 17’sini sözde Kürdistan bölgesine tahsis ettiler Meclis kararıyla. 190 bin peşmerge, 50 bin emeklinin maaşı zaten devletten ödeniyor. Bu yüzde 17’lik dilim, tüm Irak’ın geliridir. Bu paranın hangi bakanlığa gideceği belli değil. Nasıl dağıtılacağı bilinmiyor. Hesabı sorulmayacak. Tamamen denetimsiz bir ödenek. Buna Meclis’te itiraz ettik ancak fiilen de olsa yürürlüğe girdi bu karar. Büyük şirketler, sözde Kürdistan hükümeti ile 50 yıllık anlaşmalar yaptılar. Petrolden sorumlu bakanın bu anlaşmalardan haberi bile yok. Bu anlaşmalar geçersiz sayıldı Irak Parlamentosu’nda. Ancak, hâlâ işleri yürüyor. Kuzey Irak’ta yatırım yapan Türk şirketleri de var. Tacir olan, parayı nasıl kazanacağını düşünüyor. Ancak, paradan ziyade milletini düşünmeli aslında. [B]ABD, Irak’ta kendini koruyamadı[/B]Kiralık askerleriyle vahşet yapan ABD işgal güçlerine sert tepki gösteren Türkmen Milletvekili Türkmenoğlu, “4 yıldır Irak’a ölüm, kan, patlama ve vahşetten başka ne getirdiler” diye sordu.ABD’nin Irak’tan çekilmesi için iki ayrı imza kampanyası başlatan Fevzi Ekrem Türkmenoğlu, işgal güçlerinin kendilerini bile koruyamadığını savundu. Irak’ta ABD varlığından büyük rahatsızlık duyuluyor. Bu rahatsızlığın boyutları hakkında ne söyleyebilirsiniz?Sadr grubundan bir kişi bile bugüne kadar ABD’lilerle oturup konuşmamış, el bile sıkışmamıştır. Anayasanın 140’ıncı maddesinin tartışılacağı bir toplantıda, BM’nin görevlendirdiği ABD’li temsilci ile aynı masa oturmayı reddettik. Çünkü bizim kırmızı çizgimiz ABD’dir. Bizim topraklarımızı terk ettikten sonra, biz onlarla aynı masaya oturabiliriz. Bu görüşümüz asla değişmeyecektir. Zaten ABD halkı da çekilmesini istiyor. ABD Irak’ta başarısız oldu. Çünkü onlar siyasetçi değil. Onlar, Kızılderililerin kanları üzerinden tarihe girebilmiş bir toplum. Fikirle değil silahla otorite kurmaya çalışıyorlar. Üstelik bu coğrafya onların çok yabancısı. 2007 yılında yapılması planlanan Kerkük referandumu, Irak’ın öncelikli meselesi olarak görülüyor. Türkmenlerin referandum konusundaki plan ve programı nedir? [B]Referandum istemiyoruz[/B]Türkmenler referandumun yapılmasını kesinlikle istemiyor. ABD hiçbir zaman sözlerini yerine getirmez. İşgal güçleri, 4 yıldır Irak’a ölüm, kan, patlama ve vahşetten başka ne getirdiler? Neden geldiler Irak’a? Ne fikirle, projeyle geldiler? Onlar vakitsiz öten horoz gibi artık. Koskoca ABD kendini Bağdat’ta koruyamadı bile. Halbuki her tür pis yolu kullanıyor. Kiralık askerleriyle vahşet yapmaya çalışıyorlar. Ancak hâlâ kendilerini koruyamıyorlar. Türkmenler, Kerkük’teki demografik yapının büyük değişime uğradığını savunuyor. Şu an Kerkük’te temsil hakkı bulunan grupların sayısı hakkında bir veri var mı elinizde?Maalesef Kerkük’teki demografik yapı büyük değişime uğradı. Binlerce Kerküklü olmayan vatandaş, Irak’ın dışından getirildi. Türkmenlerin arazilerinde, evlerinde yaşıyorlar. Bunun nedeni merkezi Irak Hükümetinin acziyetidir. Dışarıdan gelen Kürtler, gençlik, kadın merkezlerinde, devletin askerlik şubelerinde, futbol sahalarında ikamet ediyor. Sorduğunuz zaman ‘Biz 50 yıldır burada yaşıyoruz’ diyorlar. Bunlara nüfus cüzdanı ve erzak karnesi veriliyor. Seçimde Kerkük vatandaşı oldukları tespit edilsin diye. Vatandaşlık Daire Başkanı, bu şekilde nüfus cüzdanı isteyen birkaç kişiye bunu vermediği için öldürüldü. İsveç’te 206 bin sahte Irak pasaportu dağıtıldı. Kerkük referandumu öncesinde Irak’ta vatandaşlık kaydı yaptırmaları için. Dışarıdan getirilen Kürtlerin sayısı 600 bini aştı. Saddam döneminde 803 bindi nüfus. Bugün 1.5 milyonu aştı.
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş