Feyzioğlu tecrübesi...

A+A-
Ahmet TAKAN

“Yeniden yargılama paketi” ile çıktı yola Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu; Cumhurbaşkanı, Başbakan’la görüştü.. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile bir araya gelip ortak çalışacaklardı. AKP sözcüsü Hüseyin Çelik çok sert eleştirdi Feyzioğlu’nu.. “Yoğun gündem” girdi araya, Adalet Bakanlığı’ndaki ortak çalışma yapılamadı.. Paket Bakanlığa gitti.
“Bu vesile ile siyasete soyunduğu” gerekçesiyle çok sert eleştirenler oldu. “Doğru yoldasın aldırma yürü git” diyenlerin sayısı da bir hayli fazlaydı.
Meteoroloji raporlarına göre Ankara’nın en sisli günlerinde görüşme trafiğinde gaz kesmedi Metin Feyzioğlu.
Tam MHP’ye gitmeye hazırlanırken, “gelme” dediler. TBB Başkanı, Meclis Başkanı Cemil Çiçek’e gitti. Sonrasında Çiçek’in yaptığı; “Bugün geldiğimiz nokta itibariyle yargının içinden ve yargının dışından yargı üzerinden yargısal konularla ilgili bir siyasi kanal açılmaya çalışılıyor, bir siyaset oluşturulmaya çalışılıyor. Bu son derece tehlikelidir. Bunu asla doğru bulmam” açıklaması siyaset duvarlarında yankılanırken Metin Feyzioğlu CHP’de Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüyordu.
“Metin Feyzioğlu, CHP Genel Başkanı olmak istiyor”, “Metin Feyzioğlu Cumhurbaşkanı adaylığına soyundu” diyenler de vardı. Yaptığı çıkışlar CHP derinliklerinde tartışılıyordu. Eski parti meclisi üyesi olması hatırına eleştiriler açıktan kamuoyu ile paylaşılmıyordu. Feyzioğlu, CHP içinde de belirgin bir sıkıntıya sebep olmuştu. Hatta, görüşme öncesi (Çarşamba günü) MYK sonrası CHP sözcüsü Haluk Koç, gayet diplomatik ve kibar bir dille mesajı yollamıştı;
 “Balyoz Davası ve yürütülmekte olan Ergenekon, Oda Tv, KCK gibi davalarla ilgili tartışmalar, bu yolsuzluk iddialarının ortalığı kasıp kavurduğu şu günlerde başka bir mecraya çekilmiş görünüyor. Bu tezgahı da hepimizin çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. İyi niyetle yargının bu süreçte takınacağı rol hususunda arabuluculuk yapmaya gayret edenlerin de bu hususta çok dikkat etmeleri gerekiyor” diye.
Metin Feyzioğlu’nun yürüttüğü tüm temaslardan daha fazla merak ettim Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmenin perde arkasını... Acaba, Kılıçdaroğlu partisindeki rahatsızlığı yansıtmış mıydı?.. Paket için neler söylemişti, ne yorum yapmıştı Feyzioğlu’na?..
CHP kaynaklarına sordum.. TBB’nin günlerdir tartışılan  “yeniden yargılama paketi”  ile ilgili görüşmenin topu topu 20 dakika sürdüğünü öğrendim. Kaynaklar, görüşme boyunca Kemal Kılıçdaroğlu’nun hiç yorum yapmadığına ve sadece dinlediğine dikkat çekti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Haluk Koç ile görüştüm. Koç,  “Toplantıda Metin Bey kendi yaptığı temasları, kamuoyunda tekrarladığı 4 maddelik önerisini söyledi. Genel Başkan nezaketle dinledi. Ek bir yorumda bulunmadı” dedi.
AKP iktidarının yargı operasyonuna da değindi Haluk Koç;  “Geldikleri nokta hazin verici. Demokrasi adına hazin verici. Bundan sonrasında Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nu AB’den Sorumlu Bakan olarak neden o makamda tutuyorlar? Çünkü tamamen tensikat alanı olması gereken bir Bakanlık oldu” diye konuştu.
Koç’un söyledikleri çok dikkat çekici;
“Çok karanlık günlere giriyoruz. Eğer bu süreçte Türk milleti demokratik kurallar içerisinde sandıkta AKP’ye bir fren koyamaz ise karanlık ve çok ciddi kapalı bir rejime sürükleniyor Türkiye. Çok sıkıntı verici bir şey. Bunun siyasi görüşü yok. Bu CHP’nin görüşü diye söylemiyorum. Bunu, ortak paydası demokrasiye inanan bu ülkeye, bu toprağa kendini bağlı hisseden, her görüşten demokratın bu tespiti bir şekilde yapması gerekiyor. Bir siyasi tartışma konusu, bir kamplaşma konusu ile burada Başbakan’a ve totaliter zihniyete destek verecek bir tavır daha sonrasında hiç kimsenin demokrasiyi ağzına alamayacağı bir sonuca yol açar.” 
“Tablo bu”  dedikten sonraki son sözleri ise şöyle Haluk Koç’un:
“Allah hepimize sabır versin, bir kısmımıza akıl versin. Her dönemde farklı bir siyasi çizgi olabilir. Şu olabilir, bu olabilir ama siyasi izan dediğimiz noktada siyasi farklılıkları aşmak gerekiyor bence. Akıl ve izan. İzan, çok güzel bir kelime. Aklın ötesinde bazı şeyleri ileri sürüyor yani ruh dengesini de koyuyor.” 
Dönelim en başa;
Metin Feyzioğlu, dedesi rahmetli Turhan Feyzioğlu’nun siyasi ömrü boyunca kazandığı tecrübenin en az dörtte birlik bölümünü, 17 Aralık’tan sonra edinmiştir, diye düşünüyorum!..

Yazarın Diğer Yazıları