Filli boya, sadece boya değilmiş...

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Sevginin sürekliliği...

yani vefa; ahlakı yüksek, karakteri yüksek insanlara özgü bir duygu.

"Memlekette en hızlı ne yok oldu?" diye sorsalar; vefa derim.

Çünkü yaşadığımız her anı borçlu olduğumuz insanlar var.

Mehmetçik dağları gözlemese örneğin; polis uykusuzluğa, yorgunluğa yenilse;

Bir köy okulunda çocuklarına aşkla sarılmazsa öğretmen,

Bir çiftçi hasadından vazgeçse,

90 kuruşa süt, 50 kuruşa portakala isyan etse örneğin;

Bir doktor yeminini terk etse...

Son gazeteci de satsa kalemini...

Mumla ararız yaşadığımız günleri...

Hayat, işini iyi yapan, vefalı, koca yürekli insanların omuzlarındadır.

Her şeye rağmen, her türlü baskıya, yıldırmaya, korkutmaya rağmen...

Geçmişte ölümü göze alıp kimi zaman;

Kimi zaman Kara Fatma olup çetesi ile düşmana korku salan, kimi zaman Hasan Ali Yücel gibi aydınlanma meşalesini yakan insanlar...

Sizlere minnettarız...

Başta Cumhuriyetimizi, özgürlüğümüzü, onurumuzu, namusumuzu borçlu olduğumuz Atatürk... Bu memlekette nefes alıp veren her insanda Atatürk'ün hakkı vardır.

Atatürk Vatan'dır... Vatan'ı korumak, vatanı sevmek; Atatürk'ü koruyup sevmekten geçer... Bilin ki; Mustafa Kemal ile sorunu olanlar emperyalizmin uşağıdırlar. Çünkü 100 yıl sonra bile emperyalistlerin öncelikli hedefidir  Mustafa Kemal'i yıkmak...

Resmi makamlardan resimlerini, meydanlardan heykellerini, okul kitaplarından devrimlerini kaldırmaya başladılarsa da, yüreklerimizden onun ışığını silmeleri mümkün değildir.

Atatürk'e vefa; memlekete, tarihimize vefadır; gözünü kırpmadan en değerli varlığını; hayatını feda eden şehitlerimize vefadır!

Vefa; sevgi, bağlılık, yüce gönüllülüktür. Karşılık beklemeden yapılandır. Çıkar gözetmeden verilen...

***

Filli Boya'nın reklam filmi ile başlayan tartışma bana bunları hatırlattı. Filmde hem samimi Anadolu insanı; olduğu gibi, eğip bükmeden konuşturulmuş, hem de bu ülkenin harcı Atatürk'e göndermeler yapılmış.

Atatürk'ün hedef olduğu günlerde, iş dünyasından bir kadın, hiç bir kaygı gözetmeden bu filmi hazırlatmış.

Gözde Akpınar... Sizi ayakta alkışlıyorum.

Siyasetçilerden önce iş insanlarının ihanetine uğradı Türkiye...

Aman sesimiz çıkmasın, "görünmez olalım" diyenler de vardı, yandaşlık halkasının içine girmek için birbirini ezen de...

İktidar ne yaptıysa alkışladılar. Neyi yok etmek istediyse; ya destek oldular ya da izlemekle yetindiler...

Bağımsız, özgür, muhalif medyanın sesini kısanlar da yine iş dünyasıydı...

Medyanın tek sesli hale gelmesinden, en az AKP iktidarı kadar sorumludurlar!

Çünkü AKP ile birlikte iş dünyası kendi "olağanüstü halini" ilan etti!

Zihinsel OHAL,  TÜSİAD başta olmak üzere ticaret ve sanayi odalarına kadar iş dünyasının iliklerine işlemişti!

Filli Boya'nın sahibi Gözde Akpınar, işte bu OHAL'i dağıttı. Korkunun duvarlarını yerle bir etti. Bir Türk kadınına zihinsel pranga vurulamayacağını gösterdi.

İş "adam"ı başka, adam olmak başkaymış dedirtti...

"Adam"ı cinsiyetçi bir anlamda kullanmıyorum. Gözde Akpınar'ın; anlı şanlı işadamlarını en azından utandırdığını düşünüyorum.

Vefa, ihanetin zehridir. Gözde Akpınar hem işini iyi yaparak örnek oldu, hem Mustafa Kemal'e vefası ile hepimizi duygulandırdı.

Filli Boya, Türkiye'nin rengidir artık.

  • Yorumlar 11
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları