Fırat Kalkanı: Evet ama yetmez!

A+A-
Armağan KULOĞLU

Fırat Kalkanı operasyonunda önemli mesafe kaydedilmiş ve koalisyonun 3-4 senede yapamadığını TSK, ÖSO'yu da destekleyerek kısa sürede başarmıştır. Ancak bunu devam ettirmek ve siyasi amaca ulaşana kadar da diplomasiyle sonuçlandırmak gerekmektedir.

Harekât devam ettirilmeli

Harekât, Cerablus bölgesinin kontrol altına alınmasıyla başlamış, güneye Menbic istikametine devamla Sacur Çayı'na dayanmıştır. Devamında batıya doğru geliştirilmiş, Çobanbey'den ikinci cephe açılmış, Cerablus-Azez hattının bütünü 98 km. genişliğinde, 5-25 km. derinliğinde kesintisiz olarak kontrol altına alınmıştır.

Genişlik itibariyle istenilen elde edilmiş, ancak henüz güvenliği sağlayacak derinliğe ulaşılamamıştır. Derinliğin El-Bab dahil, 40-45 km.'ye ulaşması gerekmektedir. Harekât IŞİD üzerinde sonuç alınıncaya kadar devam ettirilmelidir. Bu durum, PYD'nin güneyden El-Bab'tan dolaşarak Afrin'le birleşmesini de engelleyecektir.

Operasyonun IŞİD'le mücadele safhasına koalisyon, göstermelik de olsa arada destek vermektedir. Ancak PYD'nin işgal ettiği Menbic'den çıkarak Fırat'ın doğusuna çekilmesi sorunu devam etmektedir. Sorunun kaynağı ABD'dir. ABD bu konuda verdiği sözün arkasında durmamaktadır. "Çekildi" diye kandırmaya çalışmaktadır. Erdoğan-Obama görüşmesinden de bir sonuç alınamamıştır. Zaten alınamayacağını daha önce de değerlendirmiştim.

Menbic konusundaki kararlılık sürdürülmeli

Burada Türkiye'nin güvenliği ve prestiji söz konusudur. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanı bütün beyanlarında PYD'nin, Menbic'den Fırat'ın doğusuna çekilmemesi halinde hedef olacağını, gereğinin yapılacağını belirtmiştir. Bunun arkasında durma zorunluluğu vardır.

Türkiye'nin, Suriye'nin terör örgütlerinden temizlenmesi, toprak bütünlüğü, istikrarının sağlanması kapsamında Rusya, İran ve Suriye yönetimiyle koordinasyon içinde hareket etmesi, Türkiye'nin Menbic'e operasyonu için elini güçlendirecektir. Bu durumda ABD üzerinde oluşturulacak yoğun diplomatik baskının da sonuç vermesi beklenebilir. Ancak son tahlilde Türkiye'nin güç kullanması zaruridir. Güvenlikli bölge önerisine ısrarla devam edilmelidir.

Harekât hedefine ulaştıktan sonra bölgenin kontrolü için Türkiye'nin daha fazla kuvvet tahsis etmesi gerekecektir.

ABD'nin Rakka için Türkiye'yi öne sürerek kullanma düşüncesine de dikkat edilmelidir.

Menbic olmazsa Afrin denenmeli

PYD'nin Menbic'den çekilmemekte ısrar etmesi, ABD'nin de oyalamalara devam etmesi, TSK'nın da Menbic'e operasyonunun siyasi açıdan çıkmaza girme ihtimali düşünülerek, bu durumda Afrin'e operasyon düzenleneceğini ve PYD'nin buradan çıkarılacağını ortaya atmak da etkili olabilir.

Hatta bunun uygulanması durumunda, Menbic-Afrin hattının PYD tarafından her hâlükârda birleşmesinin önüne geçilecek, hem de bölgedeki Türkmenlerin can, mal emniyetleri, sınır ve bölge güvenliği sağlanmış olacaktır.

Fırat'ın doğusunda PYD'nin federasyon hazırlığında olduğu da dikkate alınmalıdır.

Harekâtın başarısı TSK'ya aittir

Harekâtın kısa bir sürede başarıyla gelişmesi, koalisyonun bugüne kadar işi ne kadar ucundan tuttuğunu gösterdiği gibi, TSK'nın da bu kadar itibarsızlaştırılmasına ve yıpratılmasına rağmen, ülkenin menfaatleri ve Türk Milletinin güvenliği için, içeride yürüttüğü PKK'yla mücadele de dahil olmak üzere, ne kadar vefakar ve cefakar olduğunu bir kere daha göstermiş, KHK'larla hakkında alınan kararların haksızlığını ve yersizliğini, adeta haykırırcasına ortaya koymuştur.

İçeride PKK'yla mücadele sürdürülürken, Fırat Kalkanı operasyonu da, siyasi sonuç alınana kadar sürdürülmelidir. Bu Türkiye'nin varlığı, bütünlüğü ve güvenliği, aynı zamanda itibarı meselesidir.

PKK'yla mücadelede, savunmadan taarruza geçilmesi de yeni bulunmuş bir fikir değildir. Daha önce uygulanmış, terör gündemden düşürülmüş, terör tırmandığında yeniden uygulanmış ve sürekli gündemde tutulmuştur. Esas TSK'nın neden zamanında kışladan çıkarılmadığı, suçlandığı, itibarsızlaştırıldığı ve neden tekrar bu duruma geldiğimiz sorgulanmalıdır.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları