Fırat'ın kanı kurumadan

Servet AVCI

Açılım sürecinin de verdiği rahatlıkla, 'atanmış teröristler'in en kolay örgütlenip şiddet ürettiği üniversitelerin başında geliyordu Ege Üniversitesi... Rektör ve ekibi görmemişti galiba üniversitede birçok alanın 'kurtarılmış bölge'ye dönüştürüldüğünü!..

Rektör ve emniyet dahil herkes her şeyi biliyordu... Bağıra bağıra geldi bir cinayet, Fırat katledildi... Sonra o rektör, senatosunu topladı ve sorumlu olmadıklarını, üniversitenin bilim yuvası niteliğini anlattı hiç sıkılmadan, Fırat'ın cesedi henüz soğumadan...

Aylar geçti, ne Başbakanlığın soruşturması bitti, ne de YÖK'ün... Hem rektör hâlâ görevde, hem de fakülte bahçesi Kandil'e çevrilmiş olan o dekan... Şimdi Ege Üniversitesi kaynamaya devam ederken,  o rektör ve ekibi kaldıkları yerden izlemeyi sürdürüyorlar...

Biz buradan not düşelim: Ege'de meydana gelebilecek yeni bir cinayet için, o rektöre, ekibine, ayrıca İzmir'deki savcılara ve İzmir Emniyeti'ne sorumluluklarını hatırlatalım... Fırat'ın katili, özel eğitimli bir teröristti ve bunun bütün belgeleri devlette mevcuttu... Eğer gereği yapılsaydı bu cinayet engellenebilirdi... 

***

12-13 Ekim tarihlerinde PKK'lılar Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde boykot gerekçesiyle sınıfları bastılar, öğretim üyelerini ve öğrencileri tehdit ettiler... Derslere devam etmek isteyen öğretim üyelerine öğrencilerin gözleri önünde hakaretler ve tehditler sıraladılar...

PKK'lılar 14 Ekim'de Merkez Kütüphane'nin önünde eylem yaparak, eyleme katılmayan öğrencileri taciz ettiler... Özel Güvenlik, güvenlik üretmekten ziyade eylemcilerin etrafına dizilmekten ibaret bir görev üstlenmiş durumda...

Edebiyat Fakültesi'nin önünü eskisi gibi rahat kullanamayan öğrenci kılıklı teröristler bu defa Ziraat Fakültesi'nin kantinini üs edinmiş durumdalar... Ankara Gar Meydanı'nda patlayan bombaları bahane ederek, Ege Üniversitesi'nde okuyan ve birçoğu hiçbir siyasî görüşle ilgisi bulunmayan öğrencilerden intikam peşine düştüler... Âdeta 'dokunulmazlığa sahip gibiler' ve bu rahatlığı diğer öğrenciler üzerinde baskı ve şiddete çeviriyorlar...

***

PKK'yla mücadelede dağı taşı bombalayan devlet, üniversitelerini 'kurtarılmış alanlar'a çevirmeye çalışan teröristlere daha ne kadar göz yumacak... Eğitim yılı açılır açılmaz yine diş göstermeye başladılar Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde, İstanbul'da, Ege'de ve diğer birçok üniversitede...

Problem bunların bilinmemesi değil, bilinip de tedbir alınmaması... Radikal sol grupları da barındıran organize bir şebeke, üniversitelerde, Anadolu'nun okumaya gelen çocuklarını kırmaya, ezmeye, sindirmeye çalışacak ve bir rejim organları aracılığıyla bunları seyredecek!.. Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır?

Kampüsler Kandil'e çevrilecek ve buna müdahale edilmeyecekse, Kandil'i bombalamanın anlamı ne? Eğer bir terörist için herhangi bir üniversitenin kampüsünde terör üretmek Kandil'de üretmekten daha kolay ve güvenliyse, kampüsler dururken Kandil'de, Haftanin'de, Zap'ta kalmanın anlamı ne?

***

Türkiye'de hukuk, Ege'de rektör, İzmir Adliyesi'nde savcı, İzmir Emniyeti'nde müdür varsa, bilinmelidir ki, bu kaynamalar henüz kanı kurumamış Fırat'ınkine benzer bir sonuç doğurabilir... Bakalım o zaman da Rektör senatosunu toplayıp, "Başlangıçta bir öğrenci anlaşmazlığı şeklinde ortaya çıkan olay giderek çatışmaya dönüşmüştür" deyip, lâfı "Sonra yaralılardan biri ölmüştür" diye mi bitirecek?

Fırat'ın katledilmesinden sonra senato bildirisinde, üniversitenin hiç arzulanmayan bu olayla anılmasından rahatsızlık ifade edilmiş, üniversitenin yaşam hakkını en temel insan hakkı olarak gördüğü buyrulmuştu!.. Ve ardından sıkılmadan şu iğrenç cümle kurulmuştu: "Üniversitemiz kuşkusuz huzur ortamı içinde yoluna devam edecektir!.."

Dağlıca'dan daha yeni dört şehit haberi alırken, Ege'de huzur ortamının nasıl devam ettiğini görüyoruz!.. PKK'lıların kendilerinden olmayan herkesi sindirmeye çalıştığı, sadece öğrencileri değil, artık öğretim üyelerini de tehdit ettiği, okulu 'kamp' gibi kullandığı bir huzur ortamı!..

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş