Fiyasko...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Fırat Kalkanı adı verilen operasyon 24 Ağustos'ta başlamıştı. Düğün-bayram ile Suriye'ye girildi. Gece yarısı Süleyman Şah'ın mezarının kaçırılmasının ardından bölgede hakimiyetin sağlanacağı havası pompalandı. Operasyonun başladığı gün ilginç bir isim vardı Ankara'da... Obama devri henüz sona ermemişti. ABD'nin Başkan Yardımcısı Joe Biden'a ders verildiği gibi topluma gaz verilen yalanlar türetildi yandaş medyada. Türk askeri sadece Suriye'ye güvenlik bölgesi oluşturmakla kalmayıp Musul'a ulaşacağı iddia ediliyordu verilen mesajda. Dahası Lozan sorgulanıyor, Misak-ı Millî sınırlarından dem vuruluyordu. Merhum Erbakan'dan "Kıbrıs Fatihi" olur da çırağından "Musul Muzafferi" çıkmaz mıydı? Kılavuzu Fesli meczup olanları kimse tutamıyordu hani... Gaza nutukları, cihat çağrıları arasında PYD-YPG unsurlarının Fırat Nehri'nin ötesine savrulacağı bölgenin DEAŞ'tan temizleneceğine dair nutuklar gırla gidiyordu. Üzerinden 15 Temmuz silindiri geçmiş askerin bir nevi itibarını kurtarma harekatıydı...

***

Karanlıklar Prensi ile beraber Soros'un her fırsatta tekrarladığı: "Askerinden başka ihraç malı yok" sözleri bir kez daha gerçekleşmişti. Bölgeye IŞİD sapıklarının yerleşmesini teşvik eden ABD, kontrolden çıkan unsurları dize getirmek için kendi askeri yerine Türk askerine yol vermişti. Türkiye'nin millî kuruluşları bunun da bir tuzak olduğunu, BOP eşbaşkanlığı sürecinin devam ettiğine dikkat çektiyse de neredeyse FETÖ'cü damgasıyla karşılaşacaktı... El-Bab'dan şehitler geldikçe bazıları derin uyku esnasında garip sayıklamalara kapıldı. Bayrağa sarılı tabut ile getirilen şehitlerin istisnasız hepsi sıvasız-tuğlalı gecekonduların çocuklarıydı. Ne de olsa asrın lideri "Askerlik yan gelip yatma yeri değil" demişti. Demişti de iktidar partisinin mensuplarının çocuklarına şehadet şerbeti içmek nedense nasip olmuyordu... Bu arada Suriye operasyonuna dair destanlar üretildi. Bütün dünyanın operasyonun başarısına parmak ısırdığı söylentileri yayıldı. 3-5 değil bir de bakıldı ki 71 şehit verilmiş... Bu esnada Obama gitti, Trump geldi. Rusya ile yeniden kanka olundu. Barzani'nin 82'nci vilayetin valisi olduğu söylendi. Vs...

PKK'nın uzantısı PYD-YPG Fırat'ın doğusuna geçmediği gibi ABD'nin ağır silahları ile donatıldı. ABD askerleri kollarına PYD armaları taktı. Sam Amca bunu yapar da İvan geri kalır mı? Rus askeri de aynı armalarla donandı... Hani bir dönem tören ile başlatılan "Eğit-Donat" hikayesi hayata geçmiş oldu. Her MGK toplantısı sonunda Suriye' de DEAŞ ve bölücü terör unsurları ile sonuna kadar mücadelenin süreceği kararları manşetlerden düşmüyordu.

Derken dün ABD'den önemli bir konuk başkentin misafiri oldu. ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı Rehs Tiller, MGK toplantısı öncesi Türkiye'ye gelişinin çok anlamlı olduğu ifade edildi. Sebebi de akşam saatlerinde ortaya çıktı. "Fırat Kalkanı Harekatı Sona Erdi" başlıklı haber ajanslardan düştü.

***

İşsizlik yüzünden uzman erbaş olarak her an ölüm ile burun buruna olan Mehmetçik: "Vay be!" dedi önce. Ardından: "Şu Sam Amca pek şanslı ABD'nin Genelkurmay Başkanı geliyor Fırat Kalkanı başlıyor. Dışişleri Bakanı geliyor harekat bitiyor... Her halde eve dönüyoruz" diye umutlandı. Ne de olsa Menbiç'e gitmeye hazırlanıyordu garip. PYD'yi Fırat'ın doğusuna kadar kovalamayı düşünüyordu yiğit... 212 gün süren yorgunluk bitmişti de. Sonuç neydi bir türlü anlamıyordu. Sahi anlayan var mı? Sevgili devre arkadaşım, gazimiz Güven Kaya'nın  "Asker Ölmek İçindir" adını verdiği kitabı ve yaşadığı olayları sakince anlatışlarını hatırladım. Sahi asker sadece ölmek için mi vardır?

  • Yorumlar 8
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları