Flash flash, şok skandal!

A+A-
Altemur KILIÇ

“Nedir bu memleketin hali?” eşittir “Nedir bu medyanın  hali?”
Başlıktaki ibareler, çok tirajlı gazetelerimizin internet sitelerinin ve çok reytingli TV kanallarının haber ve yorum özetleri! “Ergenekon kapsamında” medyamız yazarları, yorumcuları ve her zamanki şüpheli sohbetçilerinin şu sırada yazdıkları ve söyledikleri de medyanın hali pür melali! Objektif bir iletişim profesörü hallerine bakarak bunları “çaktırırdı”.
Holding medyası; yalakaların, esen rüzgârlara, holdinglerin  çıkarlarına, yüksek maaşlar için ve de kendi itiraflarıyla “dansöz gibi” yazanların elinde ve yönetiminde. Bunlardan biri ülkede önemli gelişmeler olurken, başyazısında şarap koleksiyonundan söz ediyor. Diğeri gazetesinin bir köşesinde, “Ergenekon” soruşturmalarındaki açık hukuksuzluklara dair haber ve yorumlar varken aynı günkü gazetede bu hukuksuzlukların örneklerini veriyor: Daha suçları sabit olmamış insanlar hakkında, “içeriden servis edilmiş” iddiaları yayımlıyor, tutuklulara yargısız infaz yapılıyor!

Benim kuralım
Benim kendi gazetecilik kuralım şöyle: Eğer elime, sansasyonel ve benim için prim yapacak atlatma bir haber  geçse, bu haberin ülkemin çıkarlarına zarar vereceği hususunda en ufak bir “ihtimal” olsa, o haberi yayımlamam. Vâkıf olduğum devlet sırlarını ne kadar prim getirirse getirsin, ülke çıkarlarına zarar verebilecegi için, ölsem de yayımlamam, hiç yayımlamadım da! Tabii, aksi ispat edilmedikçe masum sayılmaları gereken kişilerin haysiyetlerine dokunmam ve dokunmadım da!
Ama herkes için geçerli olması gereken bu ilkeler “Ergenekon” kapsamında paspas oldu! Şimdi ülke çıkarlarını gözetenler alay konusu oldular. “Biz her şeyden önce gazeteciyiz, yazarız, enteliz” diyorlar. Bıraktım milliyetçi olmalarını, “Türklükten” nasibini almamış bu kişiler önce T.C.’yi yok etmekte kararlılar. Her şeyden önce “entel libearaller.” 
Bu kadar aleni hukuksuzluklar, adaletsizlikler oluyor! Nerede insan hakları şampiyonları ve nerede AB kriterleri. Türk’ten başka herkesin  “hakları”  var, bu bağlamda!

Markette ne ararsan var!
Gazetecilik ahlakı -etiği- onları teğet geçmiş. Ve de holding medyası kucak açmış. Sayın Aydın Doğan’a daha birkaç yıl önce onlardan şikâyet ettiğimde, bana, “Bizimkisi medya marketi, her çeşitten bulunur” demişti! Her nasılsa “o çeşit”- yalaka çeşitleri- daha fazla. Haksızlık etmeyeyim; O gazete ve kanallarda cesur, vatansever ve milliyetçi kalemler, konuşanlar var, ama “nazar boncukları”, her ihtimale karşı! Rant balonları düşmesin diye ilk atılacak kum torbaları! Ama yalakalar çoğunlukta!
Medyada cesur, bağımsız gazeteler, televizyonlar da var. Ama reytingleri, duyulma imkânları az; çünkü reklam kaynakları, dağıtım araçları da holdinglerde, holding tekellerinde!
Bu durumda tam bir basın-medya özgürlüğünden söz etmek mümkün mü?
Bunun cevabı da Ergenekon kapsamında. Medya bu ateşle imtihan ediliyor. Ve yalakalar bilmiyorlar ki baskılar, haksızlıklar karşısında yeteri kadar ses çıkarmazlarsa, gün gelir onların da sesleri kısılır!
Bu ortamda sayıları az da olsa cesur, mücadele veren gazeteler ve yazarlar var. Ben onlarla iftihar ediyorum. Özellikle ART Kanalı ve kendi gazetem Yeniçağ, yazarları ve konuşanlarıyla!
ART’nin kuşatma altındaki performansı bir gün basın tarihine altın harflerle yazılacak. Ya Ali Kemaller, Peyam-ı Sabah vb.!
Bana Amerika’da üniversitede iki şey öğretmişlerdi: Özgür ve bağımsız bir basın (medya) demokrasinin sigortasıdır. Eğer basın kendine çekidüzen vermez, kendini kontrol etmezse başkaları kontrol eder ve hizaya sokar!

Cesur yürek
İçeri aldıkları sevgili “cesur yürek” Mustafa Özbek’i de tutuklamışlar! Anlaşılıyor ki Cumhuriyet’in bütün kalelerini yıkmakta ve kahramanlarını sindirmekte kararlılar. Bir “kara kutunun”, “karadeliğin”, “karabasanın” Cumhuriyeti yıkmasına seyirci mi kalacağız?.. Türk gençleri, Türk medyası, Türk gazetecileri, Türk sendikacıları, ülkenin “Cesur yürek”leri “ateşle imtihan” ediliyor! Derler ki günün en karanlık saatleri sabaha en yakın saatlerdir, ama “sabahı” uyanırsak görürüz!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları