Formülü anladık, öpülen kim?

A+A-
Behiç KILIÇ

Efendim malumunuz memleketin birincil meselesi, Rize Belediye Başkanı’nın müthiş sosyolojik formülüdür.
Nedir!!?
Batı, doğudan kuma alacak, PKK yerle bir olacak!..
Olursa bu kadar olur..!
Bu müthiş “kafanın” siyaseten de önünün açık olduğunu hesap edersek...
Önümüzdeki dönem, “yüzde 47” ahalinin katkısı ile, TBMM’ye girmesi ve aileden sorumlu devlet bakanı falan olması mümkündür..!
İcraatları ile memleketi neşelendirmesini sabırsızlıkla beklememiz şarttır da...!
Muhteremin söylediğini, “Milano Sırrı” ile, TRT’ci hamfendinin tersten anladığı kanısındayız...
“Kuma” doğudan batıya demişti Rizeli...
Ortaya çıkan manzarada “öpülenin durumu” ters..!
Gerçi şöyle de değerlendirilebilir..
Sırrı’nın “Doğu” ile alakası mazbatası ile ilgili...
Bir de “Kandil durumundan” doğulu...
Rivayete göre o Türkiye’yi de aşmış “Milanolu” diye tanınırmış...
Türkiye’deki durumu da, yaşam alanı olarak daha çok “Batı” dolaylarında.
O halde işlem tamam.
TRT’ci uyanık doğru yere kayığı bağlamış!..
Mesele malumunuz, ahali olarak Habertürk’ten öğrendik...
(HABERTÜRK Gazetesinin haberine göre, giyimine gösterdiği özenden dolayı ’Milano Milletvekili’diye anılan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın, TRT eski spikerlerinden Gül Selçuk ile aşk yaşadığı iddia edildi. İkili önceki gece Cihangir’deki Meyra adlı kulüpte sarmaş dolaş eğlenirken görüldü... Şıklığı ve zarafetiyle bilinen ve hakkında ’Milano Milletvekili’diye espriler yapılan Sakık, önceki gece İstanbul Cihangir’de Meyra adlı kulüpte eski TRT spikerlerinden Gül Selçuk ile sarmaş dolaş eğlenirken görüldü. İkilinin bir süredir birlikte olduğu ve Sırrı Bey’in, Selçuk’la buluşmak için sık sık İstanbul’a geldiği iddia ediliyor... Selçuk’un adını ve o geceyi hatırlamakta zorlanan Sakık ise, “Oğlum, yeğenim, danışmanım ve şoförümle otururken gelip masamıza oturdu. Kendisini fazla tanımam ancak masamıza gelince bir süre oturmak durumunda kaldık. Bahsedildiği gibi bir ilişkimiz yok. Belki kendisi böyle bir şeyi servis yapmıştır” dedi. )
Havadis böyle, havadisi aktardık...
Şimdi, burada bir “öpme” durumundan bahsediyoruz. “Öpüleni” anlamaya çalışıyoruz. Kimdir “öpülen!!?”
Görünürdeki “eski TRT”ci midir öpülen, yoksa..?
Bu “Milanolu” kardeş sık sık demeçler verir ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne giydirir!.. Beyanlarında “Dağlarda garibanlar ölüyor, filancanın çocukları askerlik yapmıyor” der durur ses çıkaramazdık. Hatta “Yahu adam doğru söylüyor” der dururduk...
Eee, işte kendi durumu!..
Ne diyor?..
“-Oğlum, yeğenim, danışmanım ve şoförümle oturuyorduk...”
Nerede oturuyormuş?..
Gece kulübünde... Kendisinin oğlu yeğeni ve şoförünün kullandığı TBMM kırmızı plakası ile kullandığı otomobil de herhalde kapıdaydı..
Ne olmuş?.. Eski TRT’ci ile muhtemelen barış görüşmeleri yapıyorlarmış. “Dağdakiler” için olması gerekir herhalde..
Kendilerini ilk ortaya atan “fedai-öncü” kimlikler bunlar...
Bir yanda Milanolu Sırrı (oğlu, danışmanı şoförü eşliğinde) öbür yanda (Eski TRT’ci) bayan...
Onu bilir onu söylerim. Bu Kandil’e yuva yapmış eşkıya güruhu, memlekete kan dehşet, ölüm ve yıkımı pompalarken, beri yanda işini bilen bir kısım uyanıklara dünya malını sunmaktadır...
Nasıl olsa, bu memleket bir oyun alanıdır, saf tutmayı, tepeye yapışmayı bileceksin. Bir tarafta felaketlerin dumanı tüterken, tüten duman içinde, ateşe körükçü olabilirsen yırttın...
Eminim “Eski TRT’ci” de bu  “düzeyli ilişkisi” nedeniyle şimdi yeni muteber medyacı durumundadır...
Eee, bunun da bir nimeti olacaktır tabii...

Yazarın Diğer Yazıları