Frankfurt Kitap Fuarı'nda 'onur konuğu' mu olduk?

İsrafil K.KUMBASAR

Türkiye’nin bu yıl ‘onur konuğu’ olarak katıldığı 60’ıncı Frankfurt Kitap Fuarı’nın açılış törenine, ne yazık ki yeni bir ‘onursuzluk’ damgasını vurdu.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan Abdullah Gül’ün yanı sıra, Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan, TÜSİAD Başkanı Arzuhan Yalçındağ, Hürriyet Genel Yayın Müdürü Ertuğrul Özkök’ün de katıldığı törende sahneye çıkan Orhan Pamuk, yine o tanıdık üslubu ile Türk devletine verdi veriştirdi.
Bakın Türkiye’nin tanıtımını nasıl yaptı:
- “Son yüzyılda kitapları yasaklamak, yakmak, yazarları öldürmek, hapse atmak, onları vatan haini ilan edip sürgüne yollamak, basında hep bir ağızdan yazarları aşağılamak Türk kültürünü zenginleştirmedi, tam aksine fakirleştirdi. Devletin yazar ve kitap cezalandırma alışkanlığı hâlâ devam ediyor. Benim gibi pek çok yazarı susturmak, sindirmek için kullanılan TCK’nın 301 numaralı maddesi yüzünden yüzlerce yazar ve gazeteci şu anda mahkemelerde yargılanıyor, mahkûm oluyor.”

* * *

Peki siz, Türkiye Cumhuriyeti devletini temsil eden ‘Cumhurbaşkanlığı’ makamında oturan bir kişi olsaydınız, ‘gözünüzün önünde’ alenen sergilenen bu ‘küstahlık’ karşınızda ne yapardınız?
Hadi diyelim kürsüye çıkıp “Ne diyon lan sen”  diye o küstah adamın çirkin suratına kocaman bir ‘Osmanlı şamarı’ indirmeye yüreğiniz yetmedi, en azından oturduğunuz koltuktan kalkma zahmetine katlanıp salonu terk etmez miydiniz?
Ama Abdullah Gül ne yaptı?
Sanki ‘hiçbir şey olmamış’ gibi kürsüye çıkıp, etrafına gülücükler saçtıktan sonra Orhan Pamuk’a dönüp övgüler yağdırmaya başladı:
- “Önceki yıl Nobel Edebiyat Ödülü’nün değerli Türk yazarı Orhan Pamuk’a verilmiş olması, Türk Edebiyatı’nın evrensel olarak kabul edildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Bundan gurur duyuyoruz. Türkçeyi dünyaya duyurdunuz. İçinde yaşadığınız dünyanın, kültürün dünyaca tanınmasına büyük katkınız oldu. Teşekkür ederim.”

* * *


12 Temmuz 2008 seçimlerinin ardından Dr. Devlet Bahçeli’nin verdiği olağanüstü destek sayesinde Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan Abdullah Gül, kendisini bir yerlere kabul ettirebilmek için ‘devletin kesesinden’ her tarafa ‘mavi boncuk’ dağıtmaya başladı.
Gün geliyor, ‘Türklüğe hakareti’ düzenleyen TCK 301’inci maddeden dolayı yargılanan Orhan Pamuk’u ve Elif Şafak’ı ağırlıyor.
Gün geliyor, kendilerini ‘İkinci Cumhuriyetçi’ olarak tarif eden Cengiz Çandar, Mehmet Barlas, Nazlı Ilıcak, Ali Bayramoğlu, Mustafa Karaalioğlu ve Gülay Göktürk’ü konuk ediyor.
Gün geliyor, “PKK’ya asla terörist örgüt demem” diye direnen Ahmet Türk başkanlığındaki DTP heyetine Köşk’ün kapılarını aralıyor.
Gün geliyor, bölücü örgüte ‘yardım ve yataklık ettiği’ gerekçesiyle halen yargılaması devam eden Sebahat Tuncel’e kucak açıyor.
Ama Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde “Bizim çocuğumuzdur” diye kendisini o makama getirmek için adeta seferber olan sözde ‘milliyetçi/muhafazakârlara’ ise her nedense Gül’ün davet listesinde hiç yer yok.

* * *


Şimdi Allah rızası için söyleyin bakalım:
Abdullah Gül, kimin Cumhurbaşkanı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş