Fransızlar, Fransa’ya karşı ne yapabilirler?

İsrafil K.KUMBASAR

1915’in yüzüncü yıldönümü olan 2015 yılına yönelik hazırlık yapan Ermeni diasporasının bastırması ile, dünyanın değişik ülkelerinde sözde Ermeni soykırım iddialarına yönelik hareketlenmeler yeniden başladı.
2001 yılında ’soykırım’ yasasını kabul eden Fransa, bu kez “Ermeni soykırımı olmamıştır”  denmesini suç haline getiren tasarıyı parlamento gündemine aldı.
Ermeni soykırımını inkâr edenlere 
’1 yıla kadar hapis’ ve ’45 bin Euro para cezası’ öngören yasa teklifi bugün Fransa Meclisi’nde görüşülecek.
İçeride sıktıkları palavraların uluslararası alanda da geçerli olacağını zannedip,  “Çağdaş Avrupai değerler tehlikeye giriyor. Avrupa’nın göbeğinde ifade özgürlüğü kısıtlanıyor, Fransa ortaçağ dogmalarına geri dönüyor”  söylemleri ile girişimi engelleyeceklerini zannediyorlar.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’e bir mektup gönderen AKP iktidarın başıTayyip Erdoğan, aynen şu ifadeyi kullandı:
- “Sonuçları vahim olur, sorumluğu da girişim sahiplerine ait olur.”
Ama görünen o ki, mevzubahis vahim sonuçlar, yine ’büyükelçiyi’ geri çekme, ’ilişkileri’ askıya alma, ’ticari boykot’ uygulama gibi klasik tehditlerin ötesine geçemeyecek.

***


İktidar sahipleri, Fransa yönetiminin, ‘yaklaşan seçimler’ dolayısıyla yasa tasarısını gündeme aldığını söylüyorlar.
Peki, 2007 yılında Avrupa Parlamentosu’nun,  “Soykırımı inkâr edenlerin cezalandırılmasına” yönelik bir karar aldığını bilmiyorlar mı?
AB komisyonunun, 2010 yılında üye ülkelere, kararın bir an önce ’uygulamasına’ yönelik çağrı yaptığından haberleri yok mu?
Ne yazık ki, Fransa’nın yaptığı, malum karara işlerlik kazandırmaya yönelik bir adımdan başka bir değildir.
Karar için ‘27 AB ülkesi’ daha sırada bekliyor.
Peki bugüne kadar dış politikada ’destan’ yazmakla övünenler, üyesi olabilmek için bir taraflarını parçaladıkları AB bu kararı alırken hangi cehennemdeydiler?
Ermeni diasporasının hararetle destek verdiği kararın engellemesine yönelik ’hangi ciddi girişimlerde’ bulundular?
Hiçbir şey!..
Neden? Çünkü onlar, o sıralarda bir taraftan İsrail’e  “One Minute”  diye efelenip, diğer taraftan BOP taşeronluğunu icra etmekle meşguldüler.

***


 “Bölge lideri oluyoruz” palavrası ile dış politikayı ’taşeronluk’ üzerine oturtan iktidar sahipleri, bugüne kadar hep  “Tarihi tarihçilere bırakalım” deyip geçtiler.
‘Devlet imkânlarını’ yağmalamaktan başlarını kaldırıp, Ermeni diasporasının dünyanın her bölgesinde parlamentolardan ‘adam satın alarak’, sözde soykırım iddialarını ’yasa’ haline getirme çabalarına engel olmayı akıllarına bile getirmediler.
Başları sıkışınca Cezayir’i, Ruanda’yı hatırladılar da, peki Balkanlar’da, Sovyetler Birliği’nde, Çin’de yapılan Türk katliamlarından hangilerini dünyaya anlatabildiler?
Bırakın çok fazla öteye gitmeyi, daha dün bütün dünyanın gözleri önünde hunharca gerçekleştirilen Hocalı katliamı için ne yapabildiler?
Aksine, katliama komutanlık eden Ermenistan Cumhurbaşkanı ile kol kola girip, ‘sınır kapılarını’ açmaya kalkıştılar.
Şimdi, ’yumurta’ kapıya dayandıktan sonra, ’içi boş’ hamaset nutukları çekmenin ’milletin gazını almanın’ dışında herhangi bir faydası var mı?

***


Siz kalkıp kendi Meclisinizin kürsüsünden gizli arşiv belgelerini sallayarak  “Cumhuriyet Dersim’de katliam yaptı”  diye bas bas bağırırsanız, elin Fransız’ı da kalkıp  “Osmanlı Doğu’da soykırım yaptı”  diye işte böyle tepenize biniverir.
İlla da birilerine kızmak istiyorsanız, bir zahmet ‘aynanın’ karşısına geçin.
‘Gerçek’ Fransızları orada göreceksiniz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş