Futbol mu, oyun mu?

Murat TAŞKIN

Futbol bir oyun mudur?
Hemen verilecek cevap; "Elbette bir oyundur."
Ardından bir soru daha gelir: "Pekalâ.. O zaman futbol kendi kurallarına göre mi, yoksa oyunun kurallarına göre mi oynanacaktır."
Cevabı, içinde bulunulan zamana, yaşanılan ülkeye ve kapsadığı şartlar ile konulan hedefe göre verilebilecek bir soru.
Futbolun kuralları, neredeyse tamamen hakemin başlama ile bitiş düdüğü arasına sıkıştırdığı sürede uygulanır.
Her türlü sonuç, onun da bir insan olduğu ve de hakim gibi bir ay, bir yılda düşünerek değil, bir anda karar veren hakemin düdüğü ile tescillenir.
Kayıpları ve kazanımları buna göre şekillenir.
Tabii, bu durum futbolun kurallarına göre oynandığı bir zeminde geçerlidir.
Bizdeki gibi, futbolun değil de, "oyunun kurallarına göre oynandığı" ülkelerde, "Futbol sadece futbol değildir" gerçeğini bir kenara bırakın, futbol yazılı olan kuralları dışındaki oyunlara göre de şekillendirilebiliyor.
Ahlaki bütünlüğünde en üst düzeyde olması gereken sporda, işin içine "Amaca ulaşmak için her yol mubahtır" mantığı girip egemenlik kurmuş ise, sizin Donkişotluk (!) yaparcasına futbolun kurallarına çakılıp kalmanız bir işe yaramaz.
Bu başka bir deyişle, en kötü gerçekle yüzleşerek, en güzel yalanla oyalanmamaktır.
Trabzonspor'un özellikle gündemdeki adam Yattara'nın Katar'a transferi aşamasındaki gelişmeleri, söylemleri ve gerçekleşmeyen gidiş haricindeki eylemleri irdeleyecek olursak, temelde ne sporun ahlâkına, ne de futbolun kurallarına uyduğunu söyleyemeyiz. O zaman, işi "oyunun kurallarına göre oynamaktan" başka çare yoktur.
Bunun için, Ersun Yanal, sanki Yattara gitmiş gibi sarf ettiği sözlerini, "Acelecilik içinde söylenmişler" olarak telakki edecek, Sadri Şener, "10 milyon euro iyi paraydı" düşüncesini tamamen bir kenara atacak, gitmesini de iyi değerlendiren taraftar, kalmasından daha çok memnun olduğunu gösterecektir.
Yattara'da, "Benim gitmek istemediğimi beni tanıyanlar biliyordu. Olan olmuştur. Beni her kesimi ile seven Trabzonspor'u özlediği şampiyonluğa kavuşturmak için daha çok çalışacağım. Futbolu da, oyunu da kurallarına göre oynayacağım" diyerek, beklentileri boşa çıkarmayacaktır.
Trabzonspor,  "oyun içinde oyunların oynandığı bir ülkede" öncelikle futbolu kendi kuralları içinde oynamaya çalışarak liderliğini sezon sonuna kadar sürdürmenin hesabını yapacaktır.
Oyunun kuralları bu diyerek, dünkü söylemlerinin tümünü toprağa gömecek, söylenmişleri ide söylenmemiş kabul edecektir.
Başarı için başka çare de yoktur.
Yoksa, bundan sonraki kısmı, "o onu dedi. Bu bunu demişti. Yok öyleydi; yok böyleydi" diyerek bir yere, hele hele şampiyonluğa hiç varılmaz.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş