Füze kalkanı gölgesinde ‘dansa’ kalkan kedicikler

İsrafil K.KUMBASAR

ABD, zurnanın ’zırt’ diyeceği bir hamle için daha düğmeye bastı. Lafı evelemeden, gevelemeden şöyle izah etmek mümkün;
Sam Amca bastırıyor:
-  “Ey Türkiye, öyle ya da böyle İran’ın tepesine bineceğim. Füze kalkanı bahanesiyle masrafların bir kısmını da senin sırtına yükleyeceğim. Bu ahval ve şerait içinde benimle birlikte misin, değil misin?”
Ankara bu emrivaki karşısında zaman kazanabilmek için, habire ipe ’un’ seriyor.
Nasıl mı? Mesela, ’1 Mart tezkeresi’ konusunda tam yedi yıl gıkı çıkmayan Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül diyor ki:
- “Tezkere geçseydi, bugün PKK diye bir sorunumuz olmayacaktı.”
Hadi ya. Bunu nasıl da düşünemedik.
Yahut sen düşündün de yedi yıldır yine zurnanın zırt dediği zamanda mı beyan etmektesin sayın Gönül? Niye tam da ABD’nin  “Ya herro, ya merro”  diye bastırdığı bir ortamda, tezkereyi gündeme getiriverdin?
Sırf, Gönül işi olsa neyse, beri yanda bir de Celal Amca (!) açmazımız var.

* * *

Daha düne kadar “Kürtlerin bir kedisini bile Türkiye’ye vermeme” yiğitliğini beyan eden Celal Talabani de, munis bir ’Ankara kedisi’ pozuna büründü.
Tipik bir şark kurnazı portresi çizen Talabani, devletin resmi kanalına verdiği röportajda, Kürdistan’ın hayal olduğunu ifade ediyor.
Ancak, hinliği elden bırakmıyor Celal Amca, yani demeye getiriyor ki:
-  “Bugün için belki Kürdistan hayal. Ama sabredin, açılıma destek verin. AKP’yi düşman görmeyin, onlar Kürtlerin en esaslı müttefikidir.”
Başka ne diyor?
- “En büyük hayalim, İstanbul’da anılarımı yazmak.”
Vay, vay vay. Dün ’kedisini’ bile Türkiye’den esirgeyen Celal Amca, büyük hayaller peşinde. Pek haksız da sayılmaz.
Arkasında Türkiye’yi ’36 etnik gruba’ bölmekten çekinmeyen bir iktidar olduktan sonra, ’isteğine kavuşması’ hiç de imkansız değil.
Adam inanmış. Türkiye’deki gidişat da kendisini ’motive’ ediyor. Göğsünü gere gere  “Türkiye, tüm Müslümanlar için devlet olarak anavatan” diyebiliyor.
Ah yavrum benim. Döktüğün ’Türk kanı’ olunca, sıktığın kurşun ’Müslüman Türk’ü’ hedef alınca bu düşünceler hiç aklına gelmiyor. Ta ki, ’kendine benzeyen’ birileri iktidarı ele geçirinceye kadar.
Demek ki, şartlar ’olgunlaşmış’ durumda.

* * *


Belli ki ’Türkiyelilik’ kervanına bu peşmerge sürüsü de katılmış bulunuyor.
Boğaziçi’ni düpedüz ’vatanları’ belliyorlar. Çamlıca sırtlarına ’kaçak villa’ kondurmayı onlar da akıllarından geçiriyor olmalı. Haklarıdır.
 “Sahipsiz olan vatanın batması haktır.”
Bakın, tatilini gizli gizli, Dışişleri’nin kamuflajı altında İstinye Park’ta geçiren Neçirvan Barzani de bugünlerde Türkiye’de.
Barzani hazretleri, önce Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile bir ’çalışma yemeğinde’bir araya gelecek. Ardından Tayyip Erdoğan tarafından kabul edilecek.
Barzani ile Davutoğlu’nun çalışma yemeğinden arta kalanları, Talabani’nin bizden esirgediği ’kediler’ kemirir mi bilmiyoruz.
Zira, biliyorsunuz bir ’balıkçı’ muhabbetidir sürüp gidiyordu nicedir. Belli ki, ’Türk’e diş bileyenlerin’ yükselen trendi, ’enfes deniz mahsulü’ olan balık.
Eğer o bizden esirgenen kedileri, ’balık kılçıklarını’ kemirirken görürseniz hiç şaşırmayın.
İş ’masa altlarına’ kadar düşmüş durumda.

* * *


Sam Amca, balığın ’kokusuna’ alıştırılmış olan kedinin kuyruğuna bastı.
Şimdi ya kedi ’sahibini’ tırmalayacak. Yahut ’kedinin sahibi’ olduğunu sananlar ABD’ye hırlayacak.
’Kedi’, ’füze kalkanı’ meydan savaşı.
Görün bakalım, önümüzdeki günlerde ’nasıl bir tuluat’ sergilenecek.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş