Füzyon politikası

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Dünya, enerji konusunda büyük bir atılımın eşiğinde. Amerikalı Lockheed şirketi, geçtiğimiz günlerde füzyon reaktörünü yaptığını açıkladı.
Lockheed, F-16 ve F-35 gibi gelişmiş savaş uçaklarının yanı sıra yüksek teknolojiye dayalı savunma sistemleri üreten, dünyadaki en güçlü silah şirketlerinden biri. Lockheed’in açıklamasında, bir kamyona sığabilecek büyüklükteki reaktörün 5 yıl içinde askeri, 10 yıl içinde ise sivil amaçlı kullanıma sunulacağı ve 100 megavat enerji üreteceği belirtiliyor.
Füzyon reaktörünün ilham kaynağı güneşimiz. Güneş aslında doğal bir füzyon reaktörü.
Güneşte çok yüksek basınç ve 15 milyon derece ısı altında hidrojen izotopları birleşerek, helyum atomuna dönüşüyor bu sırada ortaya büyük miktarda enerji çıkıyor.
Bilim adamları yıllardır füzyonu normal sıcaklıkta gerçekleştirmeyi amaçlıyordu. Anlaşılan bu başarılmak üzere.
Füzyon reaktörü gerçekten yapıldıysa bu insanlık için büyük bir tarihi gelişme .
Bu gelişme tüm dünyayı olduğu kadar ülkemizi de yakından ilgilendiriyor.
Çünkü tüm dünyada enerjiye dayalı stratejiler alt üst olacak.
Petrol bölgeleri üzerine oynanan oyunların bir anlamı kalmayacak. Savaş filoları Körfez bölgesinde turlamayacak.
Amerika, Avrupa Birliği, Çin gibi dev enerji tüketicileri petrolün peşinde koşmayı bırakacak .
Bu durumun çok ilginç sonuçları olacağı kesin. Petrol ve doğal gaz fiyatları düşecek.
Füzyon reaktörünün keşfedildiği doğruysa, Rusya’nın ekonomisi darmadağın olacak.
Tüm gelirini petrol ve doğal gaza bağlayan Rusya, dibe vuracak.
Elinde nükleer silahlar olan bir ülkenin dibe vurmasının sonuçlarının ne olacağını o zaman göreceğiz.
Petrol zengini Arap ülkelerinin rejimleri değişecek, zenginliğin yerini parasal sıkıntı ve iç çatışmalar alacak.
Petrol bölgelerinin bekçiliğini çıkarı uğruna uzun zamandır yapmakta olan güçler de ortada gözükmeyeceği için, petrol zengini ülkelerin yaklaşık 20-30 yıl sonrası durumları pek parlak olmayacak.
Kaybedenler kulübünün başına bunlar gelirken komşularının, Türkiye gibi ülkelerin işi zorlaşacak.
İstikrarsızlaşan petrol coğrafyasındaki çatışma ve göçler ülkemizi direkt olarak etkileyecek.
Tekrar yazmakta fayda var. Füzyon reaktörü gerçekten yapıldıysa.
Türkiye gibi ülkelerin petrol zengini ülkelere ihracatları durma noktasına gelecek. Petrol zengini ülkelerden çeşitli ülkelere para girişi de duracak.
Petrolün, temel enerji kaynağı olma özelliği azalacak.
Füzyon reaktörünü keşfeden şanslı ülkenin başına gelecekler ise şöyle:
Enerji ithalatına ödediği para çok azalacak.
Ucuz enerji kaynağı nedeniyle ürettiği malların fiyatları ucuzlayacak ve dünya pazarlarındaki hakimiyeti artacak.
Ülkesinde belirgin bir refah artışı olacak.
Askeri açıdan çok öne geçecek. Yeni enerji kaynağının sağladığı avantajla ’yeşil lazer’ temelli silah sistemlerini geliştirerek yaygın olarak kullanacak.
Bu gücü elinde bulunduran için yeni bir global imparatorluk dönemi başlayacak .
Ticari yük taşıyan gemileri ve savaş gemileri, yıllarca yakıt ikmali yapmadan denizlerde dolaşacak.
Biz bu arada neler yapacağız?
İşte bu çok önemli.
Büyük bir ihtimal, yeni okullarımızda haftada bir saat matematik dersi vererek bilimin dışına ittiğimiz çocuklarla bu gelişmeleri uzaktan seyredeceğiz.
Türkiye’de insanlarımız birbirini yerken, kutuplaşırken füzyonun ne olduğunu ne gibi bir bilgi ve teknoloji seviyesine ulaşmak gerektiğini anlayamadan, kavrayamadan bu dünyadan çekip gidecekler, bir nesil bunun farkına bile varamayacak.
Büyük bir ihtimal NATO’da bizim gibi ülkelere ihtiyaç olmayacak.
BOP falan kalmayacak, değerli stratejik ortaklık tozlu raflara kalkarken, ülkeler kendi çağdaşlık ve uygarlık anlayışına sahip ülkelerle ortak pazarlar oluşturup, diğerlerine kapıyı gösterecek.
Bir yüz yıl sonra gelişmişlerin ucuz iş gücü olarak, bu ülkelerin fabrikalarında ucuza çalışmaya giden bir yolda hızla yürüyeceğiz.
İçiniz sıkıldı mı? Sokağa çıkın, sağa sola bakın, insanların konuştuklarına kulak kabartın, akşam televizyon kanallarını izleyin, göreceksiniz cehaletin egemenliğini ve gelecekte ülkemizde neler olacağını.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları