Gazetecilik sanat mı, zenaat mı, esnaflık mı?

Altemur KILIÇ

Bu ezeli bir sorudur! Yoksa gazetecilik geçim parası için yapılan sıradan bir iş, esnaflık mıdır? Mekâna, zamana göre, belirli bir dava için veya rant mukabili mi yapılır? Gazetecilik, “Yalakalık-yandaşlık”  mıdır? Bilhassa, şu sıra bunların hepsi varit! Dürüst meslektaşlarımızdan Mehmet Y. Yılmaz, “Nur Çintay” rezaleti vesilesiyle, mensubu olduğu Doğan Gurubunun Radikal gazetesinin meslek ilkelerini sorgulama cesaretini gösterdi. Ben de bundan yola çıkarak, soruyorum; hele bu netameli dönemde, sicilli TC ve asker düşmanlarına Doğan medya gurubunda, neden köşe-program verilir? Çandar Referans’ta, Birand Posta’da yazarlarken, yazıları Milliyet ve Hürriyet sitelerinde, aynı günde, neden yayınlanır? Müşterileri o kadar fazla mı da tek köşeleri, kurtlarını dökmeleri için, onlara yetmiyor da daha fazla okunmaları mı isteniyor?... Ve buna karşılık milliyetçi, Atatürkçü yazarlar eşit imkân bulamazlarken! Bunu kıskançlıktan filan yazmıyorum; ama bir çelişkiye, çarpıklığa parmak basmak istiyorum!

Medya market
Sayın Aydın Doğan birkaç yıl önce, aynı soruyu kendisine sorduğumda, “Bizim gurup market, her çeşitten bulunur” diye cevap vermişti. Bir bakıma doğru olabilir. Aynı gazetede, yazarlar, köşeler arasında düşünce ayrılığı, tartışmalar olabilir. Ne var ki, Doğan Gurubunun “marketinde” öteki  “çeşit”, onlar her nedense, daha fazla! Harp Okuluna, adı üstünde bir kitaplık armağan eden Sayın Doğan’ın Orduya pervasızca saldıranları, nimet, getirim mukabili, AB fonları uğruna, iktidara, AB’ye yalakalık, bazı güçlere yardakçılık yapanları, haberleri saptıranları, işlerine gelmeyenleri, hasıraltı edip kendi meşreplerine uyanları, Ordu ve Atatürk karşıtı yazarları “marketinde” bulundurmaya gönlü razı oluyor mu? Tabii, bu köşeleri okuyor, programları izliyorsa!
“Basın özürlüğü”, “Basının bağımsızlığı”  diyecekler. Oysa radyolar, televizyonlar, dergi ve gazeteler, reklâm, dağıtım imkânları, bazı Holdinglerin “tekelinde” ise ve bu tekelin dışında kalan gazeteler, TV kanalları, radyolar, yazarlar seslerini, eşit olarak, duyuramıyorlarsa, gerçek “Basın özgürlüğünden” söz etmek mümkün mü? Halkın  “vaktinde ve doğru” haber ve bilgi alması demokrasinin başlıca garantisidir; ancak, bu  “tekeller” ve bu şartlar oldukça, medya bu işlevini yerine getiriyor mu?

Basın özgürlüğü
Gazetecilik, sanat mı, zenaat mı, esnaflık mı? Şimdiki düzen oldukça, bu soruların önemi kalmıyor! Hatta gazetecinin “tarafsız” olması gereğinin de! 
Taha Akyol yazmış; Mesleğimizin “altın bir kuralı” vardır: “Haber tarafsız, yorum hürdür!” Bu, ilke olarak doğrudur da, bugünkü, bu ortam ve şartlarda, kendi Grubu için ne dereceye kadar varit? Çoğu zaman haberlerde yorum yapılıyor, yorumlarda yanlış haberler veriliyor! Ben gazetecilik hayatımda, bu gibi kusurlardan tamamıyla, azade olamadım. Ama bu ilkeye uymak için azami gayret sarfettim. Belki çok başarılı bir gazeteci olamadım fakat iftihar ediyorum; Vakıf olduğum devlet sırlarını, sansasyon ve atlatma uğruna, ülkeme zarar verebilir diye, ifşa etmedim. Etmedim, ülke çıkarları söz konusu olduğunda, benim “tarafım” hep vatanım ve ordumun yanında oldum...

Uygur Türkleri
Köklerimiz, soydaşlarımız Uygur Türkleri yıllardır bağımsızlık savaşı veriyorlar. Bugün de Çinliler yıllardır yaptıkları gibi direnişçileri, hunharca öldürüyorlar. Hem de Türk Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Sincan-Urumçi ziyaretinin, hemen sonrasında! Adeta meydan okur gibi... Çinliler biliyorlar ki, 0  Türk Devleti, Uygur Türkleriyle ve onların davalarıyla, tıpkı Kerkük Türkmenleri konusunda yapıldığı gibi ilgisiz kalmıştır! İnanır mısınız; Dışişleri Bakanlığımız Uygur Türklerinin ve Türkmenlerin, aynı mavi-beyaz, ay yıldızlı bayrağının İstanbul’da asılmasını önlemeye kalkıştı, Çinlileri “gücendirmemek” için. AB’ye girmek için, her türlü aşağılanmaya boyun eğenler, asıl gücümüz olan “Türk Birliğini” göz ardı ederler ve “bağımsızlık” diye, mangalda kül bırakmayan, Bölücülerin “haklı mücadelesine” arka çıkanlar, Uygur Türklerinin haklı bağımsızlık mücadelesine biganedirler! Birisi dedi ki: “Eğer biz Uygur Türklerini korursak, onlar da, PKK’yı desteklerler.” Mantığa bakar mısınız; sanki sorun aynı sorun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş