Gazetecinin de tuzu kokmuş...

Yavuz Selim DEMİRAĞ

Gazeteciler Cemiyeti ve öteki basın kuruluşlarına üye olmadığım gibi ne iş yaptıklarına dair çok eleştiri yazıları da kaleme aldım. Kendi üyeleri çatır çatır hapsedilirken devâsa bütçe ile günü gün eden yöneticilere her gün söylenecek ağır sözler var. Ama memleket meseleleri yüzünden ne yazık ki gazeteciler kendi evlerinin önünü süpürmekten aciz kalıyor. Basında doğru düzgün sendika kalmadı. Yüzlerce gazeteci tutuklu, binlercesi işsiz. Çocuklarına süt alamayacak durumda basın emekçileri varken cemiyet başkanları lüks makam araçlarına biniyor. Aylık yakıt parası 5-6 gazetecinin maaşını geçiyor. Beş yıldızlı otellerde ailece kalıp dolar cinsinden ödemelerden tutun da sağlık giderlerine kadar sınırsız harcama yapan yöneticileri denetleyen yok.
Sarı basın kartı sahibi olmalarına rağmen üyelik müracaatı yapanlar balotaj kurulu tarafından kabul edilmiyor. Ama devletten fazla para alabilmek için üye sayısı yüksek gösteriliyor. Gazeteciler.com sitesinin haberine göre Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nin gerçek üyesi 840 iken, sarı basın kartı sahibi 2 bin 15 kişi üye olarak gösterilip yıllık 550- 600 milyar lira yardım alınıyormuş. Türkiye Gazeteciler Federasyonu seçimlerini yapabilmek için de 2 bin 15 üyesi varmış gibi fazla delege ile seçimlere katılıyor. “Yanlış beyan neticesi” nde uzun dönem federasyon başkanlığı yapmıştı.
Cemiyet tarihinde ilk kez olağanüstü kongre kararı alındı. 8 Mayıs’ta çoğunluk sağlanamazsa -ki zor görünüyor- 15 Mayıs’ta toplanacak. Ankara kulisleri toz duman. Her mekânda Cemiyet’te yapıldığı iddia edilen yolsuzluklar konuşuluyor. Personel maaşlarının taksi fişleri ile ödenmesinden tutun da, Antalya’daki arsalara kadar yüzlerce iddia var.
İşin garibi yıllardır A.A ve TRT’nin bağlı olduğu bakanlık koltuğunda oturan Bülent Arınç’ın bütün bunlardan haberdar olduğu, bugüne kadar nedense müdahale etmediği fakat, gelişmelerden rahatsız olduğu yolunda haberler yayılıyor. Oysa Arınç, başta TRT çalışanları olmak üzere Cemiyet üyelerini yönlendirerek istediği zaman yönetimi değiştirme gücüne sahipti. Başkent kulislerinde böylesi haberlerin danışıklı dövüş olduğu kanaatleri yaygın.
Şimdi birileri çıkıp “İyi de üyesi olmadığın Cemiyet ile ilgili niye yazıyorsun?” diye haklı bir soru yöneltecektir. Bir bakıma haklılar da... Ancak gazeteci kimliğim peşimi bırakmıyor. Tuzun koktuğu ortamda bizlerin gazeteci kimliğini bilenler, üyesi olmadığımız cemiyet adına bizi sorguluyorlar. Bu yüzden bunları yazmak, okuyucularımızı bilgilendirmek zorunda kalıyoruz. Ankara Gazeteciler Cemiyeti kongresini takip etmeye devam edeceğim.
Düğün ve cenaze münasebetleriyle gidebildiğim Kayseri’ye bu defa 3 Mayıs Türkçüler Günü için geldim. Övünmek gibi olmasın benim memleketim Türkiye’nin aynası gibidir. Kayserili uyanıktır. Siyaset rüzgârının nasıl ve nerelere doğru estiğini önceden kestirebilir. Abdullah Gül sayesinde AKP’nin tavan yaptığı kentte şimdi MHP rüzgarı esiyor. İlk defa liste krizinin yaşanmadığı kentte esnafı, köylüsü, işçisi, memuru Prof. Dr.Yusuf Halaçoğlu’na kenetlenmiş durumda. Dokuz milletvekilliğinden dördünü MHP, ikisini CHP’nin alacağı belirtiliyor. Kayseri izlenimlerimi ve son yıllardaki en heyecanlı geceyi önümüzdeki yazıya bırakıyorum.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş