''Gazze'' yürüyüşünden mektup

A+A-
Behiç KILIÇ

Bindirilmiş kıtanın uyanıklarına kapak olsun diye bir kere daha tekrarlayayım...
Benim Gazzem  “İskenderun”...
Bu memleketin Türk, Kürt her etnik kökene mensup fidan gibi delikanlıları toprağa düşüyor... Türkiyem çağdaş bir Haçlı seferi tehdidi altında... Haçlının taşeron silahlı eşkıyası her gün can alıyor... Mehmetçik, kanını canını namluya açmış mücadele ederken, Gazze mazze öncelikli konu değildir... Ve de... Benim şehidimin kanı yerde dururken, sokaklara dökülüp Gazze çığlıkları atarken, Mehmetçiğin şehadetine “Askerlik yan gelip yatma yeri değil, olur böyle vakalar, işin doğası... Kader!..” mantığı ile bakanların...
Şehidi aklına getirmeyenlerin...
“Gazze” işine de bakışlarını sorgularım...
Yani şöyle de derim...
Şehidim dururken, vatanım kaydırılırken Gazze teferruattır...
Ve de durum şudur...
İnsan olan her insanın Gazze’de olan bitene, İsrail’in insanlık dışı alçaklık içi davranışlarına içi elbette yanar..
Ötesinde de bizim ışığından yararlandığımız Mustafa Kemal Atatürk, her dünya mazlumunun örnek aldığı bir meşaledir... Filistinlinin özgürlüğünü de aydınlatacak kıvılcımlar ondadır... Bu yüzden ve sadece kalben, devrede bankerimsi, siyasi rantçı beklentiler olmadan bizler Filistinlinin yanındayızdır...
Bizim gibi bakanlar içinde, Filistin üzerinden Arap petrolüne hakim güçler üzerinde ilişki yaratıp, petrodolarlardan pay alma hesapları yapanda...
Tutuşan paçalarını alevden kurtarma, alttaki koltuğu koruma temelinde İsrail’e çakıp, padişahlığı koruma hesapları da yoktur!..
İsrail’in ceberutluğuna ve de Filistin’e gönülden desteğe örnek olsun diye bir okuyucu mektubu sunayım en iyisi...
 Sayın Yasemin Kayhan diyor ki;
“Gazze yürüyüşüne katılanlardan birisi olarak şunları söylemek isterim;
 İskenderun’da ve öncesinde, 40 yıldır uğraştığımız daha doğrusu Gazi Paşa’nın vefatıyla içine çekildiğimiz durumun gerçek sebeplerini artık daha net görüyorum. (Kendim için söylüyorum; gözü daha erken açılanların gözlerinden öperim.)
 O yürüyüşte herkesin ne düşündüğünü bilemiyorum, belki Cumhuriyet karşıtı, belki Atatürk düşmanı, belki de kendi etnik kökenini savunanlar...
 Ben elimde Filistin bayrağını taşırkenki düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim; Gazi Paşamın “mazlum milletler birliği”nden söz ettiğini bilirim, Doğu’dan emperyalistler sökülüp atılmadan bu ellerde huzur olmaz dediğini bilirim, Afganistan’ın Gazi Paşamın müttefiki olduğunu bilirim, Irak’ın Suriye’nin Gazi Paşama haber edip “Biz yine sizin kanatlarınız altında yaşamak istiyoruz” dediğini ve Paşamın “Siz kurtuluş mücadelenizi verin sonrasında federasyon şeklinde bir yönetimi konuşuruz” dediğini bilirim. Bilirim ki Gazi Paşam, Misak-ı Milli sınırlarımız derken asla şu anda haritalarla çizilen sınırları kastetmemiştir, etseydi Lozan’dan sonra Hatay’ı çekip almazdı...
İşte Filistin bayrağını o sebeple salladım, mazlum milletler birliği oluşsun ki Gazi Paşamın yoludur bu, o sebeple salladım ki PKK dediğimiz teröristleri azdıran, besleyen, ASALA teröristlerini azdırıp besleyen bu siyonist terör devletidir ve bu PKK, ASALA denen güruh büyük Yahudi devletinin kurulması için birer maşadır. Sol elimde Filistin bayrağı ve sağ elimin şehadet parmağı semaya doğru dikilmiş tam bir LAM harfi olarak dua ettim. Bu emperyalistler Doğudan def olsun ki insanlık kurtulsun, evlatlarımız, kardeşlerimiz ölmesinler, bugün bebek olan yavrularımıza yarın huzur içinde yaşayacakları Cumhuriyeti bu aziz vatanı ve insanı insan yapan İslam dinini en saf ve temiz haliyle yaşamaları için huzurlu temiz bir belde miras bırakabilmek için dua ettim... Evlatlarımıza ev, araba, bankada para değil istiklali tam, güçlü bir cumhuriyet bırakabilmek...  Bu aciz beden o yürüyüşte bunun için vardı...”
İşte budur, bizim için Gazze...
Bu hanım kardeşimi, duygularımızı yansıtan asil duruşu ile selamlıyorum...

Yazarın Diğer Yazıları