GDO’lu ürün yiyenler ne oluyormuş?

A+A-
Arslan BULUT

GDO’lu ürünlerle ilgili yönetmelik ve ardından çıkarılan Biyogüvenlik Yasası’nın esas olarak, bu ürünleri yasaklamadığını aksine serbest bıraktığını belirtmiştik. Fakat GDO diye başlayınca kimse meseleye ilgi göstermiyor. Konunun basında yer alması için Bolivya lideri Morales’in yaptığı gibi “Hormonlu tavuk yiyen erkekler eşcinsel oluyor” gibi tespitleri öne çıkarmak gerekiyor. Nitekim hiçbir gazete bu haberi görmezlikten gelemedi.

* * *

130 ülkeden binlerce insan, alternatif iklim zirvesi için Bolivya’da toplandı. Zirvenin açılışını yapan Boliyva lideri Evo Morales, “Ya toprak anaya sahip çıkacağız, ya da kapitalizm ölecek” dedi ve yiyeceklerin doğal olmamasını eleştirirken “Tavuklara gelince, tavukları kadın hormonuyla dolduruyorlar. Bu nedenle tavuk yiyen erkekler sorunlar yaşıyorlar. Ayrıca saçları dökülüyor ve kel kalıyorlar” diye konuştu.
Odatv.com, “Medya bunu niye görmedi? başlığı altında, iklim zirvesini sadece Birgün Gazetesi’nden Adnan Bostancıoğlu’nun incelediğini yazdı.
Yazıda şu bilgiler veriliyor:
Morales, sanayileşmiş ülkelerin er veya geç bir uluslararası iklim mahkemesinin kurulmasını kabul edeceklerini söyledi.
Morales, Uluslararası İklim Mahkemesi kuruluncaya kadar, Uluslararası Adalet Divanı’nın iklime karşı işlenen suçları yargılamasını önerdi.
Cochabamba Konferansı’nda gazetecilere açıklamalarda bulunan Morales, kapitalizmin yarattığı tahribata karşı toprağı korumanın önemine değindi.
Morales, “Toprak Ana’nın haklarını korurken, insan haklarını da korumuş olursunuz” dedi.
İnsanoğlunun Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne kavuşmak için 2 bin yıl beklediğini ve nihayet 1948’de BM’nin bu beyannameyi onayladığını hatırlatan Morales, aynı mücadelenin bir “Toprak Ana” beyannamesinin kabulü için de verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

* * *


Gıda Mühendisleri Odası Marmara Bölge Şube Başkanı Bilge Ölmez ise Rusya’da yapılan ve sonuçları raporlar ile kayıt altına alınan deneye göre farelerin 3-4 nesil sonra üreme yeteneklerini kaybettiklerini bildirdi.
GDO’lu mısır yedirilen farelerin
biyolojik olarak bir değişim yaşamadıklarını ancak yavrularının cinsel isteksizlik ve ürememe sorunu ile karşılaştığını belirten Ölmez, “GDO’lu mısır ile beslenen ve kontrol altında takip edilen farelerde 3 nesil sonra sindirim sistemlerinde
bozulma, bağışıklık sistemlerinde
çökme, kan yapılarında bozulma, tüm iç organlarında küçülme belirlenmiştir. Doğan yavruların normal ağırlıklarından daha az olduğu, doğumdan sonraki ölümlerde çok ciddi artış olduğu ve üreme yeteneklerinin durduğu tespit edildi” diye konuştu.
Türkiye’nin 1998 yılından itibaren ciddi bir GDO tehdidi altında olduğunu söyleyen ve geçen aylarda TBMM’den geçen Biyogüvenlik Yasası’nın eksik ve hatalı bazı maddelerinin olduğunu belirten Ölmez, bu maddelerin bir an evvel gözden geçirilerek düzeltilmesi gerektiğini kaydetti.

* * *


GDO’lu ürünlerin nasıl bir tehdit olduğunu anlatmak için biz ne desek? Halka genetik yapısı değiştirilmiş ürün yediren kodamanların GDOşluğunu mu gündeme getirsek yoksa GDO’lu ürün yiyenlerin ne olduğunu mu? 
Diğer taraftan, son zamanlarda Türkiye’de çok garip cinsel suçlar işleniyor. Burada yazmaya elim varmıyor. Ne oldu bu insanlarımıza? Genetik yapılarında bir bozulma mı var?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları