Geçti o günler...

A+A-
Ergun KAFTANCI

     DÜNKÜ yazımda, halkı Mehmetçik'e fiili tepki koymaktan caydıran duyuruyu yayınlayacağımı söylemiştim, gerek kalmadı...

     Çünkü yurttaşlarımız meydanlarda Mehmetçik ile kucaklaştı...

     Tepkilerimiz de, yolunu şaşırıp cemaatçi olan ve ihanete sapan

komutanlarla sınırlı kaldı...

     ........................

     Değerli okurlar; 15 Temmuz'dan bugüne kadar çok korkunç ve ürkütücü bir bilgi kirliliği süreci yaşandı. Çoğumuz yalan yanlış haberleri ya bilmeden, ya da maksatlı olarak yaydık...

     O haberler yüzünden darbe karşıtı binlerce insan, özellikle de asker, bürokrat, akademisyen gibi değerlerimiz derin bir üzüntü yaşadı...

     Kameraların karşısına geçen yüzü eskimiş konuşmacıların, bilip bilmeden kullandıkları ifadelerde yer alan dayanaksız değerlendirmeler ve hiç alâkalı olmayan isimlerin sıralanması, bundan sonra herhalde yaşanmayacaktır.

     .......................

     Geçti o günler...

     Artık OHAL var...

     Bu uygulamanın, geride kalan çirkin alışkanlıklarımızla anlamsız  yandaşlığımıza bundan böyle imkân tanımayacağını düşünüyorum...

     Millî birlik ve beraberlik için nizadan kaçmak ve durulmak zorundayız. 

     .........................

     OHAL kararı üç ay için alındı. Gerek görüldüğünde uzatılabilir, hem de birkaç kez...

     Hatırlayacaksınız, son OHAL 1987'de ilan edilmiş, 2001'de kaldırılmıştı. 

Kapsamında ülke değil, Doğu ve Güneydoğu Bölgelerimiz vardı...

     Bugün OHAL, ülke sathında uygulanıyor...

     Bu uygulama toplumun huzuru, can ve mal güvenliği, müesses nizamın tehlikelerden uzak devamı, kişi, kurum ve kuruluşların tehditlere maruz kalmadan sıkıntısız yaşaması ve işlerin aksamadan yürümesi için şart olan bir yönetim biçimidir...

      OHAL güçlü bir uygulamadır; her konunun sağlığı için kararnameler çıkarılabilir ve önlemler alınabilir. Uygulamalar gerektiğinde sınırlandırılarak toplum ve devlet hayatına kast içerisinde olanlar etkisiz hale getirilir...

      Musibetlerin üstesinden el birliğiyle gelmek için OHAL atmosferine kendimizi alıştırmamız ve uyum sağlamamız ön koşul!

      Zira demokrasimizi her türlü tehlikeden korumanın bir yolu da bu uygulamadan geçiyor...

DERKENAR

--------------------

      OHAL uygulamasına ana muhalefet partisi karşı çıkıyor. CHP'ye göre bu karar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne vefasızlıktır, nankörlüktür, hatta sivil bir darbedir. Kısaca demek istiyorlar ki OHAL millî iradeyle örtüşmeyen bir uygulamadır. Oysa değildir; esasen anayasamızda bu uygulamaya imkân tanıyan madde ve mütemmimi olan maddeler vardır. OHAL âdeta bütün hinoğlu hinlikleri ortadan kaldıracak bir yönetim biçimidir. Tenzih ederek söylüyorum, bundan da ancak hinoğlu hinler şikâyetçi olabilir...

Gerçek yüzleri ortaya çıktı

-----------------------------------------

      NE korkunç bir cemaatmiş birader...

      Bütün kurum ve kuruluşlara sızmışlar, her noktaya en mutemet adamlarını yerleştirmişler...

      Bunu yaparken de hep masum görünmüşler, "Vatan Millet Sakarya" demeye özen göstermişler... Bu suretle dinciliklerini, Nurculuğun bir kanadı olmayı dikkatlerden kaçırmayı başarmışlar...

      Erdoğan da söyledi; o süreçte herkesi kandırmışlar!

      Örnek...

      Gerçek yüzlerini göstermedikleri için yurttaşlar da çocuklarını, bunların  sahip olduğu dershanelere gönderdiklerini fark edememişler...

      Cemaatçi dershanelerin ve okulların, çocukları Fethullah'ın müridi haline getirecek ilk basamak olduğunu görememişler...

      Bugün başlatılan cemaatçi avına bakarsanız, devlete nasıl sızdıklarını, sızarken de her yolu nasıl mübah addettiklerini görebilirsiniz.

       Bunlardan tiksiniyor, devlet ve millet hayatımızı berbat etmeye kalktıkları için de alayını lanetliyoruz.

Vay alçaklar vay

----------------------------

       KONUŞMALARINDA mukaddes kitabımız Kur'an'a ve peygamber efendimizin hadîslerine koşut olarak Sait Nursi'nin söylemlerini de ifade etmekten geri kalmayan Fethullah Gülen adındaki tahsilsiz vaizin müritleri tam 40 bin yurttaşımızı fişlemiş...

       Ev ve iş yeri adreslerini, telefon numaralarını, e-mail adreslerini ve bu insanların kimlik belgelerini ele geçirmişler.

       Bunlardan 40 bini ilk elde katledilmesi gereken isimler...

       Aralarında siyasetçiler de var, askerler de...

       Bitmedi...

       İş adamları, bilim adamları ve gazeteciler de hatırı sayılır miktarda...

       Bir söylentiye göre de liste, 40 bin değil 110 bin kişiden oluşuyormuş... Demek ki bu kadar insanı kıtır kıtır kesecek ya da Osmanlı usulü gırtlayacaklardı, yani boğacaklardı...

       Allah basiretlerini bağladı da kalkışmaları çeyrek adım olarak kaldı...

       Türkiye önemli bir beladan, dini kullanarak devlet ve millet hayatımıza kasteden eli ve yüreği kanlı alçak bir katil sürüsünden kurtuldu.  

            Bu alçaklar herhalde cezasız bırakılmayacaktır!

Usanmadan anlatın

---------------------------------------

        OHAL'e "Demokratik değil" diyerek tepki gösterenin paralel devlet yanlısı, yani ihanet şebekesi mensubu ya da yandaşı olmasından kuşku duymaz mısınız?

        Ben duyarım...

        .........................

        Uygulamayı antidemokratik bulduklarını söyleyenlere lütfen dikkat!

        Onlara, anayasamızda yer alan bu sistemin demokratik bir uygulama olduğunu bıkmadan usanmadan anlatalım ki OHAL'in müseccel bir yönetim zorunluluğu olduğu kafalarına girsin.

BİR SÖZ

-------------------------

        İNSAN başkalarının değil, kendi doğruları için yaşar...

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları