Geleceği dikkate almadılar

A+A-
Ergun KAFTANCI

EĞER yasaları ceza verilmesini gerektiriyorsa bundan böyle Almanya'da da kimse çıkıp "1915'te soykırımı yapılmamıştır" diyemeyecek...

      Almanya, binlerce Türk'ün yaşadığı bir ülke...

      İkinci Dünya Savaşı'ndan perişan çıkan ülkenin ekonomisi 1961'den itibaren Alman sanayi kuruluşlarında çalışmaya başlayan Türk işçileri sayesinde hızla iyileşti...

      Bu tarihten on yıl önce ülkeye kaçak olarak giren Türkler'in çalışkanlığını, becerikliliğini ve dürüstlüğünü gördükleri için de kapılarını işçilerimize açtılar...

      Alman ekonomisinin düzelme süreci o tarihten itibaren başladı...

     ....................

     Uzatacak değilim; Türkler Almanya'yı ikinci vatan yapmadılar ama ikinci adres haline getirdiler...

     Bugün 3 milyon Türk, Alman Parlamentosu'nun soykırımı karar tasarısı yüzünden rencide olmuş durumda. Türk kökenli 11 vekilden sekizinin evet oyu kullanması ise daha büyük ıstırap...

     ....................

     Almanya ile ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmenin zamanı.

     Asılsız bir konuyu gündeme taşıyarak ve tarihi tahrif ederek uluslararası zeminlerde onurumuzla oynamaya kalkanlardan gerektiği şekilde hesap sormalıyız!

     .......................

     Hollanda Başbakanı aynı konuda açıklama yaptı, "Biz 1915'te yaşananlara soykırımı demiyoruz, demeyeceğiz" dedi ve tarihi gerçeği çarpıtmadı.

     Geçmişe doğrultulmuş, gelece bakmayan bu kararı paylaşmadı.

     .......................

     "Size elimden gelen yardımı yaparım" diyen Şansölye Bayan Merkel ise yardımını oylamaya katılmayarak sözde bize destek verdi...

     Katılsaydı belki karar tasarısının geri çekilmesini sağlardı...

     Olmadı...

     Aklı başında vekil Bayan Bettina Kudla gibi, tasarının reddi için oy kullanmak dürüstlüğünü gösteremedi...

     .......................

     Ülkelerle dostluk kurup pekiştirirken yanlış şeyler mi yapıyoruz, muhataba fazla mı değer veriyoruz...

     Galiba öyle...

     İkili ilişkilerin sınırlarını iyi çizemiyor ve ödün üzerine ödün veriyoruz...

     Sığınmacı konusunu mercek altına alırsanız bu tespitime hak verirsiniz...

     Almanya ile ilişkilerimizin de sınırlarını yeniden sorgulamalıyız.

     ......................

     Doğrudur; soykırımı konusunda en son konuşacak hatta hiç konuşmaması gereken Alman siyasetçilerdir...

     Erdoğan Almanlara, "Sorunlarınıza set olmaktan çıkar, sizi dertlerinizle baş başa bırakırız" diyerek de Avrupa'da yeni siyasal günlerin yaşanabileceğini söylemiş olmaktadır...

     .....................

     Bu ve benzer uyarılar etkili olur mu diye düşündüğümüz sırada Hollanda'nın tavrı ortaya çıktı.

     Dediğim gibi ilk etkilenen de bu ülkenin Başbakanı oldu...

     Bu çıkışımız karşısında diğer Avrupa ülkelerinin ne yapacağı merak konusu. Birer birer geri adım mı atacaklar, yoksa bize takındıkları tavırda ısrar mı edecekler göreceğiz!

 

*

 

Mesaja ihtiram olur mu

      İTİRAZ ve uyarı Mehmet Ali Şahin'den geldi...

      Şahin'i tanıtmama gerek yok...

      Herkes onun dönem dönem AKP iktidarında önemli görevlere getirildiğini bilir...

      Genel Başkan'ın ve MKYK'nın değişmesini sağlayan AKP Büyük Kongresi'nde Şahin de bulundu...

      Geçen gün, kongreye ilişkin görüşlerini açıklarken, yaşanan bir çarpıklığa da değinmeden duramadı...

      Kongrede Divan Başkanlığı'na seçilen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başarı dileklerini içeren mesajını okumak üzere ayağa kalktı...

      Bunu gören önce divan üyeleri, ardından da salon ayaklandı. Ceketlerin düğmeleri iliklendi, kravatlar düzeltildi, hazırola geçildi. Ayağa kalkan ve bu işlemleri (!) yapanlar arasında halef selef başbakanlar da vardı...

      .......................

      Yalnız iki kişi şaşkınlık yaşadı ve yerinden kalkmadı...

      Biri Mehmet Ali Şahin, diğeri Numan Kurtulmuş idi...

      Salonda Erdoğan'ın adı geçtiği için mi, yolladığı mesaj için mi, yoksa yalakalık olsun diye mi anlaşılmadı, anlamsız ihtirama bu ikili de ya sabır çekerek uydu ve çarnaçar ayağa kalktı...

      .......................

      Böylece anlaşılmış oldu ki AKP'de Erdoğan hayranlığı sürüyor.

      Yalakalık da almış başını gidiyor!

 

*

 

Hıza bakın

         İSTANBUL neresi, Erzincan neresi...

      İki kent birbirinden 1043 kilometre uzakta. Birinden diğerine araçla 12 saatte varmak mümkün...

       Hava yoluyla bu mesafeyi çok kısa sürede katedebilirsiniz...

       Ama ne uçaklar, ne otobüsler, ne de otomobiller, sahibinin sesini İstanbul'dan alıp Erzincan'a götürüyor...

       Önceki gün Erzincan'dan yükselen sahibinin sesini dinlediğimde o sesin taa Erzincan'a nasıl gittiğini anladım...

       Siz de anlamış olmalısınız değerli okurlar...

  

*

 

 Kutlama

          ONBİR ayın sultanı Ramazan başladı...

         Her günün olduğu gibi bu mübarek günlerin de kıymetini bilelim ve iyi birer Müslüman gibi yaşayalım...

        Bu mübarek aylar inşallah okurlarım, aziz milletim ve İslam Dünyası için hayırlara vesile olur.

        .....................

        Bu vesileyle herkesi toplumsal dayanışmaya çağırıyorum. Elinden tutulması gereken insanlarımıza ellerimizi uzatalım. Ramazanda da yapılacak hayırlar vardır, onlardan kaçmayalım...

       Hayırlı ramazanlar dileğiyle...

 

*

 

BİR SÖZ

       GERÇEK dost, yıldız gibidir, karanlık çökünce meydana çıkar.

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları